11. Hukuk Dairesi 2023/1678 E. , 2024/5405 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1557 Esas, 2023/80 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/465 E., 2022/308 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 30.09.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurulunda müvekkilinin olumsuz oy verip kararlara usulüne uygun muhalefet ettiğini, gündemde 4 no.lu sırada yer alan 2014 yılına ait finansal tabloların onanmasına dair kararın, 5 no.lu sırasında yer alan 2014 yılında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının ve 6 no.lu sıradaki geçmiş yıllar kârının dağıtılmamasına ilişkin kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 445 ve devamı maddeleri gereği iptali gerektiğini, zira alınan bu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 30.09.2015 tarihli genel kurulunun 4, 5 ve 6 no.lu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,dava konusu 30.09.2015 tarihli genel kuruldaki 4, 5 ve 6 no.lu kararların yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde de kârın dağıtılmaması yönünde karar alındığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığını, tasdik edilen bilanço ve gelir tablosunun gerçeği yansıtıp iptalini gerektirir bir husus bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı şirketin 30.09.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4 no.lu kararın ''2014 yılı finansal tabloları, kâr zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunun onaylanmasına'' 5 no.lu kararın yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 6 no.lu gündem maddesinin 2014 yılı ve geçmiş yıllar kârlarının dağıtımına dair olduğu, davacının kararlara olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa geçirdiği, davacısı ... davalısı Yurtiç İnş. Paz. San. ve Tic. A.Ş. olan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/121 E., 2016/211 K. sayılı dosyasının, davalı şirketin 31.10.2014 tarihinde olağanüstü genel kurulunun toplanmasına ilişkin 09.10.2014 tarihli 5 no.lu yönetim kurulu kararının geçersizliğine ve 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 ve 5 no.lu kararların iptali talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz üzerine, geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesi uyarınca toplanmadığı sabit olan davalı şirketin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekçesi ile bozulduğu, davalı şirketin karar düzeltme talebinin reddedildiği, İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesince bozma ilamına uyularak 2021/8 E., 2021/246 K. sayılı 15.04.2021 tarihli karar ile davalı şirketin 09.10.2014 tarihli 5 no.lu yönetim kurulu kararı ile 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 5 no.lu kararların batıl olduğunun tespitine karar verildiği, bozma ilamına uyularak karar verilmesi ile davacı yararına kazanılmış hak oluştuğundan davanın kabulüne dair verilen kararın şekli anlamda kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmadığı, 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyeleri bu sıfatlarını yitirdiklerinden dava konusu 2014 yılına ait olağan genel kurulu toplantısına çağrı yetkilerinin bulunmadığı, davalı şirketin 2014 tarihli olağan genel kurulunun, toplantıya çağrı yetkisi olmayan kimselerin daveti üzerine toplandığı, bu durumda alınan kararların tamamının yokluk müeyyidesine tabi olduğu, davacı pay sahibinin dava konusu gündem maddelerine itiraz ederek itirazlarını tutanağa geçirdiği, 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde sayılan çağrısız genel kurul koşullarının bulunmadığı, davalı şirketin 30.09.2015 tarihinde gerçekleştirilen 2014 Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 4,5 ve 6 no.lu kararların yoklukla malul oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 30.09.2015 tarihinde gerçekleştirilen 2014 Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 4,5 ve 6 no.lu kararların yoklukla malul olduklarının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurulun %100 nisapla yapıldığını, gerek iş bu dava konusu genel kurul gerekse 16.01.2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının, toplantıya çağrı yapanların yetkisi olduğuna dair bir itirazının bulunmadığını, hükme dayanak gösterilen davanın davacı tarafından delil olarak ileri sürülmediğini, hükümet komiserinin herhangi bir şerhinin olmadığını, toplantının % 100 nisapla ve toplantıya ya da gündeme ilişkin itiraz olmadan yapılmış olması sebebiyle toplantının ve toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulünün doğru olmadığını, 31.10.2014 tarihinde ve/veya sonrasında yapılmış davaya konu 30.09.2015 tarihli Genel Kurul toplantısında alınmış kararlar hakkında verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığını, iptal edilebilir kararların mahkemece kesin hükümle iptal edilinceye kadar geçerliklerini koruduğunu, emsal kararların da bu yönde olduğunu, dayanak alınan kararın henüz kesinleşmediğini, uzman görüşünün dikkate alınmadığını, bilirkişi raporu ile arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 31.10.2014 tarihinden sonra gerçekleştirilen toplantıların çağrısız genel kurul için aranan tüm pay sahiplerinin iştirakine yönelik yasal koşulu sağladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5189 E., 2022/1332 K. sayılı 28.02.2022 tarihli ilamı ile onandığı, karar düzeltme başvurusunun reddi üzerine kararın 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen kararı ile 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetici seçimine ilişkin kararın, toplantı yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının geçersizliği nedeniyle geçersiz olduğunun tespit edildiği, genel kurulun, yasaya ve esas sözleşmeye göre yetkili olmayanlar tarafından toplantıya çağrılması halinde, o genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasının da genel kurulun toplanması için çağrı yapan kişi ya da kurulun toplantıya çağrı yapmaya yetkili olmaması halinde yapılan çağrının yok hükmünde olduğu, bu çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğu yönünde olduğu, çağrısız genel kurul toplantısı yapılabilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde pay sahiplerinin tamamının ortak iradesinin arandığı, dolayısıyla çağrısız genel kurulun varlığından bahsedebilmek için pay sahiplerinin tamamının toplantıya katılmış olmasının yeterli olmadığı, bir kez toplantı çağrısı yapılmış ise artık çağrılı genel kurula ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 410 ila 415 maddelerinde düzenlenen usule uyulmasının zorunlu olduğu, çağrısız genel kurula ilişkin usulünün uygulanamayacağı, 6102 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel kurulu toplantıya çağırma yetki ve görevinin yönetim kuruluna ve görevleri ile ilgili konularla sınırlı olmak üzere tasfiye memurlarına ait olduğu, somut olayda davalı şirketin dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyelerinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla yönetici seçildikleri, bu olağanüstü genel kurul toplantısının geçersiz yönetim kurulu kararına istinaden yapıldığı, genel kurulda alınan kararların da bu sebeple geçersiz olduğu, dolayısıyla anılan kişilerin yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanmadıklarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit hale geldiği, eldeki davaya konu 30.09.2015 tarihli olağan genel kurul toplantı çağrısının çağrı yapmaya yetkili yönetim kurulu tarafından yapıldığından bahsedilemeyeceğinden, bu toplantı da alınan kararların da yok hükmünde olduğu, çağrı usulsüzlüğü, çağrı yapmaya yetkili kişilerin, 6102 sayılı Kanun'un 411, 413 ve 414 üncü maddelerindeki usullere riayet etmemeleri halinde değerlendirilebileceğinden, somut olayda usulsüz çağrıdan bahsedilemeyeceği, davalı vekili dosyaya sunulan uzman görüşü ile ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüşse de dosyaya sunulan mütalaanın teknik değil hukuki mahiyette olduğu, bilirkişi raporunda yer alan hukuki tespitlerin de mahkemeyi bağlamayacağı, hukuku uygulama yetki ve görevinin münhasıran mahkemeye ait olduğu ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; basit usule tabi davada muvafakat etmedikleri halde davacı tarafın usule aykırı beyan ve itirazları dikkate alınarak karar verildiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının, iş bu davanın devamı sırasında kesinleşmediğini, ne o davada ne de eldeki davada genel kurul kararları ile ilgili verilmiş bir tedbir kararının bulunmadığını, Ticaret Sicilinde tescil edilmiş karara göre mevcut yönetim kurulu tarafından yapılan toplantı çağrısının hukuka uygun olduğunu, davacının iptalini istediği genel kurulda alınan 6 no.lu karar uyarınca kâr payını aldığını, bugüne kadar da aksi bir beyanda bulunmadığını, %100 nisapla toplanan toplantıya davaca tarafça itiraz edilmediğini, uzman görüşü, doktrin ve emsal gösterdikleri kararların dikkate alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurulunun 30.09.2015 tarihli toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık dava konusu genel kurul toplantısına çağrı yapan yönetim kurulunun seçimine dair önceki yıl genel kurul kararının, eldeki davanın yargılaması devam ederken kesinleşmesi halinde, 2015 yılı genel kurulu toplantısında alınan kararların yoklukla malul olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 410, 411, 413, 415, 416, 445 vd maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!