WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2031 E.  ,  2024/4543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/856 Esas, 2023/15 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/211 E., 2017/191 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... SÜT ÜRÜNLERİ+şekil" ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvurusunun 2001/08764 numaralı ve "..." ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca resen reddedildiğini, ret kararına itirazlarının da YİDK’in 2016-M-3084 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkillerinin işletmesinin, 1947 yılından bu yana süt ve süt ürünleri kapsamında "..." ibaresinin marka olarak kullanımına aralıksız devam ettiğini, 2007 yılından itibaren de dava konusu "... SÜT ÜRÜNLERİ +ŞEKİL" ibaresini kullandıklarını, müvekkillerinin "..." ibaresini marka olarak aralıksız kullanımı sebebiyle ayırt edicilik kazandığını, redde mesnet “...” ibaresi ile müvekkilinin “... SÜT ÜRÜNLERİ+ŞEKİL” işaretinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek YİDK'in 2016-M-3084 sayılı kararının iptalini, başvurularının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, markalar arasında ayniyete varan benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait markanın marka kompozisyonunda "... süt ürünleri+işaret" ibaresinin tamamının alfabenin küçük harflerinden oluşan harflerle, mavi renk kullanılarak meydana getirildiği, süt ürünleri ibaresinin daha küçük puntoda ve daha açık mavi renkte zor fark edilecek boyutta konumlandırıldığı, markada yer alan “süt ürünleri” ibaresinin herkes tarafından kullanılabilecek, genel bir ürün sınıflandırması olduğu, marka kompozisyonunda yeşil renklendirme ile insan figürü şeklinin kullanıldığı, süt ve süt ürünleri ibaresinin ve işaret unsurunun markanın farklılaşmasına ve ayırt edicilik kazanmasına yol açmadığı, markadaki esaslı unsurun “...” ibaresi olduğu, redde mesnet markada da “...” ibaresinin markada esaslı unsur olarak yer aldığı, davacı taraf markasında yer alan “...” ibaresi ile redde mesnet “...” markasının temelinin aynı kelime, yani “...” olduğu, redde mesnet markanın bu kelimenin çoğulu olduğu, çoğul ekinin anlamsal ayniyeti bozan bir ek olmadığı, tamamlayıcı tali unsurlarda bir kısım farklılıklar bulunmakta ise de bu farklılığın markalar arasındaki ayniyete yakın düzeyde benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, davacı tarafa ait marka ile redde mesnet marka arasında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik bulunduğu, davacıya ait 2015/97957 no.lu başvuru kapsamındaki emtianın 29.05 no.lu sınıfta yer alan süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), 2001/08764 no.lu redde mesnet marka kapsamının da 29.05. no.lu sınıfta yer alan tereyağları emtiasından ibaret olduğu, kapsamları bakımından da 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında mutlak tescil engeli bulunduğu, eskiye dayalı kullanımın, hak sahibine markasını, mevcut sicil durumu devam ettiği müddetçe tescil hakkı sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının şekil ön planda olduğu bir başvuru olup, aynı ibareyi ortak içermeyen markaların 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında "ayniyet" taşımadığını, İlk Derece Mahkemesince emsal kararlara aykırı değerlendirme yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, her ne kadar başvuru konusu "... SÜT ÜRÜNLERİ+şekil" ibareli marka ile redde mesnet alınan "..." ibareli marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir benzerlik bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, başvuru konusu markanın, "... SÜT ÜRÜNLERİ+şekil" ibaresini içerdiği, buna karşılık redde mesnet alınan markaların ise düz yazı karakterleri ile yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, bu haliyle dava konusu marka ile redde mesne markanın aynı veya özdeş olmadığı, markalarda kullanılan "..." ibaresi ortak olmakla beraber dava konusu markanın görünüş tarzı ile ilave kelimeler gözetildiğinde 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, davacının başvuru konusu yaptığı ibare ile davalının redde mesnet aldığı markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, zira 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olgusunun dar yorumlanması gerektiği, markalar arasında şekil unsurları itibariyle de farklılık bulunduğu için başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi anlamında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu bildirildiğinden, bu konuda bilirkişi raporu alınmasına da gerek görülmediği, İlk Derece Mahkemesince, davacının başvurusuna konu işaret ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olmadığı, dolayısıyla iptali istenilen YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuruya konu işaret ile mesnet marka arasında başvurunun reddine konu mal ve hizmetler bakımından ortalam tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.