WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1778 E.  ,  2024/4258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/423 Esas, 2022/851 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ....ile davalı vekili Avukat ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak bir limited şirket kurma hususunda anlaşmalarını müteakip müvekkilinin 10.11.2015 tarihinde 150.000,00 TL’yi “Max Digital ortak” açıklaması ile ortaklık bedeli olarak davalıya gönderdiğini, Max Digital Baskı ve Reklamcılık Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 50.000,00 TL sermaye ile müvekkilinin 980 davalının 1020 pay sahipliğinde kurulduğunu, ancak davacının gönderdiği paranın şirket hesaplarına girmediğini, akıbetinin bilinmediğini, davalının müvekkilini aldattığını, davacıdan 150.000,00TL aldığı halde şirket sermayesini 50.000,00 TL olarak gösterdiğini, tarafların ortaklık ilişkisinin sonlandırılmasına, 150.000,00 TL’nin davacıya iadesine karar verildiğini, 24.02.2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkilinin hisselerini davalıya devrettiğini, davalının karşılığında toplam 29.000,00 TL iade ettiğini, ancak bakiye 121.000,00TL daha ödemesi gerektiğini, bu tutarın tahsili için başlatılan takipte borca ve yetkiye itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takipte yetkiye itirazlarının haklı olduğunu, kuruluşta sermayenin eşit tescil edildiğini, düzeltme beyannamesi verilerek davacının 980, davalının 1020 payı olduğunun kabul edildiğini, pay devir sözleşmesinde bedelinin 24.500,00 TL olarak kararlaştırıldığını, 150.000,00 TL’nin iadesi konusunda bir anlaşmanın yapılmadığını, davacının bu 150.000,00 TL’yi müvekkilin ortaklıktan önce kullandığı isim hakkına ortak olma karşılığı olarak verdiğini, zira müvekkilinin daha önce de “Max Digital Baskı Merkezi” adı altında faaliyetini yürütüp tanındığını, davacının da bu tanınmışlıktan yararlanıp şirketin bu isim üzerinden devamını istediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarih ve 2018/165 E., 2018/837 K. sayılı kararıyla 12.11.2015 tarihli ana sözleşmeyle ... ve Reklamcılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kurulduğu, düzeltme beyanıyla şirket sermayesinin 1020 paya karşılık 25.500,00 TL ..., 980 paya karşılık 24.500,00 TL ... olarak belirlendiği, 20.02.2016 tarihli hisse devir sözleşmesiyle davacının hisselerini davalıya devrettiği, devir sözleşmesinde davacının devir sözleşmesinde hisse bedelini nakden ve tamamen aldığını kabul ettiği, ancak davalının banka ve elden ödeme suretiyle toplam 29.000,00 TL geri ödeme yaptığı, davalının yetkiye yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, paranın davalının daha önce şahıs firması olarak kullandığı isim hakkına ilişkin olduğuna dair delil sunulmadığı, buna ilişkin olarak taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafından kuruluş öncesi 150.000,00 sermaye konulmasına rağmen şirketin 2000 paya karşılık 50.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, şu hale göre davalının gerek şirketin kuruluş aşamasında gerekse hisse devri sonrasında aldığı ve iade etmediği miktar kadar sebepsiz zenginleşip davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak miktarının (121.000,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2020 tarih ve 2018/1493 E., 2020/128 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.04.2022 tarih, 2020/2049 E., 2022/3222 K. sayılı kararıyla davacının gönderdiği paranın sadece şirket payına ilişkin olmadığının, ispat yükü üzerinde bulunduğu halde davalının savunmasının aksini ve sebepsiz zenginleştiğini kanıtlayamadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sebepsiz zenginleştiğini kanıtlayamadığı ve nihayetinde davalının sözleşmeden kaynaklı hukuki bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada ispat yükünün kime ait olduğu hususunun yanlış değerlendirildiğini, davalı yanın "isim hakkı bedeli" savunması bağlamında müvekkilinden aldığı fazla bedelin "isim hakkı bedeli" olup olmadığının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, nitekim ödenmiş sermayesi 50.000,00 TL olan şirketin isim hakkının sermayesinin neredeyse 3 katı olduğunu iddia eden davalının, bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından, gerekirse tanık dinlenmek suretiyle ödenen bedelin "isim hakkı bedeli" olup olmadığının detaylıca araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin, davalı yanın sebepsiz ve haksız yere zenginleşmesine ve kötü niyetinin ödüllendirilmesine neden olacağını, Yargıtay bozma kararından sonra yapılan ilk duruşmada tanık dinletmek üzere talepte bulunulduğu halde bu talebin hiçbir gerekçe olmadan reddedildiğini, bir an için ispat yükünün müvekkilinde olduğu düşünülse bile banka dekontunda yazılı olan "maxdigital ortak" ibaresi nazara alınarak ödenen meblağın hangi hukuki ve fiili gerekçe ile ödendiğinin belirlenebilmesi bakımından tanık deliline başvurma hakkının kısıtlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurulması düşünülen limited şirket sermayesinde kullanılmak üzere davalıya gönderilen paranın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024tarihinde oy birliğiyle karar verildi.