11. Hukuk Dairesi 2023/1677 E. , 2024/5029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/310 Esas, 2023/77 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/413 E., 2021/289 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri şirketin akaryakıt ve LPG istasyonu işlettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten bayilik aldığını, müvekkili şirkete nakliye Trabzon Vakfıkebir'den yapılmasına rağmen İzmit Yarımca'dan yapılmış gibi gösterilip müvekkili şirketten fazla para tahsil edildiğini, davalı şirketin bayilik sözleşmesine aykırı davranarak müvekkili şirkete 560.000,00 TL eksik kar hakkı ödediğini ileri sürerek müvekkili şirketin fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla uğramış oldukları zararın şimdilik 10.000,00 TL alacaklarının ödeme tarihleri esas alınarak ödeme tarihlerinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini, fazlaya ilişkin her tür talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği zararın 560.000,00 TL olmasına rağmen davacının 10.000,00 TL talep eden kısmi dava açamayacağını, 2005 tarihli sözleşmenin davacı yanca hatalı olarak belirtilmiş olduğunu, protokolde fiyat ve nakliye giderlerinin malın maliyet unsurunu oluşturduğunu, davacı şirketin fazla nakliye gideri aldığına dair iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin davalı yandan 2010 ila 2015 yılları arasında toplamda 835.399 ton ürün alımı yapmış olduğu, davacıya kar payı sözleşmesinde belirtildiği üzere 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında %90 oranında kar oranı verildiği, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yakıt nakliyesini Vakfıkebir ilçesinden yapmasına rağmen İzmit-Yarımca'dan yapmış gibi müvekkili şirkete nakliye fiyatlandırması yaptığını, (124 km. yerine 900 km.'yi esas alarak nakliyeyi faturalandırdığını) müvekkilinin 2 ayrı kalem zararı için işbu davayı açtığını, talimat yolu ile anılan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin zararının 218.321,00 TL olarak tespit edildiğini, davalının ticari defterleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde ise yakıt alımının sözleşmeye uygun fiyatlandırıldığının beyan edildiğini, nakliyeye ilişkin 2. talepleri için ise raporda hiçbir inceleme ve çalışmanın yapılmadığını, rapora taraflarından itiraz edildiğini, ancak yerel mahkemenin itirazlarını değerlendirmediğini, sözleşmeye aykırı fiyatlandırma sebebiyle uğranan zararın Tüpraş'tan gelen fiyat tablosu ile basit bir şekilde hesap edilebileceğini, nakliye fiyatlandırması sebebiyle uğradıkları zarar için Gümüşhane Ticaret Odasına yazılan müzekkereye cevap verilmiş olup fiyatlandırma tablosu sunulmasına rağmen bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmadığını, ayrıca bilirkişilerin dosyada yer almayan ve ancak davalı şirketin özelinde olan bilgileri rapora yazarak raporun tarafsız olarak tanzim edildiği konusunda şüpheye sebep olduklarını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bilirkişilerin sadece davalının sunduğu tabloyu esas alarak tek taraflı değerlendirme yaptıklarını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, davacının sona eren 29.05.2005 tarihli sözleşme ve 28.02.2005 tarihli protokol döneminde yapılan hesaplamalara ve tanzim edilen faturalara karşı herhangi bir itiraz ileri sürmediği, ihtirazi kayıtla ödeme yaptığına dair herhangi bir delil sunmadığı gibi davalı ile yeni bir bayilik sözleşmesi ve protokol imzaladığı, ayrıca bu döneme ilişkin defter ve kayıtlarını da incelemeye ibraz etmediği, bu sözleşme kapsamında kendisine eksik ödeme yapıldığına yönelik iddiasını ispat edemediği; 30.05.2010 tarihli sözleşme ve protokol kapsamında taraflar arasındaki alacak ve borç tutarının tespitinde davalının evrak, bordro, rapor, defter ve sair kayıtlarının münhasır delil olacağının kararlaştırıldığı, mahkemece davalı defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan ve sözleşmenin başlangıç tarihinden dava tarihine dek olan tüm dönemi kapsayan bilirkişi incelemesi neticesinde, kar paylaşımının sözleşme ve protokole uygun hesaplandığının, davacının davalıdan alacağı bulunmadığının tespit edildiği, münhasır delil sözleşmesi nedeniyle davacı defter ve kayıtlarının uyuşmazlığın çözümünde kural olarak esas alınmayacağı, İlk Derece Mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; taraflar arasındaki otogaz bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelere ek protokollere dayalı olarak, davalıya ödenecek kar payı tutarının eksik hesaplandığı iddiasına dayalı olup, geçmişe dönük olarak eksik hesaplandığı iddia olunan kar payı tutarlarının tespiti ile tahsili istemi ile açılmış belirsiz alacak davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 281 inci maddesine göre, hakim bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazları değerlendirir ve eksik yahut muğlak bulunan hususlar hakkında ek bilirkişi raporu alabilir. Bunun dışında birbirine aykırı bilirkişi raporu bulunması halinde de raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla ek rapor alma yoluna gidebilir.
2. Dava, taraflar arasında akdedilen bayiilik sözleşmesine sıkı sıkıya bağlı 28.02.2005 ve 30.05.2010 tarihli protokollere istinaden davacı tarafın hak edeceği kâr payının protokol hükümlerine aykırı biçimde eksik hesaplanarak davacı tarafa ödendiği iddiasına dayalı kâr payı alacağı davasıdır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığa ilişkin hesaplama yapılmak amacıyla iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındıktan sonra ikinci alınan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm verilmiş ise de dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporu arasında netice itibariyle çelişkiler bulunduğu, hükme esas alınan raporun yalnızca davalı defter ve belgelerine dayandığı, dava konusu kar payının taraflar arasındaki protokol hükümlerine uygun tahakkuk yapılıp yapılmadığının denetlenmediği tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dosyanın dava konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile taraf defter kayıtları, taraflar arasındaki protokol hükümleri ve protokolde belirlenen kar payı hesaplama şekilleri de dikkate alınarak inceleme yaptırılıp raporlar arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!