11. Hukuk Dairesi 2023/1806 E. , 2024/4697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/13 Esas, 2020/196 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/520 E., 2018/459 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında mal satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, daha önce birçok kez mal alım satımı yapıldığını, anılan bu ticari ilişki devam ederken davalı şirket tarafından müvekkiline 18.04.2017 tarih ve BRP2017000004803 nolu ve 52.301,54 TL bedelli fatura gönderildiğini, ancak fatura konusu ürünlerin müvekkili şirket tarafından sipariş edilmemiş ve ayrıca teslim de alınmamış olduğunu, sevk irsaliyesinde imzası bulunan ...'nin müvekkilinin çalışanı ya da yetkilisi olmadığın, bu faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, davalı şirket söz konusu siparişin müvekkili tarafından verildiğini iddia etse de, daha sonra tarafların ticari kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu siparişin müvekkili tarafından verilmediğinin, davalının yanlışlık yaptığının anlaşıldığını, davalının bu fatura bedelini talep de etmediğini, müvekkilinin bu olaydan sonra geçmiş ticari ilişkilerden şüphelenerek davalının daha önce göndermiş olduğu ürünleri ve faturaları incelemeye başladığını, yapılan bu incelemede fatura konularından bazılarının talep edilen ürünler olmadığının, yanlış sipariş gönderildiğinin, buna karşılık 120.000,00 TL nakit ödeme yapıldığının ve bu ödemenin yanında fazladan olarak 140.000,00 TL bedelli, 15.06.2017 tarihli Odebank Mecidiyeköy İstanbul Şubesi bilgilerini haiz çekin müvekkilinin kasasından çıkmış olduğunun anlaşıldığını, davalı şirket tarafından gönderilen malların sipariş edilen ürünler olmadığını ileri sürerek öncelikle vadesi gelmemiş 140.000,00 TL bedelli, 15.06.2017 tarihli, Odeabank Mecidiyeköy İstanbul Şubesi bilgilerini haiz çekin ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin anılan 140.000,00 TL bedelli, 15.06.2017 tarihli, Odeabank Mecidiyeköy İstanbul şubesi bilgilerini haiz çek yönünden davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.04.2017, 18.04.2017 ve 19.04.2017 tarihli üç fatura ile toplam 395.524,24 TL'lik alış yaptığını, 11.04.2017 tarihli 260.483,93 TL bedelli fatura karşılığı davacının 120.000,00 TL nakit ödeme ve dava konusu 15.06.2017 tarihli çeki verdiğini, 18.04.2017 tarihli fatura içeriği malların sevk irsaliyesiyle ...'ye teslim edildiğini, davacının 18.04.2017 ve 19.04.2017 tarihli fatura bedellerini ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının dayandığı 18.04.2017 tarihli fatura defterinde kayıtlı olmasa da kendi defterine göre halen davalıya borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini, raporda taraf defterleri arasındaki farkın 18.04.2017 ve 19.04.2017 tarihli faturalardan kaynaklandığının tespit edildiğinin, davalı elinde bulunan 140.000,00 TL bedelli çekin doğrudan mal alımı karşılığında verildiğinin tespit edilmesine rağmen açık ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden davanın reddedildiğini belirtilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf defterlerindeki farkın 18.04.2017 tarihli 52.301,54 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davacı tarafından 18.04.2017 tarihli faturanın davalıya iade edildiği ve bu fatura içeriği malların teslim alınmadığı ileri sürülmesine rağmen teslime ilişkin irsaliyeye veya irsaliyedeki imzaya herhangi itirazda bulunulmadığı ve fatura iadesi ile birlikte irsaliye içeriği malları davalıya iade ettiğine ilişkin iddiasını ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmediği gibi taraf defterlerindeki farka neden olan 18.04.2017 tarihli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davalı tarafından düzenlenen ve davacı defterlerinde kayıtlı olan iki adet 11.04.2107 tarihli ve 19.04.2017 tarihli faturalar nedeniyle halen davalıya borcunun bulunması karşısında, her iki taraf defterinde cari hesapta ödeme olarak kayıtlı olan ancak ödenmediği anlaşılan dava konusu çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak müvekkilinin aşamalarda ...'nin müvekkilinin çalışanı veya yetkilisi olmadığını, bu fatura konusu malın teslim alınmadığının belirtildiğini, eksik incelemeyle hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini ileri sürdüğü kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla verildiği anlaşılan çek nedeniyle menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!