WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1973 E.  ,  2024/4736 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/903 Esas, 2022/1179Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/450 Esas,2020/23 Karar

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Halkbankası .... Şubesi'nin 25.09.2018 tarihli ihbarnamesi ile tebliğ edilen ihbarname ekindeki, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 06.10.2008 tanzim, 06.10.2018 vade tarihli 25.000 USD meblağlı senedin davacı tarafından ödenmesi aks, halde protesto için notere gönderileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin dava konusu senetten dolayı davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin yeğeni olan davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin senedin tanzim tarihi olan 06.10.2008 tarihinde borç paraya ihtiyacı olmadığı gibi davalıdan hiçbir zaman da borç para almadığını, senedin tanzim tarihinde davalının yurtdışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile senedin üzerinde müvekkiline ait olmayan yazı ve rakamların mevcut olduğunu, müvekkilinin tacir olup, borçlusu olmadığı senetten dolayı cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, dava konusu 06.10.2008 tanzim, 06.10.2018 vade tarihli 25.000 USD meblağlı senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ihbara konu senedin icraya konulmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, davalının, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, senedin davacı tarafından davalıya borcu olması nedeniyle hazırlanarak davalıya verilmek üzere müvekkilinin kardeşine teslim edildiğini, senedin düzenlenme tarihinde müvekkilinin yurtdışında olduğunun doğru olduğunu, ancak bu durumun davacının müvekkiline borçlanmayacağı ya da senet düzenleyemeyeceği anlamına gelmediğini, senedin, borcun ödenmesi amacıyla bankaya teslimi sırasında senedin üzerinde düzenleme yeri yazılı olduğu halde güncel açık adresi olmaması nedeniyle bankanın açık adres istemesi üzerine müvekkili alacaklı tarafından adresin yazıldığını, asli unsur olmayan adresin sonradan senede eklenmesinin senedi geçersiz hale getirmediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlu olmadığını yazılı delil ile ispat edemeği gibi senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat edemediğinden davanın reddine, davacı tarafın talebi üzerine, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca takip konusu alacağın, davalı tarafından geç tahsil edilmiş olması nedeniyle davalı lehine asıl alacağın yüzde yirmisi oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının senedi tanzim tarihi olan 06.10.2008 tarihinde yurt dışında olduğunu, müvekkilinin davalıdan borç para alıp, senet imzalamış olma ihtimalinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, senet metni üzerinde müvekkiline ait olmayan yazı ve rakamların mevcut olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istinası olarak tanıklarının dinlenmediğini, taleplerinin rededildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiği, ancak, bono nedeniyle davalıdan borç para alınmadığı iddia edildiği, dava konusu bononun yasal unsurları taşıdığı ve temel ilişkiden mücerret borç ikrarını içerdiği, bonodaki imzanın davacıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, bonodaki yazı ve rakamların anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğu, bu yöndeki iddianın senetle ispatının gerektiği, ancak davacı tarafından, bu yönde yazılı bir belgenin sunulmadığı, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi uyarınca, senede bağlanmış hususlarda taraflar arasında akrabalık ilişkisi olsa bile tanık dinlenemeyeceği, bono üzerinde "nakden" kaydı olduğu, bağımsız borç ikrarı içeren ve imzası inkar edilmeyen bononun bedelsiz olduğu, bu bonodan dolayı davalıya herhangi bir borcu olmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacının bu iddiasını usulüne uygun yazılı delil ile ispat edemediği gerekçesiyle mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 201, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.