11. Hukuk Dairesi 2023/1673 E. , 2024/4651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/907 Esas, 2022/1794 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1047 E., 2020/42 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete satılan mal bedelinden 23.871,90 USD'nin ödenmediğini, 2017 dönemi cari hesabında, davalı şirketin borcunun 103.251,50 USD olduğu, davalının bu miktara mutabakat verdiğini, malların davalıya teslim edildiği, aldığı ürünleri yurt dışına ihraç ettiği, ihraç ederken de müvekkili şirketin malları olduğunun belirtildiği,borcunu ödemediği gibi icra takibinden sonra 29.09.2018 tarihinde 7.174,57 USD değerinde “yurtdışı reklamasyon” faturası düzenlediğini, müvekkili tarafından faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul 27. İcra Dairesinin 2018/32873 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dayanak faturanın, muaccel olmayan alacaklara ilişkin olduğunu, hukuki geçerliliği olmayan 103.245,50 USD borç bakiye ile kapatılan cari hesap ekstresi muaceliyete delil olamayacağını, 31.12.2017 tarihli mutabakat mektubundaki imzaya itiraz ettiklerini, 01.01.2018-31.12.2018 tarihli cari hesap ekstresinde 23.871,90 USD bedelli bu ekstrenin imzasız ve kaşesiz olduğunu ve davacının bu miktarı gösterir mutabakat mektubu sunmadığını,takipde gönderilen faturaların dava dilekçesindeki faturalar ile uyuşmadığını, müvekkil şirketin 7.174,57 USD davacı şirketten alacaklı olup, davacının mahsup etmemek için faturayı iade ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 23.871,91 USD alacaklı, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıya 72.610,66 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farkının 2017 yılında faturaların ve ödemelerin kaydı aşamasında farklı kurların kullanılmasından ve davacının kendi kayıtlarında oluşturduğu kur farkı kayıtlarından kaynaklandığı, alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle davacı tarafın 23.871,91 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline takibin icra takibindeki koşullarla devamına, asıl alacak 146.680,89 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu alacağın muaccel olmadığını, davacının 31.12.2017 tarihli mutabakat mektubunun kanundaki tanımı karşılamayan bir belge olup, belgedeki 103.521,50 USD hesabın gerçeği yansıtmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, cari hesap ekstresi ile mutabakatın aynı miktarı göstermediğini, takipdeki faturaların dava dilekçesindeki faturalar ile aynı olmadığı ve ödeme emrindeki miktar ve tarihlerin de faturalar ile uyuşmadığını, müvekkili şirketin 7.174,57 USD alacaklı olup, davacının mahsup etmemek için faturayı iade ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça icra takibinde 14.09.2017 tarihli 23.108,76 USD bedelli ve 24.11.2017 tarihli 88.394,22 USD bedelli iki adet faturadaki ödemelerden sonra bakiye kalan 23.871,90 USD cari hesap alacağının tahsilinin talep edildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tesbit edildiği, faturaların ihraç kaydı ile düzenlendiği, her iki fatura muhteviyatı malların davalı tarafından yurt dışına ihraç edildiğinin davacı tarafça dosyaya sunulan gümrük beyannamelerinden anlaşıldığı, her iki fatura üzerinde cari hesabın döviz ile takip edileceği, ödemelerin tahsil tarihlerinde TCMB döviz satış kurundan çevrileceği yazılı olup, takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerinde bakiyenin 23.871,91 USD karşılığı 44.488,86 TL alacak, davalı ticari defterlerinde borç bakiyesinin 72.610,66 TL olduğu belirlenmekle ticari ilişkinin döviz bazında gerçekleştiği anlaşılmakla davacının 23.871,90 USD alacağını talepte haklı bulunduğu, davalı vekilinin alacağın varlığına ve mutabakat olmadığına dair istinaf sebeplerinin yerinde bulunmadığı, davalı tarafça icra takip tarihinden sonra 29.09.2018 tarihinde 0017267 seri no.lu ve 7.174,57 USD bedelli “yurtdışı reklamasyon” açıklamasıyla fatura düzenlemiş ise de reklamasyonun dayanağı faturada gösterilmediği, davalı taraf bir sebebin varlığını da ileri sürmediği, davalının davacıya reklamasyon faturası düzenlemekte haklı olduğunu gösteren bir belge ibraz edilmediğinden malların tesliminden bir yıl ve icra takibinden sonra düzenlenen reklamasyon faturasının dikkate alınmadığına yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iki adet fatura bakiyesi cari(açık) hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!