11. Hukuk Dairesi 2023/2036 E. , 2024/4886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/154 Esas, 2022/1650 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/485 E., 2019/375 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Kablo Gsm+şekil” ibareli marka başvurusunun dava konusu YİDK kararıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri uyarınca nihai olarak kısmen reddedildiğini oysa müvekkilinin davalı nezdinde tescilli ve uzun süredir yoğun ve yaygın kullanımı ile tanınmış hale getirdiği “Kablo” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin “kablo” ibaresi üzerindeki kazanılmış haklarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin 2007 yılından bu yana değişik tarihlerde tescillenmiş ya da tescil kararı alınmış “Kablo” ibaresinin esas unsur olarak içeren pek çok seri markası bulunduğunu ve bu markaların redde konu marka başvurusu gibi 09, 35, 38 ve 41. sınıftaki ürün ve hizmetleri kapsar şekilde tescilli olarak korunduğunu, müvekkiline ait markanın stilize şekilde yazılmış olduğunu ve ayırt edici nitelik taşıyan özgün bir kelime+şekil markası olduğunu, “KabloGsm” ibaresinin müvekkilinin markası kapsamından çıkarılan ürün ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığını, müvekkili markasının kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ileri sürerek 2018-M-8789 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/121380 sayılı “KabloGsm” marka başvurusunun talep edilen tüm ürün ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “Kablo Gsm+şekil” ibareli marka başvurusunun redde konu mallar/hizmetler için ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı, tanımlayıcı olduğu ve davacının redde konu mallar/hizmetler bakımından kazanılmış hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "kablo" ibareli markasının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, bu iddialarının değerlendirilmediğini, uzun süreli ve yoğun kullanıma dair delil listesi ekinde birçok fatura, broşür, reklam v.s sunulduğunu, nitekim başka bir davada alınan bilirkişi raporunda "kablo" esas unsurlu markaların 38. ve 41. sınıftaki bir kısım hizmetler için kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin "kablo" esas unsurlu önceki markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece dava konusu başvuru yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri anlamında mutlak tescil engelinin bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı, o halde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK’nın 2018-M-8789 sayılı YİDK sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: Bölge Adliye Mahkemesince "KABLOGSM" ibaresinin kullanım yoluyla ayırt edici hale getirildiği itirazımızın TÜRKPATENT YİDK itirazı sürecinde öne sürülmediği gerekçesi ile bu aşamada da ileri sürülmeyeceğinin belirtildiği, YİDK kararının iptali davasında hukuki gerekçelerin serbestçe belirtilebileceğini, açılan davalarda iddia ve gerekçelerin dilekçeler teatisinde genişletilebilir ve değiştirilebilir olduğunu, müvekkilline ait markanın kullanım yoluyla ayırt edici hale getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, bunun üzerine mahkeme inceleme yapıldığını ve müvekkilinin "KABLO" unsurlu markalarını kullanım yoluyla da ayırt edici hale getirildiğini, dolayısıyla müvekkil markasının kullanım yoluyla ayırt edici hale getirildiği de kabul edilerek davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek
kararının gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın ayırt edici ve tanımlayıcı olmadığını, ibarenin altında yer alan oval çizginin ilk bakışta "gülen yüz" olarak bile algılanmadığını, markada il göze çarpanın yazılı ibare olduğu, markanın ayırt ediciliğini güçlendiren şekil ibaresinin bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bendi kapsamında tescil engelinin mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının b ve c bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!