11. Hukuk Dairesi 2023/2112 E. , 2024/4743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1222 Esas, 2023/22 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/84 E., 2020/139 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkilinin tanınmış "ERİŞ" markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "ELİS GROUP" ibaresinin 29, 30, 32. sınıflarda tescili için gerçekleştirdiği 2013/67537 sayılı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, 32. sınıf ürünlerin tamamı ve 30.sınıf ürünlerden “Her türlü un, irmikleri, nişastalar” haricindeki ürünler açısından, karıştırılma ihtimali bulunmadığı belirtilerek reddedildiğini, dolayısıyla başvuru kapsamında kalan 30 ve 32. sınıf ürünlerde tescil işlemlerinin devam edeceğini, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olup, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 8 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkrası, 35 inci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabet hükümleri çerçevesinde iptali gerektiğini, dava konusu markanın "ELİS" ve "GROUP" kelimeleri ve şekil unsurlarından oluştuğunu, ancak markanın esas unsurunun "ELİS" ibaresi olduğunu, diğer unsurların tali unsur niteliğinde olduğunu, "GROUP" ibaresinin herkesin kullanımına açık yardımcı bir unsur olması nedeniyle markaya ayırt edicilik katmadığını, markanın dikkat çekici ve esas unsurunu oluşturan "ELİS" ibaresinin ise, müvekkilinin markasını tek harf farkla aynen içerdiğini, markalar arasında iltibas düzeyinde benzerlik olduğunu, başvuru kapsamındaki tüm ürünlerin de müvekkilinin markalarının tescil kapsamındaki ürünler ile benzer ve bağlantılı ürünler olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkilinin Türkiye çapında gıda sektöründe tanınmış markasından haberdar olmamasının imkansız olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2015-M-10568 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2013/67537 sayılı "ELİS GROUP" ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markaları ile dava konusu marka başvurusu aynı/aynı tür malları kapsamakla beraber, marka işaretleri benzer olmadığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının ERİŞ markasının özellikle “un ve türevleri” bakımından tanınmış marka olduğunun kabulü gerektiği, buna karşılık marka işaretleri arasında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünün uygulanması olanağının bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK 35 inci maddesi anlamında kötüniyetle yapıldığına dair bir emareye rastlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında ayniyet düzeyinde benzerlik olduğunu, YİDK kararında taraf markaları arasındaki benzerliğin açıkça kabul edildiğini, başvuru sahibinin itirazı olmamasına rağmen, mahkemenin aksi karar verilmesinin bozma gerekçesi olarak görüldüğünü, her iki marka arasındaki tek farkın başvuruya konu markada müvekkilin ERİŞ markasındaki R harfinin yerine L harfinin getirilmiş olması olduğunu, bu kadar basit farklarla markalar arasındaki iltibasın kalkacağına hükmetmenin markaların kötüniyetli kişiler tarafından kolayca taklit edilmesine ve markaların sulandırılmasına sebebiyet vereceğini, markanın tanınmışlığını kabul etmesine rağmen yine benzerlik olmadığı gerekçesiyle olumsuz karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "ELİS GROUP" ibareli marka başvurusuna davacı şirketin "ERİŞ" esas unsurlu markaları ile itirazı üzerine, Markalar Dairesince davacının itirazlarının iki ayrı karar ile reddedildiği, bu kararlara yönelik olarak davacı şirket itirazlarının YİDK tarafından kısmen kabul kısmen de reddedildiği, yani davalı şirketin başvurusunun bir kısım emtia için devamı yönünde karar verildiği, davacı şirketin itirazının kabul edilen kısmına yönelik olarak davalı şirketin herhangi bir itirazının olmadığı, bu nedenle iş bu dava konusu olan reddedilen kısım için de bunun geçerli olacağı yönündeki iddianın yerinde bulunmadığı, zira bunların ayrı davaların konusunu oluşturacağı, dava konusu edilen başvuru ile itiraza mesnet markaların esas unsuru arasında tek fark olduğu, bunun da yeterli farklılık sağlamadığı ileri sürülmüş ise de, davalının başvuru konusu yaptığı "ELİS GROUP" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "ERİŞ" esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, zira markalar arasındaki farklılığın gerek anlamsal, gerek görsel gerekse de işitsel olarak yeterli farklılık sağladığı, marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı hususunun da dosya kapsamında bulunan delillerle ispatlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının başvuru markası ile davacının ERİŞ ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas oluşup oluşmadığı, YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Dava ise, davalının 2013/67537 sayılı "ELİS GROUP" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "ERİŞ" ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu başvurusunun kısmen reddine dair kurum kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!