11. Hukuk Dairesi 2023/2047 E. , 2024/4758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/129 Esas, 2022/1644 Karar
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 E., 2020/339 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "şekil", "şekil", "m moncler", "şekil", "m moncler", "moncler şekil", "moncler", "moncler şekil", "şekil", "moncler" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “medicrew+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının şişme mont, ayakkabı, kayak ve spor kıyafetlerlerinde dünya çapında tanındığını, davalı Kurum nezdinde tescilli 66 adet markasının olduğunu, bu markaların büyük bir kısmında da çan şeklinin yer aldığını ve müvekkili ile özdeşleşen bu şeklin sıradan bir şekil olmadığını, başvuru markasında müvekkiliyle özdeşleşen çan şekline aynen yer verilmesinin iltibasa neden olacağını, müvekkilinin bahsi geçen şekil üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu, ayrıca başvuruda yer alan "medicrew" ibaresinin müvekkilinin markalarında yer alan “Moncler” ibaresi gibi çanın alt kısmında yer aldığını, ayrıca kalp ve kalp ritmi işaretinin de müvekkilinin markasındaki M harfine benzetilerek hazırlandığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası zannedileceğini, davada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkralarındaki koşulların da bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK''ın 2019-M-11659 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/87571 sayılı, “medicrew” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalar benzer olmadığından itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de karışıklığa ya da iltibas ihtimaline neden olmayacağını, başvuru markasının kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında benzerlik bulunmadığını, başvurunun asli unsurunu "medicrew" ibaresinin oluşturduğunu, davacının çan şeklinden ibaret markalarının tanınmış olmadığını, müvekkilinin markasında kullandığı kalp ritminin iddia edildiği gibi M harfiyle bir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarında yer alan çan şeklinin herhangi bir çan şekli olmayıp karakteristik bir özellikte olduğunu, bu nedenle markada “MONCLER” kelimesi kadar baskın ve ön planda bulunduğunu, başvuru markasında bu karakteristik şeklin birebir aynısının kullanılmasının taraf markaları arasında farklılaşmayı ortadan kaldırmadığı, davaya konu marka başvurusu kapsamında 10.sınıftaki mal ve hizmetlerin farklı, 35 inci sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu davacının, itiraza mesnet gösterdiği markalarını, davalının marka başvurusundan önce tescilli olarak koruma altına alındığı anlaşıldığından davacının eskiye dayalı tescilsiz kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı, tanınmışlık koşullarının oluşmadığı ve davalı Şirketin kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin müvekkilinin markaları kapsamında yer alan mallarla bağlantılı olması nedeniyle emtia benzerliğinin tüm mal ve hizmetler yönünden gerçekleştiğini, başvuru kapsamında 10 uncu sınıfta yer alan mallar arasında müvekkili markalarının tanınmış ve tescilli olduğu 25 inci sınıf mallarla bağlantılı mallar bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmış bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 4 ve 5 inci fıkralarındaki koşulların oluştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, dava konusu başvuruda müvekkili ile özdeşleşen çan şeklinin yer almasının, davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak niyetinde olduğunu gösterdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen ret kararının kaldırılarak davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun, "medcrew" ibaresi, kullanılan harfler ve şekil ile ayırt ediciliğinin sağlandığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının önceki kullanımlarının ve tanınırlığının, markalar arasında iltibasa neden olmayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
3.Diğer davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davacı markalarının tanınmış olduğunun kabul edilmemesine rağmen benzerlik değerlendirilmesinin geniş tutulmasının hatalı bulunduğunu, iltibas değerlendirmesi hukuki konu olduğundan bilirkişi raporunun bu konudaki görüşlerinin hükme esas alınmasının yerinde bulunmadığını, ayrıca bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, davacı markalarında yer alan çan şeklinin karakteristik bulunmadığını, dava konusu markadaki çan şekli dışındaki görsel unsurlar yönünden olumlu olumsuz bir değerlendirmenin yapılmadığını, bilirkişi raporunda markaların anlamsal ve işitsel olarak benzer olmadığının açıklandığını, taraf markalarının emtia kapsamlarının da benzer olmadığını, markaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin de farklı bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi ile İlk Derece Mahkemesince dava konusu markanın devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alıp, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilen 35 inci sınıf hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, ancak dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine lacivert
renkli çan şeklinin içerisinde, üstte kırmızı çerçeveli bir kalp içinde lacivert renkli kalp ritmi işareti, altta
ise kırmızı renkli standart yazı karakteri ile yazılan “medi” ibaresi ile lacivert renkli standart yazı karakteri ile yazılan “crew” ibaresinin
birleşiminden oluşan “medicrew” kelimesinden, davacının itiraza mesnet markalarının da bir kısmının içi boş çan şeklinden, bir kısmının iç içe geçmiş çan şeklinden, bir kısmının ise beyaz zemin üzerine siyah renkli çan şeklinin
içerisine üstte siyah renkli karakteristik bir “M” harfi arkasında horoz figürü ile siyah büyük harflerle
yazılan “MONCLER” ibaresinden oluştuğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın marka işaretlerinde ortak olarak yer alan çan şeklinden kaynaklandığı, her ne kadar davacının itirazına mesnet markalarında yer alan çan şekli ile dava konusu başvuruda yer alan çan şekli arasında benzerlik bulunsa da başvurunun sadece bu şekilden ibaret olmayıp aynı zamanda kelime unsurunu da ihtiva eden karma nitelikte bir marka olduğu, şekil ve kelime unsurundan oluşan karma nitelikteki markaların daha ziyade kelime unsuru itibariyle hatırda kaldıkları ve esasen davacı markalarında yer alan çan şeklinin özgün bir şekil de olmadığı, taraf markalarında yer alan bu benzerliğin iltibasa neden olmayacağı, dava konusu başvuruda yer alan kelime unsuru ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, davacı tarafın kötü niyet iddiasını taraf markalarının benzerliğine dayandırdığı, benzer olmayan marka başvurusunun kötü niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, ortak unsur olan çan şeklinin müvekkiline ait markanın ayrıştırılamaz bir unsuru olduğunu, dava konusu başvuruda müvekkili ile özdeşleşen karakteristik çan şeklinin yer almasının davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak niyetinde olduğunu gösterdiğini, davalı markasında bulunan çan içindeki dizilimin de müvekkili ile benzerlik taşıdığını, ilk derece mahkemesinin dayandığı bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin sadece içi boş çan şeklinde de markasının bulunduğunu, müvekkili markasının hem Türkiye'de hem de dünyada tanınmış olduğunu, dolayısıyla daha geniş kapsamda korunması gerektiğini, davacının başvurusunun tesadüf olamayacak kadar benzer olmasının kötü niyet oluşturacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!