WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2128 E.  ,  2024/4748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1161 Esas, 2023/18 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/454 E., 2022/116 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalılar ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ile davalılar ... ... Otobüsleri A.Ş. ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekili ile davalı ...Ş. ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalılar her iki şirket vekili Avukat ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Didim'den Ankara'ya dönmek için davalı ...Ş. nezdinde çalışan davalı ... Ltd. Şti.'ye ait... plakalı otobüsten almış oldukları biletlerle 01.06.2014 tarihinde yolculukları sırasında, sürücü olan davalı ...'ın uyuması ve otobüsün yoldan çıkması nedeniyle meydana gelen kazada yaralandıklarını, davalı ...'ın Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/77 E. sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesinden dolayı mahkumiyetine karar verildiğini, davaya konu kazada müvekkili ...'ın yüzünde sabit eser kalacak derecede yaralandığını, iyileşme süresinin uzadığını, diğer müvekkili ...'ın yaralandığını iddia ederek her iki müvekkilinin kazaya bağlı olarak yaşadıkları sıkıntı ve bozulan psikolojileri nazara alınmak suretiyle müvekkili ... için 75.000,00 TL, diğer müvekkili ... için 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, usuli itirazların ve zamanaşımı itirazının kabul edilmemesi halinde davacıların tazminat taleplerini ilgili sigorta şirketlerinden talep etmeleri gerektiğini, bu nedenle davanın sigorta şirketlerine ihbarını talep ettiklerini, sürücü ...'ın kusurlu olduğunun kabul edilmemesi nedeniyle malik olan şirket ve otobüs firmasının sorumlu tutulamayacağını, talep olunan manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, zararın ve illiyet bağının ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı yanıt vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların yolcu olarak bulundukları otobüsün trafik kazasına karışması neticesinde davacı ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, davacı ...'ın ise yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığı, kaza nedeniyle bedenleri zarara uğramış olduklarından her iki davacı yönünden manevi tazminat isteminin şartlarının oluştuğu, kazanın oluş şekli, kaza sonrası yaşanan olaylar, davacıların yaşadıkları endişe ve olay sonrası dava ...'ın tedavi süreci ve adı geçenin yüzünde sabit iz kalmış olması ve %4 oranında oluşan maluliyetinin adı geçen davacı ... eşi olan diğer davacıda yarattığı manevi çöküntü, tarafların sosyal ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı ve davacıların yolcu olmaları nedeniyle davacılara kusur atfedilemeyeceği dikkate alınarak belirlenen manevi tazminatın uygun bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yaşanılan trafik kazası, kusur durumu, yaşanılan tedavi süreçleri ve vahim sonuçları değerlendirdiğinde çok az olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğunu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın maydana gelmesinde müvekkillerinin bir kusurunun olmadığını, 01.06.2014 tarihinde Afyonkarahisar-Ankara karayolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında davacı her ne kadar sürücü ...’ın asli ve tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini ileri sürmüş ise de, bu anlatımın somut durumu yansıtmadığını, zira yol koşullarının sürücü yönünden kazanın kaçınılmaz bir hal almasına neden olduğunu, böyle bir durumda müvekkili şirketlerin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, somut olayda kaza mahallinde herhangi ışıklı / uyarıcı bir levha da mevcut olmadığını, davanın reddi gerektiğini, bu davanın ilk olarak görüldüğü Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/399 E., 2018/408 K. sayılı ilamı yalnızca taraflarınca istinafa konu edildiğinden iş bu ilk hükmün usuli müktesep hak oluşturduğunu, davacıların tazminat talepleri kabul edilecekse dahi bu tazminat miktarlarının Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/399 E., 2018/408 K. sayılı ilamı ile hükmedilen tazminat miktarlarından fazla olamayacağını, yerel Mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların yolcu olarak bulundukları otobüsün trafik kazasına karışması neticesinde davacı ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, davacı ...'ın ise yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığı, kaza nedeniyle bedenleri zarara uğramış olduklarından her iki davacı yönünden manevi tazminat isteminin şartlarının oluştuğu, dosya kapsamında bulunan incelemelerle somut olayın meydana gelmesinde davalıların kusurlu bulunduğu, davanın ilk olarak görüldüğü Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 2016/399 E., 2018/408 K. sayılı kararın sadece davalı şirketler tarafından istinafa konu edilmiş olmasının, bu davalılar yararına usuli müktesep hak oluşturmayacağı, zira önceki kararın görevsiz mahkeme tarafından verildiği, görevsiz mahkemece verilen bir kararın kamu düzenine aykırı olması nedeniyle kazanılmış hakka vücut vermeyeceği anlaşılmakla, davacılar vekili ile davalı şirketler vekilinin aşağıdaki diğer istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verildiği, manevi tazminatın sınırının, onun amacına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar belirlenmesi gerektiği, özellikle olay tarihinin manevi tazminatın takdirinde önemli bulunduğu, somut olayda olay tarihinin 01.06.2014 olduğu, bu tarihteki alım gücü göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerektiği, bu kapsamda özellikle olay tarihi dikkate alındığında, Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, somut uyuşmazlıkta davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun bulunduğu yönünde kanaate ulaşıldığından davalı şirketler vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin manevi tazminata yönelik kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacılar vekilinin de bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunduğu, davalılardan ... tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmemiş olması nedeniyle bu davalı yönünden kurulan hükme ilişkin bir inceleme yapılmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılar ... ... Otobüsleri A.Ş. ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekili ile davalı ...Ş. ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 45.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın (davalılar ... ... Otobüsleri A.Ş. ve davalı ... Ltd. Şti.'nin davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminat miktarından sorumlu tutulmak suretiyle) olay tarihi olan 01.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yaşanılan trafik kazası, kusur durumu, yaşanılan tedavi süreçleri ve vahim sonuçları değerlendirdiğinde çok az olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davanın ilk açıldığı Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, davacıların taleplerini içeren davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 40.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş olup bu kararın sadece davalılar ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiş, davacılar vekilince istinaf edilmemiş olması nedeniyle anılan miktarlar yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istekleri halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.