11. Hukuk Dairesi 2023/2044 E. , 2024/4906 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1916 Esas, 2023/19 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davalılar vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/163 E., 2019/600 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “KÜLTÜR” ibaresini eğitim alanında kullanmasının 1930 yıllarına dayandığını, “KÜLTÜR” ibaresinin İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ ve KÜLTÜR HİZMETLERİ AŞ ile özdeşleştiğini ve alanında maruf bir marka olup tanınmış marka niteliği kazandığını, müvekkili adına kayıtlı birçok markanın tescilli olduğunu, davalının başvurusuna konu “KÜLTÜR DEPARTMANI” markasının sanki müvekkilinin ve kardeş kurumların idari departmanı, öğrenci departmanı, mali departmanı gibi bir izlenim yaratacağını, “KÜLTÜR DEPARTMANI” markasında esas unsurun “KÜLTÜR” kelimesi olduğunu ve müvekkilinin seri markası izlenimi verdiğini ileri sürerek YİDK kararının ve marka tescilin iptaline, hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “KÜLTÜR DEPARTMANI” markasının dava dilekçesinde ileri sürülen markaların kullanıldığı sektörlerden tamamen farklı bir sektörde kullanılmak üzere tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin tescil hakkının tamamen hukuka uygun bir şekilde kazanmış olmasına karşın içinde bulunduğu ekonomik zorluklardan dolayı ilgili harç ve masrafları yatıramadığını, bu nedenle söz konusu marka ile ilgili resmi prosedürün tamamlanamadığını, dolayısıyla “Kültür Departmanı” markası ile herhangi bir ticari faaliyette bulunulamadığını, “Kültür Departmanı” markasının tescilinin iptalini gerektirecek herhangi bir hukuki neden bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/08667 sayılı “KÜLTÜR DEPARTMANI” ibareli davalı markası ile davacının itiraza mesnet gösterdiği kültür ibareli markaları arasında, işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle bir benzerlik olmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında “benzerlik” ve bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında kök ve ek raporlar incelendiğinde, raporların hükme esas alınmaması gerektiğini, müvekkilinin fiilen kullandığı ve gerçek hak sahibi olduğu tescilsiz marka kullanımlarının dikkate alınmadığını, "kültür departmanı" ibaresinin bariz seri marka imajı oluşturduğunu, müvekkili adına 35. Sınıfta birçok marka bulunduğunu, "kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında zayıf marka olmadığının Yargıtay İçtihadıyla hüküm altına alındığını ileri sürerek, ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini
istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun “KÜLTÜR DEPARTMANI" ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet davacı markalarının ise "KÜLTÜR" esas ibareli olduğu, asıl unsurunun "KÜLTÜR" ibaresinden meydana geldiği, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira "DEPARTMANI" ibaresinin yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı, bu itibarla davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin davacının itiraza dayanak markalarından "ikü", İKÜ BST", "iküsem", "KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ", "İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ", "KİTAP KÜLTÜR'DÜR" ve ÜNİVERSİTE KÜLTÜR'DÜR" markalarının koruma kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler ile aynı aynı tür, benzer olduğu, Yargıtay 11. HD'nin 25.05.2016 tarih, 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere, kültür ibaresinin 41. sınıf hizmetler için ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dava konusu marka kapsamında 41. sınıf değil 35. sınıfın bulunduğu, 41. sınıf hizmetler için yapılan açıklamaların, bu sınıf için geçerli olmayacağı, diğer bir deyişle "Kültür" ibaresinin 35. sınıf emtia yönünden zayıf kabul edilemeyeceği, sonuçta davalının marka tescil başvurusunda, anılan hizmetler yönünden asıl unsurlardan birisi olan "Kültür" ibaresinin yer almasının, taraf markaları arasında iltibas ihtimaline yol açacağı, davacının "KÜLTÜR" esas ibareli markalarının tanınmışlığı ispatlanamadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının dava konusu markaya tescil engeli oluşturmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile, YİDK kararının iptaline, dava konusu 2015/08667 sayılı "KÜLTÜR DEPARTMANI" ibareli marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bütün olarak bakıldığında markaların farklılaştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şahıs vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, serisi olarak algılanmayacağını, anlamsal olarak da farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!