11. Hukuk Dairesi 2023/1694 E. , 2024/4537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2278 Esas, 2023/23 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/502 E., 2022/308 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli, 2014/1222 E., 2021/318 K. sayılı kararının müvekkili şirket tarafından tehir-i icra talepli olarak 09.06.2021 tarihinde istinaf edildiğini, ancak Mahkemece davacılar vekilinin 10.06.2021 tarihli dilekçeleri ile hukuka olarak ilamın icrası talebinin kabul edilerek mahkeme kararının Çorlu Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile ilanının talep edildiğini, bu şekilde davalının resen tescil yapmasına ve mahkeme kararının tesciline ilişkin ilanın yapılmasına sebebiyet verildiğini, söz konusu mahkeme kararının kesinleşmeden icra kabiliyeti bulunmadığını, davalı tarafça mahkeme ilamının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerekirken bunun yapılmadığını, dava konusu resen tescil ve ilan işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesindeki şartları taşımadığını ileri sürerek ... Lastik ve Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin şirket hisselerinin ... ve ... mirasçılarına miras payı oranında tesciline ilişkin işlemin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen ilanda müvekkilinin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1222 E. sayılı, 11.06.2021 tarihli müzekkeresinin gereğini yerine getirdiğini, davalının mahkeme kararına uymaması ya da mahkeme kararının kanunlara uygun olup olmadığını denetlemesinin kanunen mümkün olmadığını, mahkeme kararının gereğini yerine getirmek zorunda olduğunu, davalının kendisine mahkemece bildirilen kararı değiştirmeksizin 11.06.2021 tarihli yazısı doğrultusunda ilan işlemini tesis ettiğini, davalı kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu, davalı müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticaret sicili hükümlerine göre ticaret sicilinde tescilin kural olarak talep üzerine ve istisnai olarak da belirtilen hallerde tescil işleminin yapılacağının açıklandığı, yapılan her tescil işleminde tescilin yapılabilmesi, tescilde değişiklik ve silinme talepleri hakkında ise ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapılması gerektiği dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraf İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1222 E. sayılı dosyasında verilen karar ile davacı şirketteki hissesinin iptaline ilişkin tescil işleminin iptalini talep ettiği, dosyaya celpedilen davacı şirketin ticaret sicil kayıtları kapsamında davacı tarafın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1222 E. sayılı dosyasında verilen karar ile davacı şirketteki hissesinin iptaline yönelik tescil işleminin terkini yönünde ticaret sicil müdürlüğüne başvurmadığı Mahkemece ticaret sicil işlemlerindeki tescil, değişiklik, iptal/silinme işlemlerini resen yapamayacağı, öncelikle bu konuda ticaret sicil memurluğuna başvuru yapılarak ticaret sicil memurluğunun kararlarına karşı yapılacak olan itirazlarda Mahkemenin görevli olduğu 6102 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesi gereğince sabit olduğu, bu kapsamda davacı taraf İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1222 E. sayılı dosyasında verilen karar ile davacı şirketteki hissesinin iptaline yönelik ticaret sicil tescil işleminin iptalini talep etmiş ise de öncelikle ticaret sicil memurluğuna başvurulması gerektiği, yapılacak olan başvuru kapsamında verilecek olan kararın itiraz merciinin Mahkemeler olduğu, tescil işleminin iptalinde ticaret sicil memurluğuna başvurunun 6102 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesi kapsamında dava şartı olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu mahkeme kararının kesinleşmeden icra kabiliyeti bulunmadığını, davalı tarafça mahkeme ilamının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerekirken bunun yapılmadığını, dava konusu resen tescil ve ilan işleminin gerekli şartları taşımadığını, resen tescil söz konusu olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurunun yapılmasının gerekmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda İlk Derece Mahkemesince, davacıların Ticaret Sicil Müdürlüğüne 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca terkin konusunda başvuruda bulunmadıkları gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacılar tarafından konuya ilişkin olarak gerekirse kararı veren Mahkemeden de talepte bulunduktan sonra Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmasının mümkün olduğu nazara alındığında, davacılar tarafından terkin konusunda davalı ... Sicil Müdürlüğüne gerekli başvuru yapılmadan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicil müdürlüğünün işleminin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 24 v.d. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!