WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2091 E.  ,  2024/4652 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1787 Esas, 2023/132 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/392 E., 2019/57 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, Gaziemir ilçesinde dava konusu emlak ücretine konu plaza üzerinde asılı “Turyap Gaziemir Satılık” ilanı nedeniyle müvekkili ile bağlantıya geçtiğini, plazanın görülmesi için davalı şirket temsilcisi ile 19.02.2015 tarihinde randevulaşıldığını, davalı şirket temsilcisi ...'a iki adet plazanın gösterildiğini ve aynı tarihli yer gösterme tutanağının düzenlendiğini, Saray Halı Mağazasının bulunduğu No:233'deki taşınmazın davalı ihtiyaçlarına daha uygun olduğunu belirlediklerini, müvekkili tarafından satıcı ve alıcının bir araya getirildiğini, pazarlık aşamasına başlandığını, satıcı ... Oto Tek. Konf. Ltd. Şti. ile anlaşma sağlandığını, 12.05.2015 tarihinde “İzmir, ....Mahallesi, ... Pafta, ... Ada, 5 Parsel numara”da bulunan taşınmazın, müvekkilinin temsilci olduğu Turyap Gaziemir temsilciliği aracılığı ile 12.000.000,00 TL karşılığında davalı tarafından ... Oto. Teks. Kont. Ltd. Şti.’den satın alındığını, satım sonrasında ... Oto. Teks. Kont. Ltd. Şti.'nin müvekkiline hizmeti karşılığı olan emlak ücretini 15.05.2015 tarihli, 027480 numaralı fatura karşılığı derhal ödediğini, ancak davalının yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen ödeme yapmadığını, davalıya İzmir 25.Noterliğinden 20.07.2015 tarihli ihtarnameyi gönderdiklerini, istenen miktarın ödenmemesi üzerine de davanın dayanağı olan icra takibini başlattıklarını, davalının takibe itirazında haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, müvekkili yararına alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, 19.02.2015 tarihli “Emlak Görme Belgesi” başlıklı belgenin gerçek dışı bir belge olduğunu, “müşteri imzası” olarak atılmış olan imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, imzanın ...'a ait olmadığını, kaldı ki ...'ın şirketi tek başına temsile yetkisinin bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 520 inci maddesi gereğince taşınmaz mal tellallığına ilişkin sözleşmenin yazılı olarak düzenlenmesi gerektiğini, bunun geçerlilik şartı olduğunu, davacı gerçekten komisyoncu olsa idi gerçekte satıcının iki şirket olduğunu ve müvekkilinin de bu şirketlerden paylar satın almış olduğunu bilmesi gerekeceğini, müvekkilinin 12.05.2015 tarihinde taşınmazın 2/5 payını ... Oto. Teks. Konf. San. Tic. Ltd. Şti.'den, 3/5 payını da ... Oto. Pet. Tur. Tic. San. Ltd. Şti.'den toplam 12.000.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacı tarafça dosyaya sunulan fotoğrafların müvekkilinin ve vekili olarak kendisinin bilgisi dışında gizlice çekildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabına göre davacının 08.02.2011 tarihi itibariyle emlak komisyonculuğu faaliyeti nedeniyle kaydının bulunduğu, işletme hesabı esasına tabi olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirildiği, davacı, dava dışı ... Oto Teks. Konf. Ltd. Şti. adına dava konusu taşınmaz bilgilerini de yazarak “hizmet bedeli” adı altında 15.05.2015 tarihli, KDV dahil 80.000,00 TL bedelli faturayı düzenlediği, davacının, davalıya İzmir 25. Noterliği'nden gönderdiği ihtarname ile toplam 360.000,00 TL komisyon ücretini tebliğden itibaren 3 iş günü içerisinde ödemesini istediği, ihtarnamenin 22.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından sunulan imza sirkülerine göre ...'ın davalı ... temsile yetkili olduğunun görüldüğü, davacı vekilinin dosyaya sunduğu “Emlak Görme Belgesi”nin 19.02.2015 tarihli olduğu, emlak adresinin “Aksoy Caddesi, No:233, Gaziemir/Saray Halı, Aksoy Caddesi, No: 213, D: 2, Gaziemir/KİA BayiAksoy Caddesi, No:233, Gaziemir/Saray Halı, Aksoy Caddesi, No: 213, D: 2, Gaziemir/KİA Bayi” olarak yazıldığı, belgenin altında sağ tarafta “emlak gösteren” kısmında davacının isim, kaşe ve imzasının bulunduğu, sol tarafta “emlakı gören” kısmında “...” isminin yazılı olduğu, altında imza bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.10.2017 tarihli raporda inceleme konusu belgedeki imzanın tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemeye göre ...’ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine mahkememizce bu kez Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kriminal Laboratuvarı'ndan rapor aldırıldığı, 30.05.2018 tarihli bu raporda da; davaya konu 19.02.2015 tarihli belge altındaki imzanın, genel şekli ve tersim tarzı ile imzanın başlangıç ve sona erdirilişi, imzadaki el hareketlerinin yapılışı vs kriterlere göre ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği, 19.02.2015 tarihli belgenin düzenlendiği tarihte ve halen yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun’un 520 inci maddesinde (eski tanımlaması ile tellallık) simsarlığın düzenlendiği, bu düzenlemeye göre simsarlık sözleşmesinin, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı bir sözleşme olduğu, aynı maddenin son fıkrasına göre ise; taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçersiz olduğunun düzenlendiği, davacı tarafça alacağın dayanağı olarak gösterilen belge üzerindeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşıldığından ve ortada yazılı bir sözleşmenin bulunduğu yönündeki iddia ile buna dayalı alacağın varlığı davacı tarafça yazılı delillerle ispatlanamadığından, davanın reddine, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden davalı vekilinin tazminat isteğinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emlak gösterme belgesindeki imzanın tanıkların huzurunda davalı şirket yetkili tarafından atıldığını, taşınmazın davalı tarafından satın alınması nedeniyle ücrete hak kazanıldığını, davalı firma yetkilileri hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bu soruşturma neticesinin bekletici mesele yapılmasına ilişkin taleplerinin red edildiğini, yer gösterme tutanağının delil başlangıcı sayılmasına ilişkin taleplerin değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ve mahkemece hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporuna göre sözleşme altındaki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, komisyon ücretinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkin olup, davacı ile davalı arasında 'İzmir, ....Mahallesi, .... Pafta, 1964 Ada, 5 Parsel numarada bulunan' taşınmazın davacı tarafından gösterilmesi, pazarlık görüşmeleri vs. ile satış işlemlerine aracılık edilmesi şeklinde bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davacının, davalıya böyle bir hizmet verip vermediği, hizmet bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 520 inci maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.