11. Hukuk Dairesi 2023/1969 E. , 2024/5134 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1118 Esas, 2023/16 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/532 E., 2021/107 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalıya satış ve teslimi yapılan mal karşılığı tanzim edilen üç adet fatura karşılığının ihtara rağmen ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca davalı şirkete kayyum olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun görevlendirdiği yeni yönetim kurulunca kendilerine vekâletname verildiğini, davacının müvekkili şirketten 11.647.099,22 TL alacaklı oldukları yönünde gönderdiği ihtarname üzerine yapmış oldukları incelemede, şirket muhasebe personelinin böyle bir malın alınmadığı yönünde bilgilendirilmesinin olduğunu, faturanın naylon fatura tabir edilen şekilde kesildiğinin anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, uyuşmazlık konusu faturaların tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin uyuşmazlık konusu faturalar hakkında bilgisi olduğu, faturaları kabul ettiği ve BA Bildirim Formu ile bildirimlerinin yapıldığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın Konya Küçük ve orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın davacı şirket hakkında 2015 dönemi için sahte belge düzenleme konusunda hazırladığı 2019-A-4451/1 sayılı raporuna göre, 2015 yılı içinde davalı için düzenlenen faturaların sahte olmadığı, alım-satıma konu ürünlerin fiziken nakledilerek ticaretin fiilen yapıldığı, raporların II-incelenen belgeler kısmında açıklandığı üzere 2016 yılı defterlerinin incelendiği, 2015 yılı sonu itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 12.986.629,45 TL alacaklı olduğu, uyuşmazlık konusu 23.11.2015 tarihli 15505 no.lu 644.438,51 TL, 25.11.2015 tarihli 15506 no.lu 698.840,08 TL, 27.11.2015 tarihli 15507 no.lu 809.287,52 TL tutarlı fatura bedeli incelendiğinde 2015 dönemi içinde davalı tarafından ödenmemiş olduğu, davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu, defterlerin var olduğu ve kayıtların e-defter yöntemiyle yaptığını, defterlerin tasdiki anlamına gelen berat dosyalarının mevcudiyetinden tespit edildiğini, berat dosyaları sunulmasına rağmen davalı tarafından 2015 ve 2016 yılı yevmiye ve defter-i kebirlerin incelemeye sunulmadığı, uyuşmazlık konusu 23.11.2015 tarihli faturanın davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinde 30.11.2015 tarih ve 276 yevmiye numarası ile 25.11.2015 tarihli faturanın davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinde 30.11.2015 tarih ve 276 yevmiye numarası ile kayıtlı, 27.11.2015 tarihli faturanın davalı şirketin 2015 yılı yevmiye defterinde 30.11.2015 tarih ve 276 yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, uyuşmazlık konusu faturaların davalı şirketin muhasebe kayıtlarında bulunup bulunmadığın tespit edilememekle birlikte davalı ve davacı şirketlerin uyuşmazlık dönemine ait BA/BS form bildirimlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle, davalı tarafın uyuşmazlığa konu faturalar hakkında bilgisi olduğu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, davacının sunduğu koçanlarda müvekkil şirket adına düzenlenen bir fatura tespit edilemediğini, 20.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu faturalar hakkında müvekkil şirketin bilgisi olduğunun belirtildiğini, ancak bu tespitin neye dayanılarak yapıldığının belirsiz olduğunu, taraflarınca bildirilen savcılık dosyalarının bekletici mesele yapılmadığını, 03.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, "uyuşmazlık konusu faturaların davalı şirketin muhasebe kayıtlarında bulunup bulunmadığı tespit edilemedi" denildiğini, söz konusu faturalara ilişkin olarak müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında hiçbir kayıt bulunamadığını, şirketin ticari defterlerinin müvekkil şirketin yurtdışına kaçan şirket sahipleri tarafından uzaktan bağlanılarak silindiğini, mahkemece sadece defterler üzerinde eksik inceleme yapıldığını, başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın, defterlerin silindiğine dair gerekli deliller toplanmaksızın karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verildiği, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından BA formlarının Vergi Dairesine bildirildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemede 2015 yılı içerisinde davalı için düzenlenen faturaların sahte olmadığı, alım-satıma konu edilerek fiziki satımının yapıldığının tespit edildiği, 2016 yılı defterleri bulunmadığından inceleme yapılamadığı, uyuşmazlık konusu fatura bedellerinin 2015 yılı içerisinde davalı tarafça ödenmediği hususlarına yer verildiği, davalı tarafından davacıya 2016 yılı içerisinde çekle yapıldığı bildirilen ödemelere ilişkin 2016 yılı defterleri incelenememişse de, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu başkanlığının düzenlediği raporun 80. sayfasında, Şubat/2016 döneminde 1.339.752,20 TL tutarında iki adet çek verildiği ve çeklerin tahsil edildiği tespitine yer verildiği, davalı vekili takibe konu çeklerin muvazaalı olarak düzenlenerek hakkında Fetö soruşturması açılan davalı şirket ile davacı arasında gerçeğe aykırı alacak-borç oluşturulduğunu, takibe konu faturaların naylon fatura olduğunu iddia etmişse de; takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın da Vergi Dairesine bu faturaya ilişkin mal alımına dair BA-BS formunu verdikleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca yapılan denetim ve düzenlenen müfettiş raporunda faturaların naylon fatura olmadığı tespitinin yapıldığı, davalının fatura bedelini ödediğine dair bir savunmasının bulunmadığı, 2016 yılı defterlerinin Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderildiği, ancak gönderilen bez torba içerisinde kayıtların bulunmadığının bildirildiği ve Vergi Dairesi müfettiş raporunda da davalı tarafından davacıya 2 adet çek ile toplam1.339.752,20 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklı alacağının olduğu, davalının, alacağın muvazaalı olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, davalının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazları yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!