11. Hukuk Dairesi 2023/181 E. , 2024/3966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1747 Esas, 2022/1791 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 Esas-2022/339Karar
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ilamın gereğini yerine getirmediğini, kanunsuzluklara devam edilerek haksız tahsilat yapıldığını ve bu tahsilatı da 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ncı maddesi gereği icra dosyasına iadesi hakkındaki kesin hükümlere rağmen icra dosyasına yasal faizleri ile iade edilmediğini, icra dosyasında ilamın icrasında, yasal olarak yer alan haklarının yerine getirilmesi konusunda sürekli ihtilaf çıktığını, icra mahkemelerince icra dosyasında yer alan kesinleşmiş ilamdaki teslimi gereken makine konusunda taraflar arasında ki ihtilaf giderilememiş olması ve ihtilafın yaklaşık on yıl olmasına rağmen giderilmemiş olması nedeniyle adil yargılama yapılmasını, adaletin sağlanmasını hakklarının ortadan kalkmamasını kendilerine teslim edilmesi gereken çalışan makineden başka bir şey teslim edilmeye çalışıldığını, hak kaybına uğranması ve de kanunsuz yapılmış tahsilatın kesin hükümler gereği yasal faizleri ile beraber icra dosyasına iade edilebilmesi ve de zararımızın kalmaması için mevcut yasal hukuki duruma uygun olarak ilamın icrasının sağlanabilmesinin temini bakımından ilamlı icranın konusu olan mahkeme kararı ve bu kararın dayanağı olan tespit dosyası esas alınarak davalı tarafından yediemine teslim edilen şeyin gerek tespit dosyasında ve gerekse kararda yer alan davalının iş yerine kurulup 2003 yılı üretime alınan, 3 yıl kullanıldıktan sonra çalışmasında ve çalışma prensiplerinde proplem olup olmadığının tespit edildiğini, ancak verimli çalışmadığı, yetersiz olduğu, bu nedenle ayıplı olduğuna karar verilen makinenin , hüküm gereği ön şart olarak icra dosyasına esasen icra dosyasından gösterilmiş olan yere teslim edilmiş olup olmadığı, bu teslim edilen şeyin ilamda kesin hükümde yer alan makine olup olmadığının tespit edilmesi ile bizden kanunsuz yapılan tahsilatın kesin hükümler gereği yasal faizler ile birlikte icra dosyasına iadesinin yapılıp yapılmadığının tespiti için hak kaybına uğramaları, zarar görmemeleri bakımından, hakların korunmasının sağlanması için işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, ilamın icrasında ihtilaf çıktığı, geçen 10 yıl içinde taraflar arasında bir türlü ihtilafın son bulmadığı, adaletin sağlanmadığı, icra hukuk mahkemesinden verilen kararların ve değişik iş dosyasından verilen kararların bağlayıcı olmadığı da dikkate alındığında Anayasanın 36, 141 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 30 ve 106 ncı maddeleri gereği taraflar arasındaki güvensizliğin, endişenin giderilmesi, adaletin sağlanması bakımından ikame olunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep sonucunu yeterince açık olmadığını, davaya konu ilamda belirtilen makine ile yediemine teslim edilen makinenin aynı makine olup olmadığının ve borçlunun icra dosyasına yaptığı ödemelerin faiziyle birlikte tesliminin tespitinin istendiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2020/258640 Esas sayılı dosyasında davalının alacağının dava açıltığı tarih itibariyle 152.130,00 TL olduğunu, davacının eksik harç yatırıldığını, tamamlatılması gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, davanın menfi tespit davası olduğunu, dava ile borçlu para alacağının hiç doğmadığını ya da sonradan sonar erdiğini iddia ederek bu durumunun tespitin talep ettiğini, sözleşmenin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu iddia ettiğini, ancak borçlu olmadığının tespitinin talep edilmediğini, ilama dayalı makinenin teslim edilip edilmediğinin tespitini talep ettiğini, işbu talebin takip hukukuna ilişkin olduğunu, genel mahkemede dava açmasını gerektirecek bir durum olmadığını, davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının icra dosyasında yer alan ve tespit yaptırılan makinenin ilama konu makine olmadığı iddiasının yerinde olmadığını, alınan bilirkişi raporların ile yediemine konu makinenin ilama konu makine olduğunu, davacının makinenin teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını, 2012 yılından bu zamana kadar malın eksiksiz ve tam olarak davacı şirkete tezlim edilmek istenmesine rağmen davacı şirketin haksız yere teslim almaktan kaçınması nedeniyle malın haksız yere teslim alınmadığını, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/38 D.iş. sayılı dosyası ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6. Hukuk Dairesi'nin 2020/192 Esas sayılı ilamıyla tevdi mahalli tayininin kesin hükümle karara bağlandığını, makinenin ihtilafsız teslim edildiğinin mahkeme kararıyla gerçekleştiğini, davacı tarafın beyanlarına itibar edilmemesini talep ettiklerini, davacının iddialarının somut gerçeklikle uyuşmadığını, ilama dayalı takipte borçlu olmadığının tespiti isteminde hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de tarafları, konusu, dava sebebi aynı olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/471 Esas, 2018/847 Karar sayılı dosyası kapsamında bozma sonrası yargılama yapıldığı, bozmaya uygun karar verildiği, kararın kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve hükme bağlanmış olmamasının dava şartlarından olduğu gözetildiğinde davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği bir an için düşünülse de Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2018 tarih, 2018/471 Esas, 2018/847 Karar sayılı kararın davanın esasına ilişkin olmadığı, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair bir karar olması nedeniyle eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve sırf bu sebeple davanın usulden reddine karar verilemeyeceği, davanın diğer dava şartları bakımından ve daha önce yapılan yargılama sonucu davanın usulden reddine karar verilmesine gerekçe oluşturan "hukuki yarar" dava şartı bakımından değerlendirilmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinde menfi tespit davası, özel bir dava türü olduğu ve bu davada öncelikle anılan hükmünün geçerli olduğu, Yargıtay bozma kararında belirtilen sebep ve gerekçeler çerçevesinde, davacının 2004 sayılı Kanun'un 40 ncı maddesi hükmüne dayalı olarak icranın eski hale iadesini talep edebileceğinden davacının dava açmakla korunmaya değer güncel bir hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesile davanın dava şartı yokluğundan nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davaya istirdat davası olarak devam etmesi gerekirken davayı açmakta menfaatlerinin olmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğundan kaldırılmasını, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yer alan yasal düzenleme gereği icra dosyasına kanuna aykırı olarak ödenmek zorunda kaldıkları paranın istirdatı için yasanın açık düzenlenmesi gereği davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, her türlü harç masraf ve ücretin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, mahkemece dosyası arasına getirtilen ve taraflar arasında görülen önceki dava dosyaları, somut olayda uyuşmazlık konusu işin esasına yönelik olarak icranın eski hale iadesinin talep edilmesinin yeterli olacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takipten sonra açılmış davacı takip borçlusunun, davalı takip alacaklısına Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/258640 Esas sayılı dosya kapsamında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 40 ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda uyuşmazlık konusu bakımından 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı ve 361 inci maddeleri hükmü uygulanamaz ve bu gerekçe ile ret kararı doğru değil ise de davacının iddiaları Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.03.2012 tarih, 2010/227 Esas ve 2012/173 Karar sayılı gerekçeli kararının icrası ile ilgili olup, dava konusu taleplerin işbu menfi tespit davasında ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığı gibi hükmün icrasıyla ilgili olduğundan icra mahkemelerince çözümlenecek olmasına göre, verilen hukuki yarar yokluğundan ret kararı bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru olmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!