WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1807 E.  ,  2024/3508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/1131 Esas, 2022/960 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1658 E., 2018/350 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ... ...'nin davalı şirketin ortakları olduklarını, bu ortakların dışında ... ...'nin yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk hissedarı olduğunu, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin de davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin büyük hissedarı olan ... ...'nin davalı şirketin ilk kurucu ve hakim ortağı olan İskender ...'nin ölümünden sonra çeşitli hisse oyunları ile kendi dışında diğer hissedarların sermayelerini azaltarak kendi sermayesini artırma çabası içerisine girdiğini, rekabet yasağını kaldırmak ve ortaklara elde edilen kârdan ödeme yapmamak için kararlar alarak davacıları mağdur ettiğini, Kıbrıs menşeli Cleveland Off Shore bankasının da muris ... ...'ye ait olması nedeniyle bu bankadan yüksek miktarda kredi çekerek şirketi kağıt üzerinde borçlandırdığını, çeşitli banka oyunları ile üzerine geçirdiği nakit paraları istediği gibi kullanarak şirketin sermaye artışlarında kendine imkanlar sağladığını, şirketin sürekli kâr etmesine rağmen Türk Vergi Sistemi ve maliye işlemlerinin işverenlere getirdiği kolaylıklardan yararlanarak ve sistemin açıklarını da kullanarak şirketin elde etmiş olduğu kârlardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalanını da dağıtmayarak devamlı olağanüstü yedek akçe olarak şirket kasasında bıraktığını, oysa kâr payı almanın Ticaret Kanunu Hükümlerine göre kazanılmış bir hak olduğunu, yıllar boyunca kâr payının yedek akçeye ayrılmasının pay sahiplerinin haklarını zedelediğini, 01.08.2014 tarihli genel kurulda davalı şirkette en fazla sermaye payı olan ... ...'nin kendi menfaatlerini gerçekleştirmek için rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin karar aldığını, yasağı kaldıran izin kararının Türk Ticaret Kanunu'nun objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurul kararlarının şirketin hakim ortağı olan ... ... ve yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyu ile alındığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' un (6102 sayılı Kanun) 436 ncı ve devamı maddelerine göre yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamada oy kullanamayacağını, bu nedenlerle alınan kararların yok hükmünde olduğunu ve kararların tamamen kötü niyetli olarak alındığından iyi niyet kaidelerine, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı bulunması nedeniyle, 01.08.2014 tarihinde yapılan genel kurulda alınmış bulunan kâr payı dağıtılmaması, rekabet yasağının kaldırılması, kâr-zarar tablosunun kabulü, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 01.08.2014 tarihli genel kurul toplantısının şirket merkezinde yapıldığını, toplantıya tüm ortakların katıldığını, idare meclisinin şirket işlerini kanun ve esas sözleşmenin hükümleri çerçevesinde yürüttüğünü, davacı tarafın uyuşmazlık kapsamı dışında kalan davalının bankacılık vs. gibi diğer ticari işlemlerine dair asılsız iddialarının değerlendirmeye tabi tutulmamasının gerektiğini, genel kurul divanının ortakların oy birliği ile karara bağlanarak oluşturulduğunu, verilen yetkilerin oy çokluğu ile yasa ve içtihatlara uygun şekilde karara bağlandığını, yine alınan kararların oy çokluğu ile usul ve yasaya uygun olarak alındığını, bu nedenle iptal istemlerinin mesnetsiz olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesine göre bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 523 üncü maddesinin ikinci bendine göre şirketin devamlı inkişafını temin amacıyla bakiye kârın yedek akçeye ayrılmasının mümkün olduğunu, dava konusu olayda da şirketin devamlı inkişafı dışında başka bir amacın bulunmadığını, bu hususun faaliyet raporunda açıkça belirtildiğini, 01.08.2014 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin şirketle muamele yapması ve rekabet yasağı ile ilgili alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 396 ncı maddesi gereği uyarınca oy çokluğu ile alındığını, alınan kararın hukuka uygun olduğunu, davacının davalı aleyhine açmış olduğu İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/697 E. sayılı genel kurul kararının iptali konulu davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, şirketle ortak arasındaki şahsi bir iş için yetki verilmesi konusunun genel kurulun takdirinde olduğunu, bu hususun objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve keyfi bir karar olduğu gerekçesi ile iptali gerektiğinin ileri sürülemeyeceğini, davalı şirketin çoğunluk payının şirket yetkilisi ... ...'ye ait olduğunu, şirketin zarar etmesi halinde en büyük zararın yine ... ...'nin göreceğini, bu nedenle şirkete zarara uğratmak iddiasının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu savunarak usule ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu (4) nolu genel kurul kararının iptali isteminin genel kurulda gündemin 4 üncü maddesinde "bilanço ve kâr-zarar hesapları" okunduğunun görüldüğü ve kabul edildiği, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ise sadece kâr-zarar tablosunun kabulüne ait kararın iptalinin talep edildiği, bilançonun kabulüne ilişkin kararın, iptalinin talep edilmediği, toplantı tutanağında bilanço ve kâr-zarar hesaplarının genel kurulda okunduğu, görüşüldüğü ve oy çokluğu ile kabul edildiğinin yazılı bulunduğu, toplantı zaptına göre genel kurula katılan davacıların hangi hesabın yanlış olduğuna dair beyanda bulunarak bir açıklama istemedikleri, dava dilekçesinde de hangi hesabı doğru bulmadıklarını belirtmedikleri, iptalini talep ettikleri kâr-zarar hesabı davalı şirketin kestiği faturalara, satın aldıkları mal faturalarına ve finansman masrafları ile faaliyet giderlerine göre düzenlendiği, genel kurulda kâr-zarar hesabı okunduğu ve görüşüldüğüne göre davacıların, varsa bunların hangilerinin yanlış olduğunu belirtmeleri ve açıklama istemelerinin gerektiği, bu yol izlenmeden genel bir itirazın yapılacak incelemenin derinleştirmesini de zorlaştırdığı, buna rağmen kayıtlara bağlı kalınarak yapılan incelemede kâr-zarar hesabının iptalini gerektirecek bir olgunun saptanmadığı gerekçesiyle genel kurulun bu kararının, esas sözleşmeye, kanuna ve iyiniyet kurallarına kanuna aykırı bulunmadığı; dava konusu (5) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ile yönetim kurulu üyesinin hakim ortağı olduğu ve davalı şirkette 1.500.000,00 TL payı bulunan ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyları ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci bendine göre yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy hakkından yoksun bulunduğu gerekçesiyle alınan kararın, kanuni karar yeter sayısına ulaşmadığı için iptali şartlarının oluşmuş olduğu; dava konusu (6) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise davalı şirketin, 2010, 2011, 2012 yılı bilançosu, kurumlar vergi beyannameleri ve ekleri YMM raporu, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu ile şirket tarafından görevlendirilen bağımsız denetim şirketinin raporunun dosyada bulunduğu, bu nedenle, 2013 yılı kâr-zarar cetveli ile 2013 yılı bilançosu hakkında kanuna uygun tutulup tutulmadığı, dürüst resim ilkesine uyulup uyulmadığı konusunda bir sonuca varılamadığı, davalı şirketin 2013 yılı bilançosunun kanuna uygun düzenlendiği kabul edilirse, bu bilançoya göre davalı şirketin geçen yıllardan gelen zararlarının bulunduğu, davalı şirket dönem kârı ile bu zararları mahsup etmedikçe ayrılması zorunlu olan yedek akçe ile pay sahiplerine dağıtılması zorunlu olan %5 kâr payını dağıtamayacağı, oysa genel kurulda dönem kârında bu dağıtımların yapılmamasına karar verildiği, öte yandan bilançonun gerçeği yansıtmadığı ihtimalinde de aynı sonuca ulaşılacağını, davalı şirketin geçmiş yıllar zararları, dönem kârından çok fazla olduğunu ve şirketin kâr payı dağıtacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle genel kurulun bu kararının, esas sözleşmeye, kanuna ve iyiniyet kurallarına kanuna aykırı bulunmadığı; dava konusu (9) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğince izin verilmesine yönelik kararın şirketle işlem yapma izni veren ve rekabet yasağını kaldıran bu kararın, pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ile yönetim kurulu üyesinin hakim ortağı olduğu ve davalı şirkette 1.500.000,00 TL payı bulunan ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyları ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesinin oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar ortak ve şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci bendi dikkate alındığında, kararın kanuni karar yeter sayısına ulaşmadığı için iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan (5) ve (9) nolu kararların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul sırasında bilançodaki hesaplara itirazda bulunulmaması ve dava dilekçesinde dava konusu yapılmaması ile aslında 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü madde uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunun doğduğunu, davalı şirketin pay yapısı göz önüne alındığında çoğunluk hissedarı ve yönetim kurulu başkanı ... ... ve ... Elektrik Üretim A.Ş’nin yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacağı kabulünde açıklandığı üzere davacılar tarafından bu durumun sürekli suiistimal edilerek ibra kararı alınmasının imkansız hale getirileceğini, yönetim kurulu üyelerinin hukuki konumu şirketi vekâlet akdi çerçevesinde ortakların menfaatine olacak şekilde yönetmek olup, hakim paydaş olan yönetim kurulu üyelerinin şirket menfaatine aykırı davranacağını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu sebeple zaten mahkeme kararıyla da sabit olduğu üzere mali olarak herhangi bir hukuka aykırılık görülmeyen yönetim kurulu işlemlerinde, sorumluluğu bulunmayan yönetim kurulunun ibrası maddesinin iptalinin sadece davacıların zarar verme kastına uygun bir sonuç doğuracağını, bu sebeple bir şirketin var olma amacı ve ticari hayatın gereklilikleri düşünülerek iddialarını somutlaştıramayan paydaşların iptal taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, iptal edilen 9 numaralı kararla ise ortaklara 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma izni verilmiş olup rekabet yasağının kaldırılmasının kararlaştırıldığını, fakat benzer bir davada mahkemece bu karar kişisel nitelikte bulunduğundan 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi uyarınca pay sahibinin kendisinin ve davacı olan annesi ve kız kardeşinin oy kullanamayacağına hükmedildiğini, ilgili genel kurul kararının yine kanunun gerekçesi ve ticari hayatın gereklilikleri dikkate alınarak somut olaya uygulanabilirliğine bakılması gerektiğini, müvekkili şirketin paydaş yapısına bakıldığında rekabet yasağının kaldırılması hükmünün 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi kapsamında değerlendirilirse, aile şirketi özelliği taşıdığından kişisel nitelikteki hiçbir kararda paydaşların oy kullanamayacaklarını, rekabet yasağı düzenlemelerinin kişilerin sıfatları nedeniyle öğrendikleri bilgileri şirket aleyhine kullanarak kendileri veya üçüncü kişilere yarar sağlamalarını, menfaatlerin çatışması halinde kendi menfaatlerini şirket menfaatlerine tercih etmelerini ve böylece şirkete zarar vermelerini önlenmeye yönelik düzenlemeler olduğunu, açıklandığı üzere davalı şirketin paydaş yapısı ve davacıların tavrı düşünülürse kararların iptal edilebilir bulunması halinde şirketin karar organlarının işleyemeyeceği ve aktif hizmet gösteremeyeceğini, bu genel kurul kararlarının iptalinde davacının güncel bir hukuki yararının bulunmadığını, güncel bir hukuki yararı bulunmayan davacının iptal ettirdiği kararlar sonucunda şirketin ticari ilişkide bulunduğu 3. kişilerin yararlarının da gözetilmesi gerektiğini, 3. kişilerin de müvekkili şirketlerin genel kurul kararlarının iptal edilmesi sonucunda menfaatlerinin tehlikeye girdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa gelen uyuşmazlığın temelde davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 9 nolu kararların iptali sebebinin bulunup bulunmadığı olduğu, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 1874.997 olumsuz oya karşılık, 38125.003 olumlu oy ile yönetim kurulu üyeleri ibra edildiği, oylamada tek başına yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan ... ... de oy kullandığı, davacı paydaşlar, yönetim kurulu üyesinin annesi ve kardeşi olduğu, ibra oylamasındaki oydan yoksunluk pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler yönünden geçerli olduğu, yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabileceği, davalı şirketin, dava konusu genel kurula ilişkin hazirun listesine göre, ... ...'nin oy adedi 36.625.003, ...'nin oy adedi 1.124.997, ... ...'nin oy adedi 750.000 ve ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oy adedi 1.500.000 olduğu, buna göre yönetim kurulu üyesi ... ...'nin yönetim kurulu üyelerinin ibrası için kullandığı olumlu oy kullanılmamış sayıldığında, geriye tüzel kişi ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacıların 1.874.997 olumsuz oyu kaldığından ibra için karar nisabı olan oy çoğunluğu sağlanamadığı, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin ayrı bir oylama yapılmış olması karşısında bilançonun onaylanmasının ibra sonucunu doğurmayacağı, zira genel kurul tarafından ayrıca ve açıkça ibraya ilişkin bir karar alındığına göre, bilançonun onaylanmasının ibra sonucu doğurmayacağı hususunda karardan açıklık bulunmadığından mahkemece 5 nolu kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ise yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin olduğu,Yönetim kurulu üyesi ... ...'nin ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin hakim hissedarı olması da, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oydan yoksun olması gereken bir sebep olmadığı, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplamada red oyu kullanan ...'nin oyları ile kabul oyu kullanan ... ...'nin oyları nazara alınamayacağına göre geriye tüzel kişi ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacı ...'nin 1.124.997 olumsuz oyu kaldığı, yönetim kurulu üyesi ... ...'ye yetki verilmesine ilişkin karar gerekli oy nisabı ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerine istinaden yönetim kuruluna yetki ve izin verilmesine ilişkin 9 nolu kararın iptalini gerektirecek başka bir durum da ispatlanamadığı, alınan 9 nolu kararda Kanuna aykırı bir yön bulunmadığı halde mahkemece 9 nolu kararın iptaline karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile genel kurulun 5 nolu kararının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,davalı şirketin 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kâr payı dağıtılmaması, rekabet yasağının kaldırılması, kâr-zarar tablosunun kabulü ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik kararların, şirket esas sözleşmesi, iyiniyet kuralları ve yasaya aykırı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava, anonim şirket genel kurul kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 374, 395,396, 409, 424, 436, 445 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.