11. Hukuk Dairesi 2023/1630 E. , 2024/4732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/204 Esas, 2022/1741 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2014/771 E- 2019/666 K
BİRLEŞEN DAVA :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1623 E., 2016/423 K.
Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davaya dayanak olan icra takibi konusu çek bedelinin tamamen ödendiğini, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1268 E. sayılı dosyasında müşteki vekilinin alacağını aldığı beyanı ve şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürüldüğünü, Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6140 E., 2011/6141 E. sayılı icra dosyalarında 13.07.2012 tarihli taahhüt metinlerinin imzalandığı andaki irade beyanının sakat olduğunu ve bu metinlerin müzayaka hâlinde imzalandığının dosya kapsamından anlaşıldığını belirterek davalıya yapılan haricen ödemeler nedeniyle Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6140 E. sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının, %60 faiz miktarının fahiş olduğunun ve icra takip dosyasındaki taahhüt ve tüm beyanların geçersiz olduğunun tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, çekin iptaline ve teslimine, tahsilat olması halinde bedelin istirdadına, icra takibinin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tüm işlemlerin ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, eski hâle iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akaryakıt alım satımı nedeni ile ticarî ilişki bulunduğunu, takibe konu 13.07.2012 tarihli sözleşmede borcun kabul edildiğini, Ankara 9. İcra Ceza Mahkemesinin 2012/313 E. ve 2012/314 E. sayılı taahhüdü ihlal dosyalarına takibe konu sözleşmenin davalı tarafından sunulduğunu, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2346 E. sayılı takip dosyasından girişilen takibe itiraz edildiğini bildirerek vaki tüm itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının avukatı ile icra dairesinde borç ödeme taahhüdünde bulunduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, borçların ödendiğini, tahsilat makbuzlarında belirtilen çeklerle ödeme yapıldığını, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1286 E. sayılı dosyasından alacağın alınarak şikâyetten vazgeçildiğini, tüm borcun ana parasının ödendiğinin faks ile gönderilen tablo ile sabit olduğunu, faiz oranının kabul edilmediğini, 13.07.2012 tarihli “Protokol”un müzayaka hâlinde imzalandığını savunarak davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada 13.07.2012 tarihli protokolün birinci maddesi kapsamında Ankara 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6140 E. sayılı takip dosyasındaki borcun ... İnş. Haf. Nakl. Taah. Ltd. Şti. yönünden kabul edildiği, aynı tarihli taahhütnamede de 140.352,31 TL borç kabulünün bulunduğu, davacının borçsuzluk iddiasının sübut bulmadığı, birleşen dava dosyası yönünden 13.07.2012 tarihli protokolün üçüncü maddesinde, kalan borcun 230.000,00 TL olarak mutabakatla belirlendiği, bu tutar içerisinde takip dosyalarındaki borcun da bulunduğu, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2346 E. sayılı takip dosyasında, Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6140 ve 2011/6141 E. sayılı dosyalar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla denildiği, icra takibinde talep edilen yıllık %48 faiz oranının sözleşmeye göre yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı vekili birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1268 E. sayılı dosyasındaki beyanın bağlayıcı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin anaparadan düşüldüğünü, müvekkilinin 13.07.2012 tarihinden sonra herhangi bir borcu kalmadığını, iradesinin sakatlanarak müzayaka halinde 13.07.2012 tarihli belgenin imzalatıldığını, bilirkişi raporlarına yönelik itirazların mahkemece karşılanmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında yer alan kayıtların sonradan düzeltilmek kaydıyla oluşturulduğunu, karşı yanın ticari defter ve kayıtlarının kabul edilemez olduğunu, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacı yanca protokolün irade sakatlığı nedeniyle geçersizliği ileri sürülmüş ise de protokolün yapılması ve sonrasında icra dosyasına taahhütte bulunulması sırasında borçlunun iradesinin sakatlığına dair dosya kapsamına yeterli delil sunulamadığı gerekçesiyle mahkemece asıl dava bakımından davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, birleşen dava yönünden ise 13.07.2012 tarihli protokolün üçüncü maddesinde, kalan borcun, 230.000,00 TL olarak mutabakatla belirlendiği, taraflara ait ticari defter ve kayıtların da bu borcu doğruladığı anlaşıldığı, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/2346 E. sayılı takip dosyasında, "Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6140 ve 2011/6141 E. sayılı dosyalar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" denildiği 26.07.2007 tarihli akaryakıt satış anlaşmasının dördüncü maddesinde aylık %5 (yıllık %60) gecikme farkı uygulanmasına yönelik hüküm gözetildiğinde mahkemece işlemiş faize yönelik yapılan değerlendirmenin de doğru olduğu, mahkemece yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında satıcının alacaklı olup olmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!