11. Hukuk Dairesi 2023/1938 E. , 2024/4670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/987 Esas, 2022/1185 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/238 E., 2020/176 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı Şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, davalıların genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine ilamsız icra takibine girişildiğini, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu kredi borçlarını yaşamış oldukları ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödeyemediklerini, davacı bankanın bunun üzerine müvekkillerine karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıp ipotekli taşınmazı alacağına mahsuben satın aldığını ve böylece tüm alacağını tahsil ettiğini, davacının kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat yapmak amacıyla davaya konu takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı üçüncü kişinin, davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere adına tescilli taşınmazı davacı banka lehine 400.00,00 TL bedelle ipotek ettirdiği, davacı bankanın işbu davaya da konu olan aynı alacak için asıl borçlu lehine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca iş bu davaya konu borcun ipotek tutarından daha az olduğu, alacağın ipotek ile karşılanmasının mümkün olduğunun açıkça belli olduğu, bu nedenle davacının davalı asıl borçlu Şirket hakkında başlattığı ilamsız icra takibinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca haksız olduğu, davacının davalı kefil hakkında takip yapmasında ise bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı Şirket hakkındaki davanın reddine, davalı Şahıs hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile davalı Şahsın takibe vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 121.707,92 TL asıl alacak, 7.052,57 TL işlemiş faiz, 83,27 TL BSMV ve 288,91 TL masraf olmak üzere toplam 129.132,67 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı-borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı davalılardan ... Yapı İnş. Nak. Ltd. Şti. nin kullandığı KGF teminatlı ticari kredi olup, diğer davalı ...'un da, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, dava konusu kredinin süresinde ödenmemesi nedeniyle 330.968,17 TL bedelli hesap kat ihtarnamesi gönderildiği ve tebliğ edildiğini, borçluların ihtarnameye, faize ve borç bakiyesine itiraz etmediklerini, davalı ... yönünden verilen kararın, bilirkişinin hesaplama hatasından kaynaklanan fark dışında, hukuka uygun olduğunu, takip talebinde ve ihtarnamede yer alan asıl alacak 122.002,53 TL iken, yerel mahkemece bilirkişi raporuna göre 121.707,92 TL hesaplama yapıldığını, bu farkın mahkemece düzeltilebileceğini, davalı şirket yönünden 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesine aykırılık bulunmadığını, yasanın tanıdığı bir istisna söz konusu olduğunu, borçlu şirketin ihatarnamede yer alan diğer riskleri dikkate alındığında alacağın tahsili için teminat yeterli olmayıp, ilamsız takibe ihtiyaç bulunduğunu, kaldı ki, itirazın iptali istenen ve diğer risklerden bağımsız olarak icra takibine konulan kredinin KGF (=Kredi Garanti Fonu) teminatlı olduğunu, KGF teminatlı kredilerin kamusal yönü de söz konusu olup, (Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı yönetiminde) alacaklı Bankanın inisiyatifinde bir durum bulunmadığını, borçlular (asıl borçlu ve kefili) hakkında takip başlatılması, takip talebi ve ödeme emrinin onaylı örneklerinin KGF'na teslim edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan Yargıtay kararlarının da açıklamaları desteklediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 45 ve 67 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!