WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1699 E.  ,  2023/3209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2071 Esas, 2021/736 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/926 E., 2017/1122 K.
BİRLEŞEN DAVALAR : 1.İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/297 E.
2.İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/338 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 11.03.2013 tarihli mermer satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince 100.000,00 USD nakit ve 500.000,00 USD çek olmak üzere toplam 600.000,00 USD ödeme yaptığını, ayrıca bu ödemeler dışında davalıya her biri 100.000,00 USD bedelli üç adet çek verdiğini, ancak davalının sözleşmeye göre teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini ve işyerini kapattığını, sözleşme şartlarını yerine getiremeyeceğini beyan ettiğini ileri sürerek müvekkilinin her biri 100.000 USD bedelli üç adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen 2013/297 E. sayılı dosya dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrar ederek asıl davanın davalısı şirkete verilen her biri 100.000,00 usd bedelli çeklerden 16.10.2013 ve 20.10.2013 tarihli çeklerin davalı ... şirketine temlik edildiğini, ancak müvekkiline mal verilmediğini, davalı ... şirketinin bu çeklerden 16.10.2013 tarihli olanını bankaya ibraz ederek tahsil ettiğini, diğer çeki ise halen elinde bulundurduğunu belirterek tahsil edilen 100.000,00 USD'lik çekin avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, dava konusu diğer 100.000,00 USD'lik çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen 2013/338 E. sayılı dosya dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrar ederek 18.12.2013 tarihli 100.000,00 USD bedelli çekin davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından herhangi bir mal teslim edilmediği halde diğer davalı ...'na verildiğini, adı geçen davalının da çeki kendi şirketi olan diğer davalı Onlar Kimya İlaç İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiğini, ciroların kötü niyetli olduğunu, çek arkasındaki ciro imzalarının da aynı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 18.12.2013 tarih 100.000,00 USD bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davalı davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı vekili birleşen 2013/297 E. sayılı dosya cevap dilekçesinde; dava konusu çekin müvekkiline cirolanarak teslim edildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davacı ile aralarında ticari ilişki bulunan asıl davanın davalısı arasındaki ihtilafların müvekkilini bağlamayacağını, çeklerle ilgili 8 adet faturanın sunulduğunu ve faktoring işleminin tarafı olan asıl davalı şirkete ödeme yaptıklarını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen 2013/338 E. sayılı dosyada davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

4.Davalılar ... ve Onlar Kimya İlaç İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili birleşen 2013/338 E. sayılı dosya cevap dilekçesinde, müvekkili şirketle diğer davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. arasında mermer satışıyla ilgili sözleşme bulunduğunu, davaya konu çekin bu sözleşme gereğince alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davada, davacı şirketle davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. arasında 11.03.2013 tarihli sözleşmeye istinaden teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin incelenmesinde, davacının davalıdan 927.045,05 TL'lik mal aldığı, buna karşılık 1.705.019,00 TL'lik ödeme yaptığı, buna göre asıl davada davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, asıl davaya konu çekler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen 2013/297 E. sayılı dosya yönünden ise; iki adet çekin dava konusu yapıldığı, davacının önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri kural olarak alacağı temlik alan davalı ... şirketine karşı ileri sürebileceği, ancak somut olayda faktoring işlemine tabi tutulan 8 adet faturanın tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre faturaya dayanılarak verilen çek karşılığı malın davacıya teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden birleşen davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, birleşen 2013/338 E. sayılı dosya yönünden, dava konusu çek için asıl davada davalı şirkete karşı menfi tespit talebinde bulunulduğundan bu davanın davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden mükerrer olduğu, diğer davalılar Onlar Kimya Ltd. Şti. ve ...'nun ise davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. ile arasında ticari ilişki bulunduğu, çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiklerinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle birleşen bu davanın davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden usulden, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine, alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınıp davalı Onlar Kimya Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin alacağı temlik alırken basiretli davranmadığını, müvekkilinin zararına ve mevzuata aykırı hareket ettiğini, bu nedenle birleşen davanın reddi kararının hatalı olduğunu, dosyaya sunulan 10.05.2017 tarihli faktoring uzmanı bilirkişi raporunda, 19.07.2013 tarihli faktoring işlemine konu 3 adet faturada irsaliye numarasının olmadığının, irsaliyelerin sunulmadığının, malların teslimine dair kayıt bulunmadığının, faktoring işleminin şekil şartlarının yerine getirilmediğinin, faktoringe tabi tutulan faturaların düzenleme tarihi ile faktoring işlemi arasında 164 gün süre bulunmasının faturanın gerçek bir alacağı yansıttığı konusunda tereddüt uyandırdığının, faturalar ile çek arasındaki bağlantının teyide muhtaç olduğunun, alacakların her türlü ihtilaftan uzak olduğunun yeterince incelenmediğini, yine 06.08.2013 tarihli faktoring işlemi konusunda da benzer görüşlerin belirtildiğini, bu tespitlere rağmen mahkemenin davayı reddetmesinin doğru olmadığını, diğer birleşen davanın davalıları olan Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. firmasıyla davalılar ... ve Onlar Kimya İlaç İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkiline karşı danışıklı ve kötü niyetli hareket ettiklerini, bu davalıların tedbir kararına rağmen Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. acze düştükten sonra çeki alıp müvekkili aleyhine takip başlatarak çeki tahsil ettiğini, birleşen davalıların 18.12.2013 tarihli çeki Şubat 2013'de imzaladıklarını iddia ettiği sözleşmenin teminatı olarak aldıkları yönündeki savunmanın davalıların dosyaya sunduğu belgelerle çeliştiğini, 25.02.2013 tarihli sözleşmenin ikinci maddesinin son cümlesinde Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından alıcı Onlar Kimya İlaç İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne iki adet 500.000,00 TL'lik çek verildiğinin belirtildiğini, 100.000,00 USD'lik çekten bahsedilmediğini, sözleşmenin imzasından 6 ay sonra teminat çeki verilmesinin hayatın olağan akışına ters düştüğünü, Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'nin başlangıçta bu çeki bankaya tahsil cirosuyla verdiğini, çek hakkında tedbir kararı olduğunun öğrenilmesi üzerine bu cironun iptal edilerek çekin davalı ...'na, ondan da Onlar Kimya şirketine ciro edildiğini, bu durumun davalıların birlikte ve kötü niyetli hareket ettiklerini gösterdiğini, yerel mahkemenin asıl davada menfi tespit taleplerini kabul ettiğini, ancak istirdat talepleri de olduğunu, bu konuda karar verilmediğini, oysa müvekkilinin çek bedellerini ödemek durumunda kaldığını, özellikle 18.12.2013 tarihli 100.000 USD'lik çekin Onlar Kimya İlaç İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tahsil edildiğini, yine 16.10.2013 tarihli çekin de faktoring şirketi tarafından tahsil edildiğini, mahkemenin istirdat kararı vermesi gerektiğini, müvekkili aleyhine asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, 18.12.2013 tarihli çek için verilen ihtiyati tedbirin davadan kısa bir süre sonra kaldırıldığını ve çekin icra yoluyla tahsil edildiğini, bu nedenle tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların davacısı ile davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. arasında 11.03.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeye göre davalının davacıya mermer satacağı, davacının da bunun karşılığında nakit ve çekler verdiği, adı geçen taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin irdelenmesi bakımından alınan bilirkişi raporunda Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacıya 927.045,05 TL'lik mal satışı yapıldığı, davacının da bunun karşılığında Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ne 1.705.019 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından davacının davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ne dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığı, yine yapılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen 13.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda faktoring şirketi tarafından faktoring işlemine tabi tutulan 8 adet faturanın tamamı asıl ve birleşen davanın davacısı Kinan Dış Tic. Ltd. Şti.'nin defterlerinde kayıtlı olduğundan mahkemece faturaya dayanılarak verilen çek karşılığı malın davacıya tesliminin kabulünün doğru olduğu, birleşen İstanbul 32. Asliye Tic. Mah.'nin 2013/338 E. sayılı dosyasında davacının davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. yönünden mükerrer menfi tespit talebinde bulunduğu, diğer davalılar Onlar Kimya Ltd. Şti. ve ...'nun çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı, asıl ve birleşen davalar bakımından verilen ihtiyati tedbir kararları gözetildiğinde tazminata hükmedilmesinin de yerinde olduğu, asıl davanın kabul edildiği halde istirdat hükmü kurulması gerektiğine ilişkin istinaf talebi de yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların davacısı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davaların davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen 2013/338 E. sayılı dosyaların davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler asıl ve birleşen 2013/338 E. sayılı davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Davacı vekilinin 2013/297 E. sayılı birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.

Dava konusu çeklerin keşidecisi davacı, lehtar ve birinci ciranta asıl davada davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. olup, hamili davalı ...Ş.'dir. Davacı ile asıl davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. arasında 11.03.2013 tarihli mermer satış sözleşmesi imzalanmış, sözleşme kapsamında davacı tarafından asıl davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ne avans olarak çekler verilmiştir. Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'nin davacıya 11.03.2013 tarihli sözleşme ve ekinde belirtilen edimleri yerine getiremeyeceğini yazılı olarak bildirdiği, davacının da asıl davalı Mensace Mermer Mad. ve Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.'ne gönderdiği 16.09.2013 tarihli e-maille Mensace Mermer Mad. ve Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş.'nin beyan ve yazışmalarda edimlerini yerine getirmeyeceği ifade edildiğinden, maddi ve manevi zararları talep hakları saklı kalmak kaydıyla 3 adet çekin iptali ile derhal taraflarına iadesinin istenildiği, bu şekilde süreç içerisinde davacı ve davalı şirket arasında yazışmalar yapıldığı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla da davacının asıl davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'den 927.045,05 TL'lik mal aldığı, buna karşılık Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ne 1.705.019,00 TL'lik ödeme yaptığı, buna göre davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ye borçlu olmadığı yönünden karar kesinleşmiştir. Asıl davaya konu 16.10.2013 ve 20.10.2013 keşide tarihli çekler aynı zamanda birleşen işbu davaya da konu edilmiştir. Bu durumda davacı tarafından çeklerin bedelsizliği davalılardan Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ye karşı şahsi defi olarak her zaman ileri sürülebilir.

6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E., 2010/557 K. sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 6098 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 6098 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacının, davalılardan faktoring işleminin tarafı olan Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'ye borçlu olmadığı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş.'nin yazısı ve Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla belirlenmiş olup ayrıca İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden verilen karar davalı Mensace Mermer Mad. ve Taş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden davacının borçlu olmadığı hususu kesinleşmiştir. Davacının bedelsizlik def’ini davalı ... şirketine karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın faktoring şirketi bakımından reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asıl dava ve birleşen 2013/338 E. sayılı dava yönünden ONANMASINA,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin 2013/297 E. sayılı birleşen davaya yönelik kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesinin 2013/297 E. sayılı birleşen davaya yönelik kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde asıl ve birleşen 2013/338 E. sayılı dava yönünden iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.