WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/220 E.  ,  2024/4421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1130 Esas, 2022/1298 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/253 E., 2019/59 K.

Taraflar arasındaki tasarıma ve faydalı modele tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre, dava konusu edilen manevi tazminat talebi 10.000,00 TL, maddi tazminat talebi 2.380,80 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesince 2.380,80 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olup, davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Lüer Kapaklı Balon Tampon" adını taşıyan TR 2007 05213 Y sayılı faydalı modelin ve yine bu ürüne ilişkin 2007/03949 numaralı tasarımın sahibi olduğunu "close-pad" adı altında sattığı ürünün, anjiyo sonrası hastanın damar yoluna kum torbası konma zorunluluğunu ortadan kaldıran böylelikle hastanın 2 saat sonra yataktan kalkmasını, hatta durumu iyi ise taburcu olmasını sağlayan bir aparat olduğunu, müvekkili şirketin "close-pad" adlı ürününün davalı şirketçe 09.12.2016 tarihli fatura ile ... Sağlık ve Medikal - Mevlüt ...'a "Close Pad - Kasık Kapama Pedi" adı ile anjio bantların satışının yapıldığının tespit edildiğini, bu hususta davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye davalı şirketçe verilen cevapta ürünün ... Tıbbi Malzeme Tıbbi Cihaz ve Mermer- ... ve ortağı ... tarafından üretiminin yapıldığını ve müvekkiline bayilik verildiğini gösterir sözleşmeyi (22.10.2015 tarihli) sunduğunu, davalının kötü niyetli tutumu neticesinde müvekkilinin ülke içerisinde yapılan ihalelerde, faydalı model ve tasarım belgesi ile korunan ürünü ile ihale alamadığını, davalı tarafın ise ürünlerinin müvekkili şirkete ait olan "close-pad" adlı tasarımın aynısı olduğu gibi bir algı yaratarak, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı şirket ürünlerinin müvekkilinin faydalı model belgesi ve tasarım tescil belgesi kapsamında korunan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine ve tecavüzün durdurulmasına, 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi uyarınca elkonulan cihaz ve makineler üzerinde müvekkiline mülkiyet hakkının tanınmasına, el konulan ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilanına, yoksun kalınan kazanç olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.01.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 2.380,80 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, faydalı modelin koruma süresinin 27.07.2017 tarihinde sona erdiğini, iddia olunanın aksine müvekkilinin söz konusu ürünlerin üretimini yapmadığını, bu nedenle üretimde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasının talep edilemeyeceğini, üretici firmanın "... Tıbbi Malz. Tuvii Cihaz ve Mermer Tic. - ..." olduğunu, davacının kendisi tarafından tescil olunduğu iddia edilen ürün ile müvekkilinin distribütörlük sözleşmesi gereğince satışını yapmış olduğu ürünlerin aynı özellikte olan ürünler olup olmadığının dahi bilinmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ürününün davacının faydalı model belgesinin koruma kapsamında bir ürün olduğu ve bu ürüne ilişkin üretim, tanıtım, satış vb. faaliyetlerin, davacının faydalı modelden doğan haklarının ihlali mahiyetinde değerlendirileceği, davaya konu ürünün medikal aparat olduğu, bu tür ürünlerin bilgilenmiş kullanıcılarının bu tür ürünlerin satışını yapan medikal bir mümessil olabileceği, davalı ürünündeki farklılıkların, davacının tasarımı karşısında yeterince farklılaşmayı sağladığı, davalı ürününün dava konusu tasarımın koruma kapsamında olmadığı, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafa ait "İDOL" ibareli "close-pad kasık kapama pedinin" davacının TR 2007/05213 Y sayılı faydalı modelden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, tecavüz konusu ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.380,80 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait faydalı model belgesinin 27.07.2007 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerliliğe sahip olup 27.07.2017 tarihinde koruma süresinin bittiğini, dava tarihinin 25.07.2017 olduğunu, davacının bir zararı olmamasına rağmen sırf haksız yere kazanç elde etmek amacıyla bu davayı açtığını, müvekkilinin söz konusu ürünleri ... Tıbbi Cihaz ve Mermer Tic. - ... isimli firma ile yapılan 22.10.2015 tarihli distribütörlük sözleşmesi uyarınca satışa sunduğunu, söz konusu ürünlerin üreticisi olmadığına göre sattığı ürünlerle ilgili iddiaların gerçek olup olmadığını bilmesinin bu konuda araştırma yapmasının müvekkilinden beklenemeyeceğini, müvekkilinin maddi ve manevi tazminata mahkum edilebilmesi için hakları ihlal etme konusunda bir kastının bulunmasının ve davacının haklarını ihlal ettiğini bilmesinin veya bilebilecek durumda olmasının gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline ihtarname gönderilmesinin ve işbu davanın yöneltilmesinin sonrasında, müvekkili şirket yetkilisi tarafından ... Tıbbi Cihaz ve Mermer Tic.-... ile görüşme sağlandığını ve ... isimli şahsın, üretimini yaptığı bu ürünün kendi buluşu olduğunu ve kendisinin de davacıya dava açtığını beyan ettiğini, müvekkilince mahkemeye sunulmuş olan TR 2015 04412 Y numaralı faydalı model belgesinden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin satmış olduğu malzemeler üzerinde 10.04.2015 tarihinden itibaren 10 yıl koruma hakkının dava dışı ...'a verildiğini, bu hususun Türk Patent Enstitüsü'nden sorulmasının ve "close pad" ürünü ile ilgili faydalı model başvurusunun olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, eğer var ise davacının tüm iddialarının konusuz kalacağını, mahkeme tarafından iddia olunan zararın gerçekte var olup olmadığı üzerinde hiç durulmadığını, davacının zarar iddiasını ispat etmediğini, davacının verilen kesin süreden sonra defterlerini sunduğunu, bu nedenle hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber, müvekkili aleyhine maddi tazminata hükmedilecek ise bu miktarın ancak 14.02.2018 tarihli raporda belirlenen 1.420,66 TL olabileceğini, mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücretlerini de kabul etmediklerini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait faydalı model belgesinin koruma süresinin 27.07.2007 tarihinden itibaren 10 yıl geçerliliğe sahip olup, 27.07.2017 tarihinde sona erdiği, davanın ise 25.07.2017 tarihinde açıldığı, yine dava tarihi itibariyle davalının tecavüz eyleminin devam ettiği nazara alındığında, davalı vekilinin davanın zaman aşımına uğradığı yönündeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, davalı vekilince ... isimli şahsın, üretimini yaptığı bu ürünün kendi buluşu olduğu ve kendisinin de davacıya dava açtığını beyan ettiği bildirilmişse de bu konuda açılmış bir dava veya esas numarası belirtilmediğinden, davalı vekilinin bu beyanına itibar edilmediği, davalının ürünlerinin davacının faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğine ilişkin bu tespitlere iştirak edildiği, ancak mahkemece, eylemi gerçekleştirmede davalının kusurlu olduğunun gözlendiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan anılan sonuca varıldığı, oysa davalı vekilince müvekkilinin dava konusu ürünlerin üretimini yapmayıp, "... Tıbbi Malz. Tıbbi Cihaz ve Mermer Tic- ..." ile aralarındaki distribütörlük sözleşmesi gereğince satışını yaptığını, bu nedenle de kusurunun bulunmadığından, tazminat sorumluluğunun olmadığının savunulduğu, müvekkili ile ... Ticaret arasında imzalanan 22.10.2015 tarihli distribütörlük sözleşmesi de sunulduğu, yine davalının ürün örneğinin üzerinde de üretici firma olarak "... Tıbbi Malz. Tıbbi Cihaz ve Mermer Tic- ..." ibaresinin yazılı olduğu, taklit malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarını birbirinden ayırmak gerektiği, taklit tasarımlı malların üreticilerinin kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin ise men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumluluklarının kusur esasına dayalı olduğu, taklit malların satıcısı yönünden sınai mülkiyet hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerektiği, Dairece yeni heyetten kusur yönünden inceleme yapılmak üzere ek rapor alındığı, ek raporda belirtildiği üzere, dava konusu ürün, anjiyo sonrasında kum torbası yerine kullanılan avantajlı bir ürün olduğu, kasıktan yapılan anjiyoda hastanın kum torbası ile yaklaşık 6 saat yatakta yatmasına ve bu halde kum torbası ve sıkı bir bandaja ihtiyaç duyuluyorken, davacıya ait faydalı model konusu üründe, kum torbası yerine, kasık içine geliştirilen yeni bir kapatma aracı kullanılmakta ve bu sayede yatakta bekleme süresinin kısaldığı, bu sistem sayesinde şişirilen balon ile düzenli bir baskı uygulandığından kum torbasının ağırlığı ve baskısı ile hastada meydana gelen sürekli acı çekme durumunun yaşanmadığı, bu malzeme ile hem hastaya hem hastaneye konfor ve zaman avantajı sağlandığı, ayrıca tek kullanımlık bu malzeme ile hijyen sorununun da giderildiği, dolayısıyla önceki uygulamadan sonraki uygulamaya, köklü ve avantajlı bir değişim içeren davacıya ait faydalı model konusu buluşun, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafça bir fikri hak olarak korunmadığının düşünülmesinin mümkün görülmediği, bu itibarla davalı şirketin, dava konusu malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satışa sunduğu malların, davacı adına tescilli faydalı modele konu olup olmadığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalı tarafa ait "İDOL" ibareli "close - pad kasık kapama pedinin" davacının TR 2007/05213 Y sayılı faydalı modelden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, tecavüz konusu ürünlere el konulmasına ve imhasına, 2.380,80 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edildiğini, istinaf mahkemesince maddi tazminat talepleri kabul edildiği halde maddi tazminat reddedilmiş gibi davalı lehine vekalet ücreti hükmedildiğini, hükmün 9 numaralı bendinde tevacüzün tespitine yönelik talepler yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, sadece maddi ve manevi tazminat için davacı lehine vekalet ücreti verildiğini, maddi tazminat talebi reddedilmiş gibi değerlendirildiğinden mahkemece kabul ve ret oranının yanlış hesaplanarak yargılama giderlerinin bölüştürüldüğünü, istinaf yargılamasında iki duruşma yapıldığı halde hükmün 15 numaralı bendinde tek duruşma yapıldığı belirtilerek eksik vekalet ücretine karar verildiğini belirterek kararın bu yönlerden düzeltilerek onanamasını mümkün değilse bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının faydalı modelinin koruma süresinin bitimine 2 gün kala işbu davayı açtığını, bu nedenle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, karar tarihi itibariyle tescilli bir faydalı modelin bulunmadığını, ... isimli sahsın davacıya açtığı dosya bilgisinin İlk Derece Mahkemesine bildirildiğini, close pad ürünü ile ilgili faydalı model başvurusu olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri üretmediğini, distrübütörlük sözleşmesi gereğince sattığını, davanın muhatabının üretici firma olması gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, bu ürünün faydalı modele konu olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, tarafların satış yaptığı bölgelerin dahi farklı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının maddi zararı olduğunu ispatlayamadığını, sırf davalının satış yapması nedeniyle davacının kâr kaybına uğramasından söz edilemeyeceğini, davacının kesin sürede defterlerini sunmadığını, maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamış olmasına rağmen davacı lehine istinaf duruşma vekalet ücreti hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım ve faydalı model hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 83, 85, 89, 142, 149 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B.Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.