11. Hukuk Dairesi 2023/16 E. , 2024/1879 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1159 Esas, 2022/1564 Karar
DAVACILAR : 1- ...
2- ... vekilleri Avukat ...
FER'İ MÜDAHİL : ... (TMSF)
vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN : ... (...)
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 17.05.2018
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/288 E., 2020/158 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı vekili, fer'i müdahil vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan ...'ın istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı ...Ş. ve fer'i müdahil TMSF'nin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, verilen kararın mahiyetine göre davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ... ... ile davalı vekili Avukat ... ... ve fer'i müdahil ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ... ile fer'i müdahil TMSF vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... A.Ş. ... Şubesi'ne 16.11.1999 tarihinde 168.650,00 USD mevduatı %22,5 net faizle vadeli olarak yatırdığını, vade sonunun 30.12.1999 tarihi olduğunu, mevduatın vadesi henüz gelmeden 21.12.1999 tarihinde bankaya BDDK tarafından el konulması nedeniyle alacağın tahsili amacıyla İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinde külli halef İng Bank A.Ş.'ye karşı dava açıldığını, davanın ıslah edildiğini, yapılan yargılama sonucunda ıslah talepleri doğrultusunda alacaklarının 16.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından düzeltilerek onandığını, faiz başlangıç tarihinin ıslah ile değiştirilemeyeceğine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu karar gereğince müvekkilleri tarafından davalı bankaya yatırılan 168.650,00 USD paranın bankaya yatırıldığı 16.11.1999 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizinin tahsil edilemediğini iddia ederek 168.650,00 USD alacaklarının 16.11.1999 tarihinden ilk dava tarihi olan 27.11.2013 tarihine kadar faizinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili 12.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 137.683,52 USD faizin hüküm altına alınarak davalı bankadan hükmen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunulduğunu, davalı ... ile Yurtbank A.Ş.'nin farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, başka bir kuruluş nezdindeki alacak için davalı bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğundan davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, TMSF'ye ve ...'a davanın ihbarını talep ettiklerini, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i Müdahil TMSF vekili cevap dilekçesinde; dava şartı itirazı bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine davacının yanıltılmasının söz konusu olmadığını, imzalanan hesap açma ve havale talimatının açık ve anlaşılır olduğunu, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacının bankada kayıtlı mevduatı bulunmadığını, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını, davacının ... iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir.
3.İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın huzurdaki davada husumete ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların 16.11.1999 tarihinde yatırılan 168.650,00 USD için yatırılma tarihinden İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/312 E. sayılı dosyasında dava tarihi olan 27.11.2013 tarihine kadar olan dönem için faiz talebinde bulunduğu, davalının kesin hüküm itirazında bulunduğu, davacının ilk davada ıslah talebi üzerine ıslah ile talep edilemeyeceği gerekçesi ile reddedilen faiz alacağını dava konusu ettiği, talebin esasına ilişkin kesin hüküm bulunmadığı, davacının ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, faiz isteğinin ayrı bir davaya konu yapılması hâlinde, dava tarihi itibariyle asıl alacağın ödenmemiş olması, ödenmiş ise ihtirazi kayıt konulması şartı olduğu değerlendirildiğinde, davalı bankanın, alacağın davacıya ihtirazi kayıtsız ödendiğine ilişkin iddiasını destekleyecek herhangi bir belge sun(a)madığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 137.683,52 USD'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından lehlerine hükmedilen ilam vekâlet ücretinin hesabında, davanın açıldığı tarihteki ... döviz alış ... üzerinden hesaplama yapıldığını, bunun Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, karar tarihindeki kur üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının düzeltilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl alacak kesin bir hüküm ile tahsil edilmiş olduğundan sadece faiz alacağına yönelik iş bu davanın kabulünün mümkün olmadığını, ilk dava çerçevesinde yapılan asıl alacak ve faiz ödemesi ile alacağın ortadan kalktığını, zararın ve failin öğrenilmesi tarihinden itibaren 2 yıldan fazla süre geçtiğini, banka açısından davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu paranın off-shore bankaya gönderilmesinin üzerinden dahi on yıldan fazla zaman geçtiğini, davada zamanaşımının dolduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Fer'i Müdahil TMSF vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın davacı tarafından kanıtlanamadığını, bilirkişi raporuna taraflarından yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, bankanın güveni kötüye kullanmadığını, bankaya husumetin yöneltilemeyeceğini, paranın Kıbrıs'a aktarıldığı tespitinin doğru yorumlanmadığını, davacının ... A.Ş. tarafından dolandırılmasının söz konusu olmadığını, müterafık kusur ile ilgili bir inceleme yapılmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
4.İhbar Olunan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davada husumete ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davada husumetin asıl muhatap olan TMSF'ye tevcih edilmesi, hükmün TMSF aleyhine kurulması gerekirken İlk Derece Mahkemesi tarafından bu hususlar gözetilmeyerek davalı banka aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 2021/7 E., 2022/2 K. ve 22.04.2022 tarihli içtihadı birleştirme kararı uyarınca zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiği, somut olayda off shore hesabına 16.11.1999 tarihinde aktarma yapıldığı ve zamanaşımı başlangıcının 16.11.1999 tarihi olduğu, 16.11.1999 tarihinden itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin 16.11.2009 tarihinde dolduğu, eldeki davada davacıların 16.11.1999 tarihinde yatırılan 168.650,00 USD için yatırılma tarihinden İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/312 E. sayılı dosyasının dava tarihi olan 27.11.2013 tarihine kadar olan dönem için faiz talebinde bulundukları, İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın açıldığı 27.11.2013 tarihinden önce 16.11.2009 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunun anlaşıldığı, eldeki dava tarihi itibariyle hem haksız fiil davaları için düzenlenen hem de ceza kanununda düzenlenmiş olan uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, ihbar olunan ... davaya fer'i müdahil olmadığından ihbar olunanın karara karşı istinaf başvurusunda bulunmasına olanak bulunmadığından istinaf talebinin usulden reddedildiği, verilen kararın mahiyetine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmediği gerekçesiyle ihbar olunan ...'ın istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı ...Ş. ve fer'i müdahil TMSF'nin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, verilen kararın mahiyetine göre davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları çerçevesinde 2010 yılına kadar off-shore bankalara ait hesaba aktarılan paraların yargı yoluna başvurularak tahsili yolunun hukuki olarak kapalı tutulduğunu, 2013 yılından itibaren zamanaşımının başlangıcının, paranın off-shore bankalarından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı andan itibaren başlayacağına karar verildiğini, özetle Yargıtay'ın mudilerin haksız fiil hükümlerine dayalı dava açabileceğine karar vermesinin 10 yıl sürdüğünü, TMSF'nin dava konusu edilen alacakları banka sahiplerinden tahsil ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kararına dayanak aldığı içtihadı birleştirme kararının hukukun ... ilkelerine aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunun dikkate alınmadığını, ağır kusur ve hile durumunda zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını, zamanaşımını kesen ve durduran olguların dikkate alınmadığını, alacağın ... ve dava tarihinden sonraki faizinin İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile ödenmiş olmakla zamanaşımının borcun kısmen ödenmiş olması nedeniyle kesildiğini, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri olguların zamanaşımından dolayı davanın reddine karar verilmesi nedeniyle hiç değerlendirilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle aleyhlerine nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak davacıların 16.11.1999 tarihinde yatırılan 168.650,00 USD için yatırılma tarihinden İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/312 E. sayılı dosyasında dava tarihi olan 27.11.2013 tarihine kadar olan dönem için faiz talebine ilişkin olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava reddedilmiş olmakla davalı yararına 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 47.842,25 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 85.547,53 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (6) numaralı bent olarak "2022 yılı AAÜT uyarınca hesaplanan 47.842,25 TL nispi vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!