WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1950 E.  ,  2024/4835 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/95 E., 2019/368 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı düzenlenen faturaların bir kısmı için davalı tarafça ödemeler yapıldığını, ödenmeyen kısmın ise takip ve dava konusu yapıldığını, davalının kısmi ödeme ile taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini ileri sürerek, davalının Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2015/20242 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itiraz ettikleri takibin davacı şirketin müvekkiline göndermiş bulunduğu ilaçların bedeli olarak açılmışsa da ilaçların bir kısmının iade edildiğini, bir bölümünün ise bozuk çıkması nedeni ile gümrükçe el konularak imha edildiğini, bu bağlamda da taraflar arasında açık hesap usulü yapılan ticarete dayalı olarak müvekkilinin borcunun fazlasıyla ödendiğini, hatta müvekkilinin davacıdan alacaklı duruma geldiğini, buna rağmen davacı şirketçe müvekkili aleyhine tamamen kötü niyetle dava konusu takibin başlatıldığını, davacı şirket yetkilisi ... ile yapılan görüşme neticesinde ekte sundukları 06.09.2013 tarih A-183734 Seri numaralı 56.315,59 TL bedelli iade faturasından da Sflt-1 Elecsys Cobas E ve Kit’i isimli ilacın hatalı olarak gönderilmiş olması nedeni ile iade edildiğinin anlaşılacağını, ancak adı geçenin, müvekkiline bunu iade etmemelerini, bu rakam kadar miktarın iskonto edileceğini bildirdiğini, fakat bu bedelin cari hesaptan düşülmediğini, ayrıca müvekkilinin davacı firmadan 13 Haziran 2013 Tarihli 602584 Fatura numaralı faturayla ELECSYS 2010 Model 1272-21 numaralı cihazı ve 3 Temmuz 2013 Tarihli 602832 Fatura numaralı COBAS E -411 Model cihazı toplam 25.000,00 TL’ye satın aldığını, fakat cihazların ana kartlarında arıza olduğunun müvekkilce tespit edilerek iade edilmek istenildiğini, toplam satış bedelinden sadece 7.000,00 TL’yi iade olarak kabul ettiklerini, iade olarak kabul edilmeyen 18.000,00 TL’lik kısmın ise alacak olarak müvekkilden işbu davaya konu icra takibi yoluyla istenildiğini, davacı şirketin haksız olduğunu, zira 56.315,59 TL+44.754,81 TL+56.000,00 TL=157.070,40 TL'nin cari hesaptan düşülmesi gereken miktar olduğunu, buna göre 7.452,04 TL borcun bulunduğunu, dolayısıyla tahsil edilip çeki iade edilmeyen 96.000,00 TL de düşüldüğünde 88.548.00 TL alacaklı duruma geçtiklerini, kısacası dava konusu olabilecek durumun henüz olmadığını, bu nedenle ortada icra takibine konu olabilecek ve işbu davanın da konusu olabilecek bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını, zira ortada likit, net bir alacak olmaksızın bu konuda gerekli ihtarname vs. gibi yasal bildirimler yapılmadan ve gereken mutabakat sağlanmadan işbu takibin de davanın da açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün 2015/20242 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 164.522,44 TL üzerinden %20 inkâr tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı şirket yetkilisi ...'ye yapılan görüşme neticesinde cevap dilekçesi ekinde sundukları 56.315,59 TL bedelli iade faturasındaki ürünlerin iadesi yoluna gidildiğini, ancak adı geçenin müvekkiline ürünlerin iade edilmemesini, bu rakam kadar miktarın iskonto edileceğini söylediğini, fakat bu bedelin cari hesaptan düşülmediğini, öncelikle 56.315,59 TL değerindeki sağlık ürünlerinin iade olarak kabul edilmemesinin doğru olmadığını, müvekkile satılan sağlık ürünlerinden bir kısmının Irak'a ...Hospital isimli hastaneye gönderildiğini, ilaçlar için uygun ortamın sağlandığını, hastaneye ulaştırılan ilaçların bozuk olduğunun tespit edildiğini ve iade olarak gönderildiğini, davacı şirketten o günkü kur üzerinden 44.754,81 TL bedel karşılığında alınan bu ilaçların Atatürk Havalimanda imha edildiğini, malzemelerin fiyat toplamının 19.070,00 USD olduğunu, buna ilişkin gümrük giriş beyannamesinin de bulunduğunu, bu bozuk ürün bedeli yine cari hesaptan düşülmediğini, yine davacının 96.000,00 TL'lik çek için de erken ödeme talebinde bulunduğunu, dosyaya sunulan banka dökümü ile 3 ayrı havale yapılarak çek bedelinin ödenmesine rağmen çeklerin taraflarına iade edilmediğini, davacı şirket başlatmış olduğu takipte ve açmış bulunduğu işbu davada haksız olduğunu, zira 56.315,59 TL + 44.754,81 TL + 56.000 TL + 10.000 TL= 167.070,40 cari hesaptan düşülmesi gereken miktar olduğunu, buna göre müvekkilinin davacıdan 2.547,96 TL alacaklı olduğunu, meblağa tahsil edilip çeki iade edilmeyen 96.000,00 TL eklendiğinde müvekkilinin davacıdan 98.547,96 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, ortada icraya konu bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını, ortada likit, net bir alacak olmaksızın bu konuda gerekli ihtarname vs. gibi yasal bildirimler yapılmaksızın gereken mutabakat sağlanmadan işbu takibinde davanın da açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer yandan müvekkiline borç olarak yükletilen meblağlar arasında müvekkili adına kesilen faturalarda başka kişilere gönderilen sağlık ürünlerinin bedellerinin de bulunduğunu, fakat müvekkilinin imzası bulunmadığından bu faturaları da bu faturalara istinaden yükletilen borçları da kabul etmediklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak tüm taleplerinin reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 169.522,44 TL borçlu olduğu, davalının davacının gönderdiği bir kısım ilaçların iade edildiğini, bir bölümünün de bozuk çıkması nedeni ile gümrükçe el konularak imha edildiğini iddia etmiş ise de iade faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olmaması yanı sıra iade faturasındaki malların cari hesaptan düşüleceğine dair anlaşma yaptıkları iddiasını da ispat edemediği, gümrükçe el konularak imha edildiği iddia edilen ilaçlarla ilgili de süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair bir delil olmadığı gibi, imha edilen ilaçların davacı tarafından davalıya satılan ilaçlar olduğuna dair bir delil de olmadığı, defter kayıtlarına geçmeyen bir kısım ödeme yaptığı iddiasını da davalının ispat edemediği, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 169.522,44 TL borçlu olduğu yönündeki kaydın davalıyı bağladığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fatura alacağından doğan cari hesap bakiyesi olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden yana yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.