WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2119 E.  ,  2024/4491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/820 Esas, 2023/9 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/38 E., 2021/119 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/61046 sayılı "TEDARİK Tedarik Lojistik ve Taşımacılık A.Ş + şekil" ibareli markanın tescili için yapmış olduğu başvurunun, davalı TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-3018 sayılı kararı ile nihai olarak 2003/34331 sayılı "tedarik + şekil" ibareli markaya dayalı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kısmen ve (c) bendi uyarınca da tamamen reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusunun anlam, içerik, kompozisyon, yazı karakteri, yazı puntosu, sembol ve şekiller bakımından redde mesnet markadan farklı olduğunu, diğer ret nedeni olan (c) bendinde belirtildiği şekilde başvuruda bulundukları sınıflar bakımından cins, çeşit, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediğini iddia ederek YİDK'nın 2016-M-3018 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu gibi dava konusu başvurunun kapsamında yer alan hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/61406 sayılı davacı markası ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının davacının marka başvurusunun kapsamından çıkarılan emtia yönünden oluştuğu, dava konusu başvurunun anılan hükmün (c) bendince reddedilen mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğu, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin son fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının aksine yerel Mahkeme dosyasına sunulan 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere müvekkili şirkete ait tescili talep edilen markanın ilgili mevzuat gereği "marka" olarak tescil edilebilme yeterliliğini haiz olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri koşullarının somut olayda bulunmadığını, yine müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında aynı hükmün (b) bendi anlamında benzerlik olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu, anılan madde anlamında başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "TEDARİK" ibaresinin, araştırıp bulma, tedarik etme, hazırlık anlamlarına geldiği, buna göre dava konusu başvurunun, ilgili hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde doğrudan bir mal ya da hizmetin nakliye, satın alma, taşere edilme, üretim vs. yollarıyla temin edilmesi süreçleri olarak algılanacağı, dolayısıyla bu ibarenin tanımlayıcı nitelikte olduğu ve 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşullarının bulunduğu, dava konusu başvuruya kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasına kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için dava açıldığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.