WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1741 E.  ,  2024/4642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/2845 Esas, 2023/56 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/369 E., 2022/159 K.

Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine açılmış alacak davasının Aechen Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ile kabul edildiğini, yabancı mahkeme kararı ile davacının 50.000,00 euro alacağının 06.11.2018 tarihinden itibaren işlemek üzere faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, işbu yabancı mahkeme kararının aslı (apostil şerhli) ve noter onaylı yeminli tercümesinin dilekçe ekinde sunulduğunu ileri sürerek Almanya Aechen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Türkiye'de İcra edilebilmesi ve alacağın tahsil edilebilmesi için Almanya Aechen Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemenin yetkili olmadığını, dosyanın yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, Alman Mahkemesinde görülen dava sırasında davalının cezaevinde hükümlü olarak kalmakta olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na (4721 sayılı Kanun) göre hükümlülere vasi tayini yapılmadan haklarında dava görülmesinin mümkün olmadığını, Alman Mahkemesinin vermiş olduğu kararın Türk Medeni Kanunu'na aykırı olmasından dolayı, mahkeme kararının tenfizi ve tanınmasının mümkün olmadığını, davalının dava sırasında mahkum olması, hükmü veren mahkemede usulüne uygun şekilde temsil edilememiş olması ve kanunlara aykırı şekilde gıyabında karar verilmiş olması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini, söz konusu davada hükmedilen alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararının aslı, noter onaylı tercümesi ve apostil şerhinin davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, tanınması ve tenfizi istenen mahkeme kararının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine Almanya Aechen Bölge Adliye Mahkemesine açılmış alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda davalının davacıya 50.000,00 euroyu 06.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği, davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ise de, davalının Türkiye'de yerleşim yerinin olduğu ve bu adresin Burhaniye/Balıkesir olduğu, davalının yetki itirazında Burhaniye mahkemelerini yetkili göstermediği dolayısıyla davalının yetki itirazının yerinde olmadığı, davacı vekili her ne kadar cevap dilekçesinde Alman Mahkemesinde görülen dava sırasında davalının cezaevinde hükümlü olduğunu, 4721 sayılı Kanun'a göre hükümlülere vasi tayini yapılmadan haklarında dava görülmesinin mümkün olmadığını, davalının Alman Mahkemesinde görülen davada vasi tayin edilmeden davayı devam ettirmek zorunda kaldığını, kendisini yeterince savunamadığını belirterek davalının savunma hakkının ihlal edildiğini bildirmiş ise de, davalı vekili tarafından davalının o dönemde tutuklu olduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı yine yabancı mahkeme kararından davalının duruşmalara katıldığı, hatta kendisini vekili ile temsil ettirdiği, dolayısıyla davalının savunma hakkının ihlal edilmediği, tanınması istenilen kararda Türk kamu düzenine açık bir aykırılık bulunmadığı, tanıma ve tenfizin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alman Mahkemesi’nde görülen dava sırasında davalının cezaevinde hükümlü olarak kaldığını, 4721 sayılı Kanun'a göre hükümlülere vasi tayini yapılmadan haklarında dava görülmesinin mümkün olmadığını, davalının Alman Mahkemesi’nde görülen davada vasisi olmadan davayı devam ettirmek zorunda kaldığını, kendisini yeterince savunamadığını, Alman Mahkemesinin vermiş olduğu kararın 4721 sayılı Kanun'a aykırı olmasından dolayı, mahkeme kararının tenfizi ve tanınmasının mümkün olmadığını, tanıma ve tenfiz davasının esasa ilişkin dava şartlarından olan savunma hakkının ihlal edilmesi dolayısıyla işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, söz konusu davada hükmedilen alacağın zamanaşımına uğramış bir alacak olduğunu, ilgili hükmün Türk mahkemelerinde kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinde belirtilen şartlar gerçekleştiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 201 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.