WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1610 E.  ,  2024/3250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/153 Esas, 2022/1562 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2006/430 E., 2021/191 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’un yönlendirmesi ile müvekkilinin davalı ...’a kullandırdığı 108.000,00 TL taşıt kredisine davalı ...’in kefil olduğunu, masraflardan sonra kredi tutarının imza karşılığı kredi borçlularına ödendiğini, bir kısım otomotiv firmalarının yetkilileri hakkında ceza soruşturmasının başlaması üzerine müvekkilinin de dava konusu krediyi incelediğini, kredi talebinin sahte evraklarla yapıldığının tespit edildiğini, krediye konu aracın ithalatçı nezdindeki şasi ve motor numarası sorgusunda kaydına rastlanmadığını, kredi borçlusu ve kefil hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmışsa da şu ana kadar bir tahsilat sağlanamadığını, tüm davalıların fikir birliğiyle hareket edip müvekkilini dolandırdıklarını ileri sürerek 108.000,00 TL zararın meydana geldiği tarih itibariyle işlemiş ve işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...’u tanımadığını, babası adına kayıtlı taşınmazları ipotek ettirerek kredi almak için uğraşırken dava dışı ....’ın kredi için yardımcı olabileceğini söylediğini, bir müddet sonra işlemlerin tamamlandığını bildirdiğini, şubede boş dekontlar dahil bir yığın belgeye imza atıldığını,....ın sürekli kredinin çıkmadığını söylediğini, kredinin boş dekontlar ve sahte evraklarla çekildiğinin anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... duruşmadaki beyanında; soy ismini hatırlamadığı Mehmet isimli birinin kendisine kefil olup olmayacağını sorduğunu, olmayacağını söyleyince “bir şey olmaz” dediğini, kefil olup olmayacağına dair belge imzaladığını, kendisini kefil olarak tekrar çağırıp imza attıracaklarını, ancak bir daha çağıranın olmadığını, herhangi bir bankadan bedel almadığını, kimseye kefil olmadığını, sadece kefaleti için araştırılma yapılması için imza verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/146 E., 2018/94 K. sayılı ilamı ile sanıkların beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği, kural olarak hukuk hakimi ceza mahkemesinin verdiği beraat kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olgular ile bağlı olduğu, bu durumun ceza dosyasının delil olma özelliğini değiştirmeyeceği, bilirkişi raporunun taraf ve yargı denetimine elverişli olup dosya kapsamına da uygun görüldüğü, usul ekonomisi açısından yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmadığı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/146 E., 2018/94 K. sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı bankanın zarar etmediği, bankanın davalılardan şahsi kefaletler aldığı, ayrıca satılan araçlara rehin koyduğu ve taşınmaz ipotekleri de göz önüne alındığında bankanın zararının söz konusu olmadığı, fiilen bir zararın oluşmadığı, bankanın kullandırdığı taşıt kredilerinden kâr elde ettiği, kredi talebinde bulunan kişilerin bankaya başvurduktan sonra bankanın bu talebi değerlendirdiği ve kredi işlemlerini yaptığı, bu işlemler esnasında sahte belgeler kullanıldığında bu durumun tespit görevinin banka yetkililerine ait olduğu, ancak bankaların işlemlerden kâr ettikleri, zarara uğramadıkları, hileli davranışlarla bankaların zarara uğratılarak mağdur edilmelerinin söz konusu olmadığı, davalıların hukuka aykırı eylemleri nedeniyle maddi zarara uğradığı yönünde dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında hiyerarşik bir yapısı olan herhangi bir örgütün söz konusu olmadığı, bankaların verdikleri kredi nedeniyle kâr ettikleri, kamu zararı oluşmadığı gibi gerekçelerle davalıların beraatine karar verildiğini, Vakıfbank'ın alacağının %99,2'sinin tamamen tahsil edildiği, bankanın kullandırdığı krediler ve yapılan işlemler sebebiyle kar elde ettiği ve kamu zararı oluşmadığının bildirildiğini, ancak Mahkemece müvekkili Banka yönünden bu hususta herhangi bir rapor alınmadığını, Vakıfbank'ın alacaklarını tahsil ettiği ön kabulüyle, müvekkilinin maddi zararının olmadığına karar verilemeyeceğini, davalı ... vekilinin son celse vekaletini sunduğunu, yargılama sırasında cevap ya da beyan dilekçesi sunmayan, dosyada hiçbir emek ve mesaisi bulunmayan vekil lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği, tahkikatta bir eksiklik bulunmadığı, gerekçelerin yeterli ve istinaf sebeplerini de karşılar nitelikte olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, her davanın açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirilmesinin gerektiği, dava konusunun değeri para ile ölçülebilen niteliği karşısında Mahkemece ikmal edilen nispi harç üzerinden yargılamanın yürütülmesi ve dava değeri üzerinden davalı lehine karar niteliğine göre nispi vekalet ücreti takdirinde de isabetsizlik bulunmadığı, maddi zarardan kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik davada Mahkemenin uygun bulunan ret gerekçesinin işin esasına dair olduğu, bu halde, davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilenden takip yolu ile istenen ve davaya konu edilip reddedilen dava değeri üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...’ın istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine, kendini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/146 E., 2018/94 K. sayılı dosyasında hiyerarşik bir yapısı olan herhangi bir örgütün söz konusu olmadığı, bankaların verdikleri kredi nedeniyle kâr ettikleri, kamu zararı oluşmadığı gibi gerekçelerle davalıların beraatine karar verildiğini, gerekçeli kararda ceza dosyasında alınan heyet raporunun gerekçe gösterildiğini, Vakıfbank ... Şubesi üzerinden bir değerlendirmeyle, Vakıfbank'ın alacağının %99,2'sinin tamamen tahsil edildiği, bankanın kullandırdığı krediler ve yapılan işlemler sebebiyle kar elde ettiği ve kamu zararı oluşmadığının bildirildiğini, ancak Mahkemece müvekkili Banka yönünden bu hususta herhangi bir rapor alınmadığını, Vakıfbank’ın davalıların sahte evraklar kullandığı bankalardan yalnızca birisi olduğunu, Vakıfbank'ın alacaklarını tahsil ettiği ön kabulüyle, müvekkilinin maddi zararının olmadığına karar verilemeyeceğini, davalı ... vekilinin son celse vekaletini sunduğunu, yargılama sırasında cevap ya da beyan dilekçesi sunmayan, dosyada hiçbir emek ve mesaisi bulunmayan vekil lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırılık taşıdığını, davalı ... vekilinin istinafı üzerine davalılar yararına vekalet ücreti taktir edildiğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; her davalı ayrı ayrı vekille temsil edildiği halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce tek vekalet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek temyiz başvurularının kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi.

3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, davacı Banka tarafından kullandırılan kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda davacı delillerinin toplanması, bilirkişi görevlendirilip Banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması, bir Banka alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, davacı dava dilekçesinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla iki adet icra takibi başlattığını ileri sürdüğünden 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi hükmünün de değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu kredi ilişkisinde davacının işbu davanın davalılarından alacağı olup olmadığı yönünde bir tespite yer verilmeyen Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/146 E., 2018/94 K. sayılı ilamı esas alınarak davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.