WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2194 E.  ,  2024/4745 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/47 Esas, 2023/84 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/227 E., 2022/423 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ürettiği fırın düğmeleri tasarımının tescili için 2020/01272 sayılı faydalı model başvurusuna karşı davalı ... San. ve Tic. A. Ş.’nin yapmış olduğu itiraz üzerine TürkPatent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) tarafından verilen karar ile 1 ve 2 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, yine davalı tarafının hak ihlali ve faydalı model belgesine tecavüz edildiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu(6769 sayılı Kanun)'na muhalefet edildiği iddiasıyla yapmış olduğu suç duyurusu üzerine Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/492 E. sayılı dosyası ile ... Metal Plastik Day. Tük. Malları Taş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilileri ..., ... ve ... hakkında 6769 sayılı Kanunu'na muhalefet suçundan dava ikâme edildiğini, ancak müvekkili şirketin üretmiş olduğu fırın düğmesi ile davalı şirketin üretmiş olduğu fırın düğmesi arasında on maddelik farklılık bulunduğunun YİDK iptali davasında bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının haksız olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek öncelikle davadaki taleplerinin semeresiz kalmaması ve davalı üzerine kayıtlı taşınırların ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve davacıların haklarının korunması için işbu gayrimenkuller üzerine ve menkuller üzerine ihtiyati haciz de uygulanmasına, hak ihlali ile faydalı model belgesine tecavüz edildiği ve 6769 sayılı Kanunu'na muhalefet edildiği iftirasından kaynaklanan fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ... Metal Plastik Day. Tük. Malları Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL ve ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL maddi tazminatın ve... için 400.000,00 TL, ... için 300.000,00 TL ve ... için 300.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret- i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini davada Kayseri adliyesi mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul adliye mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı müvekkilin tüzel kişinin merkezinin İstanbul ikamesi gerektiğinden, mahkemenin yetkisizliğine, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesi gereğince dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, ancak arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.11.2022 tarih, 2022/227 E. ve 2022/423 K. sayılı, 28.11.2022 tebellüğ tarihli kararında müvekkilleri aleyhine hüküm kurulduğunu, mezkur kararda arabuluculuğa başvurulmadan davanın açıldığının sonuç ve kanaatine varılarak davanın usulden reddi yönünde hüküm tesis edildiğini, aleyhlerine olan kararın eksik inceleme neticesinde verildiği dolayısıyla esas ve usul yönünden yasaya ve yerleşmiş Yargıtay kararlarına aykırı oldukları kanaatinde olduklarını, yerel mahkemenin iddia ve savunmalarını cevaplar mahiyette karar tanzim etmemesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kanunların iyi niyet ve samimiyeti esas aldığı tüm hukuki işlem ve eylemlerde bu kavramların gözetilmesinin, zorunlu ve yasal manada uyulması gereken hususlar olduğunun açık bir gerçek olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasını, yargılama sonuna kadar kararın tehiri icrasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerekirken tek vekâlet ücretinin müşterek müteselsilen ödenmesine karar verilmesinin, ön inceleme tutanağının imzalandığı halde avukatlık ücret tarifesindeki tutarın yarı oranına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin davanın sebebi ve nitelenmesinin davacı dışında olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının üçüncü bendinin, davacıların her birinin ayrı ayrı avukatlık ücret tarifesindeki ücretin tamamının ödenmesi yönünde kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden; davanın niteliğine göre ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi gereğince dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olduğuna yönelik değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; ilk derece mahkemesince tek davalının bulunduğu işbu davada ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların davaları aynı/tek ret sebebiyle usulden reddedildiğinden davalı vekilinin harcadığı emek ve mesai gözetilerek davalı lehine tek vekalet ücreti taktir edilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesine aykırı hareket edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, davacılar aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, zira davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacıların her birinin ayrı talepte bulunduğunu, ön inceleme tutanağı imzalandığı halde avukatlık ücret tarifesindeki tutarın yarı oranına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davanın hatalı şekilde nitelendirildiğini, davacıların iftira nedeniyle maddi-manevi zarara uğradıklarını iddia ederek tazminat talep ettiklerini, davacıların tecavüzün tespiti ve kaldırılması iddiası ve talebi de bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Uyuşmazlık, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. Dava, 6769 sayılı Kanun'a dayalı iddiaları nedeniyle davacılar hakkında açılan davalar kapsamında davacılara yönelik iftira nedeniyle tazminat istemidir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 4 ve 5/A maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 50'nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." dü̈zenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenlemeler gereğince 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir. Ticari dava ile ilgili düzenleme ise 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yapılmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

2. Davanın 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesiyle 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu çerçevede ticari dava olarak nitelendirilen konularla ilgili tazminat talepleri zorunlu dava şartına tabi olarak karşımıza çıkmaktadır. Fikri Mülkiyet Hukukundan kaynaklanan tazminat talepleri de bu kapsamda değerlendirilmelidir.

3. Somut olayda ise, davacı yanın talebi, davalının davacılar hakkında 6769 sayılı Kanun'a aykırı hareket edildiği iddiasıyla yapılan şikayet nedeni ile haksız şekilde soruşturmaya maruz kalınması ve neticede tecavüz fiilinin olmadığı anlaşıldığından iftiraya dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Dolayısıyla sözkonusu talep fikri mülkiyet hukuku kapsamında talep edilen bir tazminat olmayıp, davacıların davalının iftira eylemi sonucunda haksız şekilde yargılanmaları nedeniyle uğradıkları zararın tazminine yöneliktir. Mahkemenin davayı, tecavüzün tespiti, kaldırılması ve tazminat davası olarak nitelendirilmesi doğru olmayıp, davacının iftiraya dayalı tazminat talebinin 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4. Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.