WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2052 E.  ,  2024/4981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/337 Esas, 2022/1692 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/297 E., 2020/74 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması, haksız rekabetin meni ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 1996 yılından 2016 yılına kadar ... Mantı Evi’nin ortağı, 2016 yılından bu yana da tek sahibi ve işletmecisi olduğunu, 2005 yılından beri de 2005/41453 ve 2007/01557 marka nolu “... MANTI” tescilli marka ve işaretlerinin sahibi bulunduğunu, markalarının, mantı, makarna, erişte ve buna ilişkin yiyecek içecek hizmetlerinin sağlanmasına yönelik olduğunu, davalının 2006 yılından 2018 yılının mart ayına kadar müvekkilinin çalışanı olduğunu, işten ayrıldığı tarihten itibaren ise müvekkiline ait işletmeden edindiği tecrübe ve müşteri kitlesini kullanmak amacıyla “... Mantı Gözleme” adı altında şahıs işletmesi kurduğunu, davalının, müvekkilinin yıllar boyu emek vererek oluşturduğu ve tescilli hale getirdiği markayla haksız rekabet yarattığı, isimde karışıklığa yol açarak hem müvekkilinin markasını zedelediği, hem de haksız kazanç sağladığı ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız marka kullanım tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle beraber şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ait olan “...”isimli işyerinde aşçı olarak çalıştığını, iş akdini haklı nedenlerle feshederek iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin açmış olduğu işletmenin adresi ile davacının işletmesinin bulunduğu adresin tamamen birbirinden bağımsız farklı semtlerde olduğunu, müvekkilinin işletmesine ait tanıtım amaçlı logo, internet sitesi, reklam panosu vs. bulunmadığını, müvekkilinin davacı yanın işletmesinin işlerini etkileyebilecek veya zarar vermeye yönelik hiç bir olumsuz davranışta bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı marka ile davacı tarafın kullandığı marka arasında iltibas veya iktisaba yol açabilecek derecede benzerliğin bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "öz ..." ibareli markasal kullanımı ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının tescilli markası ile davalı kullanımı arasında iltibas/ karıştırılma nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci ve 29 uncu maddesi kapsamında marka tecavüzünün oluştuğu, davacı taraf 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre maddi tazminat açısından davalının "elde ettiği net kazanç" seçeneği şeklinde tazminat istemi yönünden ise bilirkişi incelemesi sonucu dava tarihinde net kazanç oluşmadığının belirlendiği, manevi tazminat istemiyle ilgili olarak ise 3.500,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğundan tecavüzün men'ine, davacı tarafın maddi tazminat isteminin reddine, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat istemiyle ilgili olarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın 23.03.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin tescilli markasını kendi işletmesinde iltibas ederek kazanç elde etmesi gerekçesiyle açılan maddi ve manevi tazminat davasının İlk Derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat yönünden reddedildiğini, manevi tazminat yönünden ise marka tecavüzünü karşılamayacak bir meblağa hükmedildiğini, marka tecavüzü sabit olan davalının kazancının bulunmamasının, maddi tazminata hükmedilemeyeceği anlamı taşımadığını, mahkemenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir tazminat belirlemesi gerektiğini, manevi tazminat yönünden de kusuru sabit olan davalıya çok düşük miktarda tazminat ödenmesine hükmedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli olarak rekabet ve haksız kazanç oluşmaması amacıyla, farklı semtte, eski çalışmış olduğu iş yerinden uzakta bir esnaf lokantası açtığını, ayrıca her iki tarafın kullandığı markaların birbirinden farklı olması nedeniyle birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının gelirlerinde bir zarar meydana gelmiş ise bunu ayrıca ispat etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davacının "..." ibaresinin tescilli bir marka olduğunu ceza yargılaması esnasında öğrenmesi üzerine, iş yerinin ismini "Meral' in Mutfağı" olarak değiştirdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta gerçek zararın tam olarak belirlenemeyeceği gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca daha makul bir tazminat belirlenmesi gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4580 E., 2016/2044 K. ve 25.02.2016 tarih), Daire tarafından 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen 5.000,00 TL maddi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, diğer taraftan davacının marka hakkının ihlali nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi maddesine dayalı olarak manevi tazminat talebinde bulunabileceği, ancak özel durumlar göz önünde tutularak hükmedilecek manevi tazminat miktarı adalete uygun olması gerektiği, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterildiği, bunlar her olaya göre değişebileceğinden, somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarı, olayın oluş şekli, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde, hakkaniyete uygun görülmediği, bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alındığında 5.000,00 TL manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğundan tecavüzün menine, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi ile kullanımın meni talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 29 uncu, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.