11. Hukuk Dairesi 2023/1732 E. , 2024/4272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/458 Esas, 2022/468 Karar
HÜKÜM : Kabul, ret
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/387 E.
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı, birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmalı, davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü hazır bulunan davacı birleşen davada davalı vekili Avukat.... ile davalı birleşen davada davacı vekili Avukat .... ile Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile müvekkili arasında 350.000,00 USD bedelle 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeden doğan edimlerin ifa edilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkilince feshedildiğini, fesihten sonra taraflar arasında 05.05.2010 tarihinde ''02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptı'' imzalanarak feshedilen sözleşmenin kısmen tadil edildiğini, mutabakata göre 83 adet jeneratör satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiğini, müvekkilinin ödeme planına uygun şekilde ödemeler yaptığını, ancak sözleşmenin bu kez davalı yanca feshedildiğini, davalının sözleşmeye istinaden tahsil etmiş olduğu 222.511,00 USD'yi müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, davalının tüm ihtarlara rağmen bu bedeli müvekkiline iade etmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve davalı hakkında %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin teslim edilen jeneratörler nedeniyle 127.489,00 USD alacağının bulunduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle 659.911,00 USD ciro kaybına uğradıklarını, ayrıca ödemelerin zamanında yapılmamasından dolayı 177.597,00 TL kur farkı alacaklarının bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 178.597,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden doğan edimleri yerine getirerek satışa konu 83 adet jeneratörü teslime hazır hale getirdiğini, davacının ödemeleri sürekli aksatarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, ödemelerin geciktiği hususunun defalarca davacıya ihtar edilmiş olmasına rağmen davacının akdi ihlale devam etmesi üzerine müvekkilinin fesih bildiriminde bulunduğunu, sözleşmeye göre %10 gecikme faizi yürütüleceğini, ayrıca 200.000,00 USD cezai şart uygulanabileceğini, müvekkilinin tahsil ettiği bedelden gecikme faizi ve cezai şart alacağını mahsup ettiğini, davacıya iade edilecek herhangi bir meblağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teslim ettiği mal bedelini mahsup ettikten sonra fazla ödemeyi müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca sözleşmeyi fesheden davacının sadece menfi zararını isteyebileceğini, davacının talep ettiği alacak müspet zarar kapsamında olup somut uyuşmazlıkta bu zararın müvekkilinden istenilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 06.05.2013 tarih, 2011/316 E. ve 2013/222 K. sayılı kararı ile davacının ilk ödemeyi zamanında yaptığı, geriye kalan ödemelerin ise sürekli geciktiği, yaklaşık gecikme 55 gün olup taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptına göre davalının %10 gecikme faizi, 200.000,00 USD cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, gecikme faizinin 33.731,10 USD olarak hesaplandığı, davalı her ne kadar gümrük giderlerini zarar olarak talep etmiş ise de, bu zararın cezai şart kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, cezai şart ve faiz alacakları mahsup edildikten sonra davacının iadesini talep edebileceği tutarın 22.511,00 USD olduğu, öte yandan birleşen davada, davalı ödenmeyen mal bedeli bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacı ödemesinin teslim edilen mal bedelinden fazla olduğunun anlaşıldığı, davalı sözleşmeyi kendisi feshettiğinden ve fesih ihtarında ciro zararı ile teslim alınmayan mallar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin haklarını saklı tutmadığından bu alacağa yönelik talebin de reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2011/3376 E. sayılı dosyasına yönelik itirazının 22.511,00 USD üzerinden kısmen iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, fazlaya dair istemin reddine, hükmedilen alacağın dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan 13.977,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.01.2017 tarih, 2016/5307 E. ve 2017/309 K. sayılı kararı ile "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış akdinin feshi nedeniyle davacı alıcının fazla ödemeyi geri isteme hakkı olup olmadığı ve alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının cezai şart, kur farkı,kar kaybı talep edip edemeyeceği noktasındadır.
Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde akdin feshinde kusurlu olan taraf belirlendikten sonra asıl ve birleşen davalardaki talepler incelenip alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün taraflar yararına bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, satış bedelinin 05.05.2010 tarihli ek mutabakat zaptı ile 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, mutabakat tarihi itibariyle alıcı ... firmasının teslim aldığı 25 adet jeneratör için avans olarak ödediği 350.000,00 USD dahil olmak üzere toplam 562.500,00 USD ödemede bulunduğu, satıcı ... firması tarafından teslim edilen jenaratör bedelinin ise 339.989,00 USD olduğu, satıcı ... firması tarafından 05.10.2010 tarihli ihtarname ile alıcı ... firmasınca ek mutabakat zaptında belirlenen ödeme takvimine uyulmaması nedeniyle sözleşme feshedilmiş ise de, mutabakat zaptında öngörülen ödeme takvimine uyulmaksızın yapılan ödemelerin ihtirazi kayıtsız kabul edildiği gibi fesih tarihi itibariyle yapılan ödemelerin satıcı firmanın teslim ettiği jenaratör bedelinden fazla olduğu, bu hali ile satıcı firmanın sözleşmeyi fesihte haksız ve alıcı firmanın fazla ödemeyi talep etmekte haklı olduğu, icra takip talebinde TL bazındaki talebi gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak asıl davanın kabulüne, alacak likit olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına, sözleşmeyi haksız olarak fesheden satıcı ... firmasının ifaya bağlı cezai şart ve menfi zararını talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2011/3376 E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 351.567,38 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak üzere devamına, hüküm altına alınan alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı, birleşen davada davalı ... Metal Oksit İnşaat Mad. San. Mam. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın takip talebinde USD olarak talep edildiğini belirterek Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2.Davalı, birleşen davada davacı ... Makine Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... firmasının açıkça ve kusurlu olarak müvekkilinin tüm ihtarlarına ve taleplerine rağmen 05.05.2010 tarihli mutabakatta kararlaştırılan ödeme planına uygun hareket etmediğini, müvekkilinin ise ödeme planına göre geç de olsa yapılan ödemeler mukabili teslim etmesi gereken sayıda jeneratörü eksiksiz olarak teslim ettiğini ve sözleşme hükümlerine kusursuz olarak uyduğunu, dört ay üst üste ödeme yapmayan davacının, sözleşmenin feshine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, yapılmayan ödemeye müvekkilinin ihtirazi kayıt koymasının söz konusu olmadığını, hem peşinat hem de teminat olarak belirlenen 350.000,00 USD'nin bir kısmının ... tarafından irat kaydedilmesi bir kısmının davacı yana iade edilmesinin, ancak sözleşmenin fesih edilmesi halinde uygulanması mümkün olan bir durum olduğunu, bunun ifaya ekli cezai şart olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşmenin ileriye etkili olarak feshedilmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshedilmediği dönem için bakiye 5.731,10 USD talep hakkı kaldığını, bu döneme ilişkin ... firmasınca ödenen toplam 212.500,00 USD'den 12.500,00 USD gecikme cezası mahsup edilmesi gerektiğini, ...'in jeneratörlere mukabil 200.000,00 USD ödeme yaptığının kabul edilmesi gerektiğini, bu noktadan sonra ise davacı yanca 200.000,00 USD olarak yapılan ödemeye karşılık davalı Alimarca bu firmaya 339.989,00 USD değerinde 25 adet jeneratör teslim edildiğini, aradaki farka göre ise ...'ın davacı firmadan 339.989,00 USD-200.000,00 USD = 139.989,00 USD alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, son aşamada ise 30.06.2010 tarihi sonrası ödemeler yapılmadığı için 350.000,00 USD'den 200.000,00 USD cezai şart mahsubu ile kalan 150.000,00 USD'nin davacıya iadesi noktasında mahsup işlemlerinin yapılması gerektiğini, bu kapsamda, sözleşmenin fesih edilmediği ve geç ödeme kaynaklı jeneratör tesliminin yapıldığı döneme ilişkin bakiye gecikme faizi olan 5.731,10 USD, teslim edilen jeneratörlerin bedeli ile davacı yanca mutabakat sonrası ödenen jeneratör bedeli arasındaki fark olan 339.989,00 USD-200.000,00 USD=139.989,00 USD, müvekkilinin iş bu sözleşme gereği teslime kabul hale getirdiği jeneratörleri için sözleşmenin davacı yan kusuru nedeniyle feshedilmek zorunda kalınması nedeniyle uğradığı dahilde işlemden dolayı zararları da dahil olmak üzere hesaplanacak tüm menfi ve munzam zararları mahsup edildiğinde ise müvekkilinin bırakın davacı Eksonsere borçlu olmayı, bu şirketten fazlası ile alacaklı hale geleceğini, müvekkilinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zorlama tespitler içerdiğini, bilirkişi raporlarında müvekkilinin menfi zararının hatalı da olsa hesaplandığını, müvekkilinin menfi zararının bilirkişi raporunda hesaplanandan çok daha fazla olduğunu, verilecek olası bozma kararında özellikle müvekkilinin menfi zararlarının da hesaplamasının eksik yapılmaması nedeniyle taleplerine göre araştırma ve hesaplama yapılması yönünde bozma kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış akdinin feshi nedeniyle davacı alıcının fazla ödemeyi geri isteme hakkı olup olmadığı ve alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının cezai şart, kur farkı, kar kaybı talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 158 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... A.Ş. ile asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. arasında 02.07.2009 tarihinde 83 adet jeneratör satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, daha sonra yine taraflar arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" başlıklı sözleşme ile satış bedelinin 1.000.000,00 USD olarak belirlendiği, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... şirketinin hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağı, bunun karşılığında asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...'ın ne miktarda jeneratör teslim edeceğinin açıkça belirlendiği anlaşılmaktadır.
2.Dosyaya sunulmuş belgelere göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in 350.000,00 USD tutarında peşin ödeme ile 05.05.2010 tarihli mutabakat zaptından sonra 212.500,00 USD olmak üzere toplam 562.500,00 USD ödemede bulunduğu, mutabakat zaptında karara bağlanan ödeme programı ile yapılan ödemeler karşılığında birinci taksidin uzlaşıya uygun ödendiği, diğer taksitlerin aksatıldığı, buna göre 30.05.2010 tarihinde ödenmesi gereken 100.000,00 USD'nin, 23.07.2010 tarihinde 50.000,00 USD, 27.07.2010 tarihinde ise 50.000,00 USD olarak ödendiği, yaklaşık gecikmenin 55 gün olduğu, 30.06.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 112.000,00 USD'ye karşılık 30.07.2010 tarihinde 10.000,00 USD, 06.08.2010 tarihinde ise 2.500,00 USD ödeme yapıldığı, diğer ödemelerin ise yapılmadığı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in ödemelerinin mutabakatta kararlaştırılan tarihlere göre geciktiği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... şirketi tarafından 05.10.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
3.Taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşme içeriği, asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından gönderilen ihtarname içerikleri, bilirkişi raporu/raporları ile belirlenen asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ödemeleri hep birlikte değerlendirildiğinde, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'in mutabakatta belirlenen ödemeler konusunda geciktiği, bazı ödemeleri ise hiç yapmadığı anlaşılmış olup bu çerçevede asıl davada davalı, birleşen davada davacı ..., sözleşmeyi fesihte haklıdır.
4.Fesih, asıl ve birleşen dava tarihlerinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'un 158 inci maddesi, "Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilâfına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir. Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir. Meğer ki alacaklı bu hakkından sarahaten feragat etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun. Borçlunun cezai şartı tediye ile akitten rücu etmek hakkını ispat edebilmek salâhiyeti mahfuzdur." düzenlemesini içermektedir. Yukarıda anılan Kanun hükmüne göre, taraflar arasında akdedilen 05.05.2010 tarihli "02.07.2009 tarihli protokole ek mutabakat zaptıdır" sözleşmede düzenlenen 200.000,00 USD cezai şart, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından feshedilmiş olması nedeniyle bu cezai şartın talep edilmesi mümkün değildir. Öte yandan yine sözleşme feshedilmiş olduğundan asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... gecikme faizi de talep edemez.
5.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sözleşmenin asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... tarafından haklı olarak feshedildiği kabul edilip ...'ın sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle cezai şart ve gecikme nedeniyle faiz talep edemeyeceği, ancak menfi zararlarını talep edebileceği gözetilerek asıl ve birleşen davada talep edilen alacak kalemi/kalemleri bakımından bu çerçevede bir inceleme ve değerlendirme yapılarak asıl ve birleşen davada varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, bu nedenle asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
6.Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... şirketi tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde, 222.511,00 USD alacak miktarı gösterilmek suretiyle harca esas değer 351.567,38 TL olarak belirtilerek neticeten 222.511,00 USD'nin fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsili talep edilmiş olup buna göre alacağın USD üzerinden talep edildiği gözetilmeden TL üzerinden alacağın hüküm altına alınmış olması da isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!