11. Hukuk Dairesi 2023/1837 E. , 2024/4188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1440 Esas, 2023/83 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/635 E., 2019/918 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ..... Elden dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette azlık pay sahibi olduklarını, davalı Şirketin 17.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplansının 6 numaralı gündem maddesinde alınan sadece hissedar olan bazı yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımına ilişkin karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin verilen izinlere dair 10 numaralı gündem maddesinde alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına ilişkin 6 numaralı kararın aslında örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunu, dolaylı yoldan davalı şirkette pay sahibi olan şahıslara imtiyaz yaratılmış olduğunu, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı madde kapsamında verilen izinlere ilişkin kararın oy hakkından yoksunluk hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle iptali gerektiğini ileri sürerek 17.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında 6 ve 10 sayılı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olup dava konusu edilen hususların genel kurulun takdirinde olduğunu, alınan kararlarda nisap ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda oydan yoksunluk kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli nisaba ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımından yönetim kurulu üyesi... yönünden alınan kararda gerekli nisaplara ulaşıldığı ve söz konusu kararın iptaline ilişkin kanuna, anasözleşmeye ve eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmadığından buna yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un oydan yoksunluğa ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ... Holding ve ... Holding'in de oydan yoksun olmasına rağmen, davalı şirketin genel kurulunda oy kullanmış olmalarının kanuna aykırılık oluşturduğunu, davalı şirketin fiilen hakim ortağı konumunda olan ... Holding ile ... Holding adına dava konusu genel kurulda 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde belirtilen izin ve yetkilerin anılan yönetim kurulu üyelerine verilmesi yönünde oy kullanıldığını, ... ve...'nin doğrudan şirketin hissedarı ve davalı şirketin hakim durumundaki pay sahibi olan ... Holding ile ... Holding'in de hakim ortakları olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin %66,66 oranla en büyük hissedarı olan ... Grubu ve ... Grubu'nun hakim ortakları konumunda olduklarını, bu hususların göz önünde bulundurulmadığını, bu iki şahsın aynı zamanda kardeş olduklarını ve davalı şirketin yönetiminde birlikte hareket ettiklerini, ... yönünden yalnızca ... Holding'in değil, ... ile ... Holding'in de bu izinlerin...'ye verilmesinde aynı doğrultuda hareket ederek oy kullandıkları ve izin verilmesine ilişkin kararın alınmasında rol oynadıklarını, izinlerin verilmesine ilişkin kararın... yönünden de iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın anılan yönden kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda oydan yoksunluk halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket esas sözleşmesine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç payının tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun münhasır takdir yetkisinde olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, söz konusu ödemelerin eşit işlem ilkesine uygun olduğunu, söz konusu ödeme Şirkete sağladıkları katkı dolayısıyla yapılan bir ödeme olup, ... ve...'nin pay sahibi olması nedeniyle kendilerine yapılan bir ödeme, paya tanınan bir hak, imtiyaz olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile şirketin 2016 yılı net karı tespit edilip kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra 1. temettü dağıtılması, kalan karın %10'u tutarındaki 2.361.424,00 TL'nin icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması, kalan 21.252.818,00 TL'nin olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına karar verildiği, davalı şirketin sermayesi 1.003.450.000,00 TL olup ödenmiş sermayesinin 968.432.059,85 TL olduğu, buna göre kazanç payı dağıtılabilmesi için kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra pay sahiplerine dağıtılması gereken kar payı tutarının 48.421.602,99 TL olduğu, genel kurul tarafından 48.421.603,00 TL'nin 1. temettü olarak dağıtılmasına karar verilmiş olup kanuni yedek akçe ve 1. temettüden sonra kalanın %10'unun kazanç payı olarak ayrılmasında Kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığı, ayrılan kazanç payı Kanun ve esas sözleşmeyle izin verilen miktarda olması nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olarak kazanç payı ayrıldığının veya örtülü kazanç aktarımı bulunduğunun kabul edilemeyeceği, kazanç payının icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verilmesinin eşitlik ilkesini ihlal etmediği, bu nedenle genel kurulun kazanç payı dağıtımına ilişkin 6 no.lu kararı yönünden iptal sebebi bulunmadığı nazara alınarak iptal isteminin reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece genel kurulun kazanç payı dağıtılmasına ilişkin 6 no.lu kararın iptaline karar verilmesinin isabetli olmadığı, 10. madde yönünden yapılan oylamada davacı tarafın toplam 33.448.333.997 adet olumsuz oyuna karşılık pay sahipleri ... ve ... Holding'in toplam 66.896.491.324 olumlu oyu ile 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerindeki izin ve yetkilerin verilmesine karar verildiği, diğer pay sahiplerinin bu oylamada oy kullanmadığı, davalı şirkete 33.448.333.231 adet pay ile ortak olan ... Holding A.Ş.'yi genel kurulda yönetim kurulu üyesi..., 33.448.158.093 adet pay ile ortak olan ... Holding A.Ş.'yi genel kurulda yönetim kurulu üyesi ...'nin temsil ettiği, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca gerekli izin ve yetkilerin verilmesinde pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait paylardan doğan oy hakkından yoksun olup temsil edilen şirketler bakımından herhangi bir oy yoksunluğu bulunmadığı, yapılan oylamanın yönetim kurulu üyesi olmayan pay sahipleri ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin kişisel nitelikte bir işine ilişkin olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca verilen izin ve yetkiler yönünden bu kararın ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ve ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe ilişkin olmaması nedeniyle bu şirketlerin herhangi bir oy yoksunluğunun bulunmadığı, iptal istemine konu genel kurul kararı yönünden oy yoksunluğu bulunmayan dava dışı ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin genel kurulda kendisini oy yoksunluğu bulunan ...ve ... ile temsil ettirmesine de herhangi bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki iddialarını tekrar ederek dava konusu kararların Kanun'a, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu genel kurul kararlarının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 394, 395, 396, 436, 445, 446, 511 inci ve diğer ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!