11. Hukuk Dairesi 2023/1983 E. , 2024/4494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/242 Esas, 2023/151 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/643 E., 2019/832 K.
Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekilleri Av. ... ve Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iki ortaklı Riva Madencilik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin %50 hisse sahibi ortağı olduğunu, diğer hisse sahibi davalı ... ile kardeş olan müvekkilinin son bilanço dönemlerinde davalıyla ciddi sorunlar yaşadığını, müvekkilinin, şirketin işleyişi ve ekonomik durumu hakkında bilgi alamadığını, davalı ...'nin her türlü yetkiyi haiz olduğunu, müvekkilinin haricen edindiği bilgiye göre şirketin zarar ettiğini, müvekkilinin 04.07.2017 tarihli ihtarname göndermesine rağmen davalı taraftan herhangi bir cevap alamadığını, ayrıca şirket organlarının usulüne uygun oluşturulamadığını, genel kurul toplantısı yapılamadığını, taraflar arasındaki husumetin şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi önünde bir engel teşkil ettiğini, şirketin devamı halinde müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zarara uğrayacağını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Riva Madencilik ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin haklı nedenlerle feshine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) gösterilen şekillerde tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının şirketin münferiden temsile yetkili ortaklarından ve mesul müdürlerinden biri olduğunu, davanın kendisine yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davanın muhatabının davalı şirket olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte şirketin fesih ve tasfiyesi için tüm borç ve alacaklarının tasfiye edilmesi gerektiğini, oysa davalı şirketin alacak ve borçlarının bulunduğunu, devam eden davalarının olduğunu, bunlar sonuçlanmadan tasfiye yapılmasının mümkün olmadığını, davacının hakkını kötüye kullandığını, şirketle hiç ilgilenmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirket ortaklığından çıkarılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mali müşavir bilirkişiden alınan raporda şirket genel kurul toplantılarının yapılmadığı, şirket kâr paylarının dağıtılmadığı, ortakların ihtilafı yüzünden şirketin basiretli olarak yönetilmediği, şirket kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, şirketin mali yapısının yetersiz olduğu, likit parasının olmadığı, ayrıca şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) 161.645,86 TL borçlu olduğu, şirketin mali durumunun kötü olduğu, şirketin faal olmadığı hususlarının tespit edildiği, davalı Riva Madencilik Mermer ve Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. iki ortaklı bir şirket olduğu, şirket ortaklarının davacı ile davalı ... olduğu, haklı nedenlerle şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin karar verilmesi istemli davanın, kural olarak tüzel kişiliği hasım göstererek açılması gerektiği, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca iki ortaklı limited şirkette her iki ortağın davada yer aldığı, davanın tüzel kişiliğe karşı açıldığının kabulü gerektiği, davalı vekilinin husumet itirazının reddine karar verildiği, yargılama giderlerinden yalnızca feshi istenilen şirketin sorumlu tutulması gerektiği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden davalı gerçek kişi ortağın değil, feshi istenilen şirketin sorumlu tutulduğu, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre şirket genel kurul toplantılarının yapılmadığı, 30.04.2004 tarihinde kurulan şirketin 2009 yılında 31.667,52 TL, 2011 yılında 8.552,82 TL, 2012 yılında 29.327,05 TL, 2017 yılında 2.646,21 TL kâr elde ettiği, bunun dışındaki yıllarda zarar ettiği, şirket kâr payının dağıtılmadığı, şirketin toplam 161.645,86 TL borcunun bulunduğu, davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi ortakların ortak karar alamaması sebebiyle şirketin aktif olarak işletmeye alınamadığı, şirketin gayrıfaal olduğu, şirketin kasa hesabında sadece 9.334,72 TL'sinin bulunduğu, banka hesaplarında parasının bulunmadığı, şirketin faaliyet konusu gereği meyve sebze alıp bunları satması gerekirken nakit olmadığından şirket faaliyetinin yürütülemediği ve bu durumun geçici bir durum olmayıp devamlılık arz eden bir durum olduğu, şirketin davacı ortak ile davalı ortağın ihtilafı yüzünden basiretli olarak yönetilmediği yönünde görüş bildirildiği, şirketin asıl amacı olan kâr etmek ve ortaklara dağıtmak ülküsünü gerçekleştiremediği, mevcut durum itibariyle de gerçekleştirme ihtimalinin kalmadığı, tüm bu hususların haklı nedenle fesih şartlarını oluşturduğu, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinde düzenlenen diğer tedbirlerin uygulanması ihtimalinin de ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin haklı nedenle feshine, tasfiyenin gerçekleştirilmesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;davanın husumet yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin hasım gösterilmesinin mümkün olmadığını, fesih için haklı sebeplerin oluşmadığını, fesih yerine davacı ortağın payının ödenerek şirketten çıkarılması seçeneğinin uygulanması gerektiğini, şirketin faal olduğunu, aksi yöndeki tespitlerin yerinde olmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki ihtilaf nedeniyle şirketin basiretli yönetilemediğine dair gerekçenin hatalı olduğunu, ihtilaf nedeniyle şirket yönetilemiyor ise de bu hususun davacının kusurundan kaynaklandığını, sadece müvekkiline kusur atfedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kar payı dağıtılmadığı, ortakların ihtilafı yüzünden şirketin basiretli olarak yönetilmediği, yıllık zorunlu genel kurul toplantılarının yapılmadığı, şirketin mali yapısının yetersiz ve kötü durumda olduğu, likit parasının bulunmadığı, SGK'ya borcunun bulunduğu, şirketin faal olmadığı, şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğu, ortada kâr eden bir şirket bulunmadığı için davacının ortaklıktan çıkarılması gibi alternatif çözüm yollarına da gerek bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortada şirkete karşı açılmış bir fesih davası bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, istinaf kararında istifa eden vekilin adına yer verildiğini, sermaye şirketlerinin fesih ve tasfiyesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 245 inci maddesinde belirtilen usulün yerine getirilmediğini, Musa Kurt adındaki kişinin hem bilirkişi hem tasfiye memuru olarak atanmasının usule aykırı olduğunu, müvekkili ... tarafından bildirilen tanıklardan birinin dinlenmediğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dava tarihinden sonraki durumların fesih sebebi olarak değerlendirildiğini, 25.03.2016 tarihinde Riva Mermer Ltd. Şti.'nin genel kurul toplantısında müvekkilinin ibra edildiğini, bu tarih öncesindeki sebeplere de dayanılamayacağını, davacının kendi kusurlu hareketlerine dayanarak fesih talebinde bulunamayacağını, davacının genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini haiz olmasına rağmen bunu kullanmadığını, şirketin baştan beri sadece malvarlığını kiralama işlemi yaptığını, şirket bina ve ekipmanlarının 2008 ila 2016 yıllarında, toplam 8 yıl davacı ... ile kardeşi...'nin ortak oldukları Global Ltd. Şti.'ye kiralandığını, davacı ...'nin ortağı ve münferit yetkilisi olduğu Global Ltd. Şti.'nin kira bedellerini düzenli olarak ödemediğini, yani davacının önce Riva Şirketi'ni sıkıntıya sokacak eylemlere giriştiğini, sonra da Riva Şirketi'nin tasfiyesini istediğini, kötü niyetli olduğunu, davacının da şirketi temsil yetkisinin bulunduğunu, şirketin yeterli mali yapıya sahip olduğunu, SGK'ya olan 161.645,86 TL tutarındaki borcun yapılandırıldığını, ödemelerinin başladığını, şirketin faal olduğunu, feshin son çare olduğunu, davacıya ait 50 hissenin 1 hissesinin Riva Şirketi veya müvekkili ... tarafından satın alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu şekilde şirketin tamamen işler hale geleceğini, bu talebimin kabul görmemesi halinde ise; yukarıda etraflıca açıklandığı üzere, kendi kusuruna dayalı olarak dava açan ...'nin bu davasının önce usulden sonra esastan reddini gerektiğini, ilk iki talebimin kabul edilmemesi halinde, davacının tam hissesinin uygun bedel karşılığında satın alınması suretiyle konunun çözüme kavuşturulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile her ortağa limited şirketin feshi davasını açabilme imkânı tanınmış ise de bu maddenin amacı kaideten haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklığı mahkeme kararı ile feshetmek yerine mahkemenin karara bağlayacağı uygulanabilir çözümlerle ortaklıktaki rahatsızlığı belirleyip çare bularak ortaklığın devamını sağlamak olup anılan hüküm ikincil niteliktedir. Yani, davacının talebi ne olursa olsun diğer çözümler duruma uygun düşmediği takdirde ancak son aşamada feshe karar verilmedir. Mahkemece öncelikle duruma uygun düşen, kabul edilebilir bir çözüm bulunup bulunmadığı yeterli şekilde araştırmalı, bulunmadığına kanaat getirilmesi halinde ise bunun gerekçeleri açıklanmak sureti ile son çare olarak feshe karar verilmelidir. Dairemiz kararları da bu yöndedir.
3. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ortada kâr eden bir şirket bulunmadığı için davacının ortaklıktan çıkarılması gibi alternatif çözüm yollarına da gerek bulunmadığı şeklindeki değerlendirme yetersiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!