WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2095 E.  ,  2024/596 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1438 Esas, 2023/354Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2002 yılında davacıdan fatura karşılığı akaryakıt satın aldığını, borcuna karşılık çek keşide ... verdiğini, çek bedelinin tahsili için Trabzon 2. İcra Müdürlüğü'nün 2006/6242 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takip uyarınca borcun büyük oranda tahsil edilmesine rağmen davalının Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinde takip konusu çekteki imzanın keşideci şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit ve istirdat davası açtığını, bu davanın müvekkili aleyhine sonuçlanıp kesinleştiğini, ancak söz konusu davanın yargılaması sırasında çekin verilmesine sebebiyet veren ... ilişkinin değerlendirilmediğini, müvekkilinin ... ilişkiden kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu alacağın belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını savunarak davanın reddini davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli, 2018/265 E. ve 2020/143 K. sayılı kararıyla; 14.04.2004 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlu şirket aleyhine 08.03.2004 tarihli 97.750,00 TL bedelli çeke dayanan icra takibi başlatıldığı, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/81 E., (2013/89 E. ...) dosyasında görülen davada takip nedeniyle ödenen 258.960,42 TL'nin ...'dan alınarak Kemaloğulları şirketine ödenmesine karar verildiği ve işbu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 12.03.2018 tarihinde kesinleştiği, mahkemelerin aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan bir kesin hüküm ile bağlı olduğu, davalı şirketin borçlu olmadığı kesinleşmiş olduğundan, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarih, 2020/834 E. ve 2020/866 K. sayılı kararıyla; daha öncesinde taraflar arasında görülen menfi tespit ve istirdat davasında ileri sürülen vakıaların bu davadan farklı olduğu, o davanın yargılaması sırasında sadece takip dayanağı çekten kaynaklı borca ilişkin ve imza inkârına yönelik araştırma yapıldığı, taraflar arasındaki ... ilişkiden kaynaklı alacak-borç ilişkisinin değerlendirme dışı tutulduğu, bu nedenle kesin hükmün varlığından bahsedilemeyeceği, ancak bu davanın taraflar arasındaki ... ilişkiye (akaryakıt satışına) istinaden faturaya dayalı alacağın tahsili için açıldığı, delil olarak faturalar ve ticari defterlere dayanıldığı, akaryakıt satışı karşılığı olarak verildiği iddia edilen çek bedelinin dava değeri olarak gösterilmesi gerektiğinden alacağın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davacının da açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirttiği, alacağın belirli ya da belirlenebilir olması durumunda belirsiz alacak davası açılamayacağı, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiği, inceleme konusu kararın sonucu itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 11.05.2022 tarih, 2020/8233 E. ve 2022/3716 K. sayılı kararıyla somut dava açısından verilen ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarına bakıldığında davanın reddi hususuna birbirinden farklı gerekçelerle ulaştıkları, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağı olarak gösterilen faturalar uyarınca davalıdan talep edilebilecek bir alacak bulunması halinde bile bu alacağın ancak ve ancak faturada alacaklı olarak gösterilen şirket tarafından, şirketi temsile yetkili kişilerce ve alacağın şirkete ödenmesi talebiyle açılacak bir davaya konu edilebileceği davacı ...'ın bu haliyle ... ilişkiye dayanak gösterdiği faturalar uyarınca alacak talep etme hakkının (aktif husumet ehliyetinin) bulunmadığı gibi faturaların düzenlendiği tarihte şirketin ortağı olmasının da kendisine bu yönde bir hak bahşetmeyeceği, davacının açılan dava uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu ve re'sen gözetileceğinden mahkemece bu gerekçe ile davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmediği ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Dabağ Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Taahhüt İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu hissedarlarından biri olduğunu, kurucu hissedarlar arasında yapılan anlaşma gereği, şirketin dönemsel olarak bir hissedar tarafından işletilerek o döneme ait tüm bilanço işleten hissedara bırakıldığını, alacağa konu faturaların kesildiği ve alacağın muaccel olduğu dönemlere ilişkin işletme hakkının da davacıya ait olduğunu, istirdata konu çekin de şahsi olarak davacıya verildiği, söz konusu petrolun satımına ilişkin dönemde şirket ortağı olan davacının şirket hissesi oranında alacağı da olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, makul mal satımından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 'üncü maddesi,(6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 satılı Türk Ticaret Kanun'un 4'üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.