11. Hukuk Dairesi 2023/1993 E. , 2024/4495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2007/701 Esas, 2022/750 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ..... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin davalı bankada hesabı bulunduğunu, bu hesaptan faks yoluyla 37 kez başka kişilere müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın havale yapıldığını, talimat ve iş emirlerinin aslının istenmediğini, gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini, müvekkili kooperatif çalışanının imza yetkisi bulunan Yönetim Kurulu üyelerinin imzalarını kesip fotokopi ile birleştirmek suretiyle bankaya çektiği fakslarla yakınlarına kooperatif hesabından havale gönderdiğini, faks asıllarının istenmemesi sonucu bu işlemlerin sürekli hale geldiğini ileri sürerek, 235.391.190.000 TL’sının haksız fiil tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin 10 yıllık müşteri olduğunu, genelde havale işlemlerini faks ile yaptıklarını, kooperatif çalışanının sahte diploma ile işe alındığını, 2 yıl boyunca işlemlerine karşı sessiz kalındığını, faks talimatında bulunan imzaların sahte olmadığını, talimat asılları istendiğinde kendi arşivlerinde sakladıklarının bildirildiğini davacının basiretsiz davranışının sorumluluğunun müvekkili bankaya yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece davacının gönderilen ekstreleri incelemediği, bu suretle çalışanının faks mesajları göndermesini engellemediği, davalı bankanın faks mesajlarının teyidini almadığı, tarafların eşit olarak kusurlu bulunduğu gerekçesiyle 117.695.595.000 TL’sının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Dairemizin 2005/12762 E., 2006/13711 K. karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
C.Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 15.05.2007 tarih, 2007/3856 E. ve 2007/7477 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin süreden reddine, davalı vekilince 05.01.2006 tarihli dilekçesinde, davacı Kooperatif tarafından sahte faks talimatları ile kooperatif hesabından yakınlarına havale yapan eski kooperatif çalışanı ve havale lehdarlarına karşı açılan tazminat davasının zararın tamamının davalılarca ödenmesi üzerine feragat nedeniyle reddedildiği bildirilmekle, Sarıyer Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/162 Esas sayılı dava dosyası celbedilip, aynı zarardan dolayı haksız eylem sorumlularına yöneltilen o davanın akibeti öğrenilerek davalı vekilinin iddiasının sabit olması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunun 145 inci maddesine göre değerlendirilerek işbu davaya etkisi ve hukuki sonucunun saptanması zorunlu bulunduğundan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.000,00 TL’sinin 25.09.2000 tarihinden, 2.170,00 TL’sinin 29.09.2000 tarihinden, 4.250,00 TL’sinin 11.10.2000 tarihinden, 3.000,00 TL’sinin 12.10.2000 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 01.11.2000 tarihinden, 12.550,00 TL’ sinin 04.12.2000 tarihinden, 9.700,00 TL’sinin 06.12.2000 tarihinden, 9.800,00 TL’sinin 20.12.2000 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 08.01.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 19.01.2001 tarihinden, 850,00 TL’sinin 01.02.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 13.02.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 16.01.2001 tarihinden, 3.000,00 TL’sinin 01.03.2001 tarihinden, 7.000,00 TL’sinin 02.03.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 20.03.2001 tarihinden, 5.000,00 TL’sinin 23.03.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 05.04.2001 tarihinden, 3.000,00 TL’sinin 27.04.2001 tarihinden, 1.000,00 TL’sinin 04.05.2001 tarihinden, 4.618,69 TL’sinin 16.05.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’sinin 14.06.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’ sinin 27.06.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’ sinin 17.07.2001 tarihinden, 10.000,00 TL’ sinin 07.08.2001 tarihinden, 1.500,00 TL’sinin 04.09.2001 tarihinden, 1.750,00 TL’sinin 07.09.2001 tarihinden, 2.250,00 TL’sinin 11.09.2001 tarihinden, 3.011,55 TL’sinin 25.09.2001 tarihinden, 10.026,25 TL’sinin 16.10.2001 tarihinden, 11.000,00 TL’sinin 10.12.2001 tarihinden, 3.000,00 TL’sinin 21.12.2001 tarihinden, 4.000,00 TL’sinin 26.12.2001 tarihinden, 8.400,00 TL’sinin 10.01.2002 tarihinden, 3.000,00 TL’sinin 15.01.2002 tarihinden, 3.014,70 TL’sinin 23.01.2002 tarihinden, 7.500,00 TL’sinin 29.01.2002 tarihinden toplam 235.391,19 TL yukarıda yazılı ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile davalıdan tahsiline Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.05.2007 tarih, 2007/3856 E. ve 2007/7477 K. sayılı ilamı davalı lehine bozulmakla usuli kazanılmış hak korunarak davalı Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş.'nin sorumluluğunun 117.695,595 TL sınırlı olmasına, 23.12.2003 tarihli sulh protokolü kapsamında 3 üncü kişi tarafından yapılan 119.158,20 TL bedelli ödemenin ödeme tarihlerine göre icra aşamasında göz önünde bulundurulmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli müktesep hak olmayacağını, müvekkilinin ilk kararı temyiz ettiğini, üçüncü kişi ödemesinin bu davayı ilgilendirmeyeceğini, üçüncü kişi ödemesi için öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi ibaresi düşülmesi gerektiğini, sulh protokolünün gereğinin yerine getirilmediğini, feshine karar verildiğini, yapılan kısmi ödemenin burada da bir kısım borcu söndüreceğini ancak ödeme sayılacak miktarın ödeme tarihine kadarki işleyen faizi dahi karşılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının adam çalıştıran olarak sorumlu olduğunu, ilişkinin başından beri faks ile yürütüldüğünü, zararın tamamı karşılandığı için feragat edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunun 145 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere; Mahkemece verilen ilk kararda taraflara %50 'şer kusur atfedilmiş ve 117. 695.595.00 TL'nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine işbu karar onanmış, onama kararına karşı taraf vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de; davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesi süresinde olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla Mahkemece işbu bozma üzerine yapılacak yargılamada davalının kusur oranının %50'den daha yüksek bir oranda, sorumlu tutulabileceği miktarın ise 117. 693.595.000 TL'den daha yüksek bir oranda belirlenemeyeceği tabii olup kazanılmış hak ilkesinin bir gereğidir.
3. Her ne kadar Mahkemece kazanılmış hak ilkesi gözetilerek sonuç itibari ile davalının sorumlu tutulabileceği miktarın ancak 117.695,595 TL olabileceği isabetli şekilde belirtilmiş ise de; kararın gerekçe kısmında davalının tam kusurunun bulunduğu ve 235.391.190,00 TL'nin tamamından sorumlu şeklindeki tespitin davacı lehine bir sonuç doğurmayacağı açıktır.
4. Öte yandan, dava niteliği itibariyle itirazın iptali davası olmayıp alacak davası olduğu için yapılan ödemelerin icra aşamasında dikkate alınacağına dair hüküm tesisi de yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!