11. Hukuk Dairesi 2023/2064 E. , 2024/1084 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/149 Esas, 2023/9 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, davacı vekilince duruşma istemsiz olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya bamya satıp teslim ettiğini, davalının satış bedelini kısmen ödediğini, ödenmeyen 122.988,00 TL'lik kısım için faturaya dayalı takip başlattığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, takip sonrası kısmi ödeme yapıldığından bakiye borca ilişkin itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında konserve üretiminde kullanılmak üzere bamya alışverişi konusunda sözlü anlaşma yapıldığını, bamyaların birim fiyatının 2.50 TL/kg olarak belirlendiğini, teslim edilen bamyalarda fire olduğunu, fire miktarı düşürüldükten sonra gerçek fiyatlandırma yapılması gerektiğini, noterlikten çekilen ihtarda anlaşmaya aykırı olarak bamyaların birim fiyatının 4 TL/kg olarak belirlendiğini, davacıya ödeme yapıldığını, davacıya olan borç miktarının 7.638,01 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonundadavaya konu müstahsil makbuzları fotokopisi üzerinde yapılan incelemede imzaların davacı ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, davalı şirketçe kesin süre içerisinde müstahsil makbuzlarının asıllarının sunulmadığı, müstahsil makbuzundaki imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilerek yapılan fiyat araştırması neticesinde, alacağın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının icra inkâr tazminat isteminin reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.04.2021 tarih, 2020/5011 E. ve 2021/3413 K. sayılı kararıyla; "1-Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan imza incelemesine yönelik bilirkişi raporunda müstahsil makbuzlarındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiş olup konservelik bamyanın birim fiyatı ve alacağın tespiti konusunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ancak Turgutlu İlçe Tarım Müdürlüğünce 12.10.2018 tarihinde mahkemece yazılan yazıya verilen cevabi yazı “bamya ürünün 2014 yılı üretim sezonu birincil üretici (çiftçi) satış fiyatının 4TL/kg olduğu tespit edilmiştir. Ancak ilgili bamya ürünün konserve edildikten sonraki fiyatı ile ilgili müdürlüğümüzde herhangi bir kayıt bulunmadığından, konserve edilmiş ürün birim fiyatı bildirilememektedir.”şeklinde olup Manisa Büyükşehir Belediyesi Haller Müdürlüğü’nün 17.10.2018 tarihli cevabi yazısı ise “2014 yılına ait konserve hazır sultani cinsi bamya ürünün ortalama birim fiyatı 1.04 TL/kg” olduğu şeklindedir. Her iki kurumdan bildirilen birim fiyat arasında dört katına yakın fark olup, bilirkişi raporunda İlçe tarım müdürlüğünün birim fiyatının baz alınma nedeni de açıklanmamıştır.
Söz konusu cevabi yazıda konservelik sultani bamyanın birim fiyatı değil yemeklik bamyanın birim fiyatı verilmiştir.
Bu durumda mahkemece Manisa İl Tarım Müdürlüğü, Manisa Ticaret Odası, Turgutlu Ticaret Odası, Manisa Hal Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılarak konservelik sultani bamyanın satış tarihindeki birim fiyatının sorulması ve konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınarak birim fiyatının belirlenerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuç çercevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, dava konusu alacak likit(belirlenebilir) olması karşısında, hükmolunan alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi gereklidir.Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazları incelenmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; bozma ilamı doğrultusunda ilgili yerlere müzekkere yazılarak dosyanın profesör öğretim görevlisi ziraat mühendisine tevdii ile rapor aldırıldığı, alınan raporun Mahkemece hükme elverişli olduğuna kanaat getirildiği ve hükme esas alındığı, dava konusu icra takibinin 122.988,00 TL asıl alacak ve 5.155,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.143,39 TL üzerinden başlatıldığı, borçlu icra takibine itiraz dilekçesinde alacağın 9.338,00 TL'yi aşan kısmına itiraz ettiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketten 93.620,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, kısmi olarak kabul edilen bedel mahsup edildikten sonra bakiye 84.282,00 TL asıl alacak ve 05.01.2015-13.03.2015 tarihleri arasındaki 1.392,38,00 TL işlemiş faiz üzerinden davanın kabulüne, ayrıca alacağın dava tarihi itibari ile likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkâr tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacak likit olduğu halde Mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmediğini ayrıca davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla hesaplandığını ileri sürerek hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uygun bilirkişi raporu alınmadığını, bilirkişinin Manisa Büyükşehir Belediyesi hal fiyatı, resmi ortlama veri olmasına rağmen, bu fiyat çok düşük diyerek itibar etmeme gibi bir yetkisi olmadığını, kaldı ki Manisa BB hal fiyatının 2014 yılı ortalama fiyatı olup, davalı şirket olarak davacıdan hal fiyatı ortalamasının üzerinde olacak şekilde 2,50 TL' den alım yapıldığını, bilirkişinin bu beyanı dikkate almamasının da raporun nihai bir karara baz alınamıyacak hukuki eksiklikler içerdiğinin de ayrı bir kanıtı olduğunu, bilirkişinin kendini Mahkeme hakimi yerine koyarak yetki gaspında bulunduğunu, fabrikaya doğrudan yapılan satışlarda, kamyon kasalarında hiçbir seçim işlemine tabi tutulmayan mahsulün karışık boy ve cinslerde geldiğini, fabrika içindeki ürünün seçme bandına döküldüğünü ve burada ayıklandığını, konserveye uygun olan ve olmayan ürünlerin burada ayrıştırıldığını, konserveye uygun olmayan bamyaların fire olduğu, konserveye uygun olmayan sultani bamyanın spekte uymayan, boyları daha uzun, iri ve ticari değeri olmayan bamyalar olduğu, müstahsile bildirildiği ve bilgisi dahilinde çöpe atıldığını, ancak ihtilaf halinde kullanmak üzere fire kapsamındaki bamyalardan kavanozlara numuneler konulduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen depoda muhafaza edildiği belirtilen bamyaların bu numune bamyalar olduğunu, bilirkişi raporunun 3 üncü sayfasının birinci paragrafında İzmir ve Bursa Büyükşehir Belediyesi hallerinde bamya satış fiyatlarının Ağustos ayını kapsadığını, bu nedenden dolayı Manisa BB halindeki bamya satış fiyatının İzmir ve Bursa’ya göre daha düşük bulunduğunun belirtildiğini, ancak bu yorumun da doğru olmadığını, zira 2014 yılı Eylül ayında (1-2-18-19-20-21-22-23 Eylül tarihlerinde) eylül sonuna kadar mal geldiğini, bu durumda Bursa veya İzmir Ağustos ayından sonra üretim yapmıyorsa bu durumda Eylül sonuna kadar mal geldiyse Bursa ve İzmir BB fiyatlarını baz almanın da mümkün olmadığını, yine raporda belirtilen sultani bamyanın sadece Turgutlu İlçesinde yetiştirildiği yorumunun doğru olmadığını, davaya konu bamyanın Balıkesir ve çevresinden alındığını, bilirkişinin Manisa hal fiyatlarının tüm yılı kapsayan bamya fiyat ortalaması diye yorumlanmasının bilimsel ve hukuki bir dayanağı olmadığını, hal fiyatlarının her zaman üreticiden doğrudan alım yapan ve fabrikaya satılan ürünlerin fiyatlarından fazla olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının müstahsil makbuzlarındaki malları teslim ettiğini kabul edip ücretini talep etmesine rağmen makbuzlardaki imzayı inkâr ettiğini, doğrudan üreticiden satın alınan 2014 yılı bamya satış fiyatının 4 TL olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, tanık beyanlarının ihtilafı açıklığa kavuşturacağını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusu alacak likit (belirlenebilir) olduğu halde hükmolunan alacak üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın dava tarihi itibariyle likit olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar
verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinİn çıkarılarak yerine "Asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!