11. Hukuk Dairesi 2023/2021 E. , 2024/4535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/344 Esas, 2023/158 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/450 E., 2020/413 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı... tarafından davacı aleyhine 19.05.2017 tanzim, 22.05.2017 vade tarihli 260.000,00 euro bedelli bonoya dayalı olarak Antalya 10. İcra Müdürlüğünün 2017/5860 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bonoda lehtarın diğer davalı ... olduğunu, ciro yoluyla senedin davalı...'na geçtiğini, davacının 83 yaşında olup davalıları tanımadığını ve onlarla herhangi bir ilişkisininde bulunmadığını, senet üzerinde davacı tarafından atıldığı iddia edilen imzaların davacıya ait olmadığını, senedin sahte olduğunu, davacının organize bir dolandırıcılık faaliyetine maruz kaldığını ileri sürerek davacının icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı...’nun davacıyı tanımadığını, kendisini hiç görmediğini, ancak davacı ile davalı ... arasında daire alışverişi olduğunu, davalı...'nun diğer davalı ...'ya taşınmaz alımı konusunda vekâlet verdiğini, davalı ...’in davacı ile dairelerin 290.000,00 euro bedelle satımı konusunda anlaştıklarını, aynı gün tapu işlemleri yetişemeyeceği için sonraya bıraktıklarını davalı ...’in davacıya yanında 260.000,00 euro olduğunu beyan ettiğini, ancak davacının "sözleşmeyi yaparız kalan 30.000,00 euro da tapuyu alırken verirsin" şeklinde beyanda bulunduğunu, bunun üzerine 19.05.2017 tarihli satım sözleşmesinin tanzim edildiğini, davalıların tapuyu almak için ve 30.000,00 euroyu ödemek için Alanya’ya gittiklerini, ancak davacının 260.000,00 euro da iade etmediğini savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak bonodaki davacı tarafından inkâr edilen imza ile davalı tarafça ibraz edilen taşınmaz satım sözleşmesindeki inkâr edilen davacıya ait imza yönünden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarından takibe dayanak bonodaki imzanın ve taşınmaz satım sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davalılar aleyhine yapılan ceza soruşturmasında da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 08.08.2017 tarihli tensip 7 no.lu ara karar ile takibe dayanak bono yönünden teminat karşılığında icra veznesine girecek olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın uygulandığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; imzaya ve yazı örneklerine ilişkin itirazlarının yeterince incelenmeden eksik incelemeyle karar verildiğini, inceleme yapılması için müvekkilinden imza ve yazı örnekleri alınması istenilmişse de evraklar üzerinde yapılan incelemelerin yalnızca müvekkilinin imza örnekleri üzerinden yapıldığını, yapılacak incelemenin daha kapsamlı teknik cihazlarla yapılması gerektiğini, davalıların müvekkilini dolandırmak kastı ile hareket ettikleri iddialarının bulunduğunu, delillerinin ilgili kurumlardan getirilmeden ve mevcut delillerin de incelenmeden karar verildiğini, davalıların dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından arandığını, yargılama sırasında...'nun ... olarak ad ve soyadını değiştirdiğini, bu şahıslara ait banka hesaplarının incelenmediğini ve değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça her ne kadar dolandırıcılık suçu açısından iddiada bulunulmuş ise de, somut, yazılı ve kesin bir delilin dosyaya sunulamadığı, suç açısından yapılan soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği ve bu karara itirazın kesin olarak reddedildiği, söz konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin Fizik İhtisas Dairesinin raporu birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!