11. Hukuk Dairesi 2023/1561 E. , 2024/4728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1624 Esas, 2022/1785 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/659 E., 2022/346 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kullanılmış kumaş boya makinelerinin alımı için sözlü olarak anlaşma üzerine 50.000,00 euro kapora gönderildiğini, davalının başka bir makinesinin satımına da aracılık edilmesine rağmen kendilerinden habersiz satıldığını, emeklerine karşılık mağduriyet giderilmesi istendiğinde hakaret ve tehdite varan sözler sarf edilmesi nedeniyle kumaş boyama makinesinin alımından vazgeçildiğini, kapora bedellerinin ihtara rağmen ödenmemesi nedeniyle başlatılan takipte itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştr.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mail yoluyla ve sözlü olarak yapılan görüşmelerin ardından davalı firmaya ait 4 adet ... marka kullanılmış kumaş boyama makinasi alış satışı ile ilgili anlaşıldığını, bu anlaşmayı geçerli kılmak adına davalıya 50.000,00 euro kaparo verdiğini davalının da anlaşmayı kabul ettiğini ve makinaları davacının istediği biçimde teslim etmeye hazır hale getirdiğini, ancak davacının kendi beyanıyla ortaya koyduğu gibi haksız ve kötü niyetli biçimde satış sözleşmesinden caydığını, sözleşmenin sona ermesinin nedeninin davacının tek taraflı iradesi olduğunu, anlaşmanın davacı tarafından haksız fesih edildiğini, bundan dolayı da davacının ödediği bedelin iadesini talep hakkı doğmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 07.11.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş kararın davalı vekilince istinafı üzerine dairenin 2020/360 E. 2020/1145 K. sayılı ilamı ile " Yargılama aşamasında icra dosyası ile ilgili inceleme yapılmadığı, gerekçede icra dosyası ile açıklamaya yer verilmiş ise de, genel ifadelere yer verilerek somutlaştırılmadığı, dava şartı yönünden yapması gereken inceleme açısından icra dosyasındaki itirazların süresinde olup olmadığı, uygun itiraz bulunup bulunmadığı, itirazların neye ilişkin olduğu ve davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden bir tespite yer verilmeden işin esasına girilmesi usuli değildir." gerekçesi ile sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra mahkemenin 2020/659 E. sırasına kaydının yapıldığı, davalı şirketin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/254 E. sayılı dava dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğu, 2022/90 K. sayılı kararı ile konkordatonun kabulüne karar verildiği, konkordato komiseri tarafından düzenlenen alacak listesinde davacı şirketin 176. sırada alacaklı olarak gösterildiği, alacak bedeli olarak 219.523,05 TL bedelin kayıtlı olduğu, bu bedelin listenin hazırlandığı tarih itibariyle 50.000,00 euro karşılığı bedel olduğu yönünde mahkemece kanaat oluştuğu, davacı her ne kadar davalı ile aralarında başka hukuki ilişki de olduğu beyan edilmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir delilin yargılama aşamasında dosyada tespit edilemediği, dava açıldıktan sonra konkordato başvurusunda bulunulduğu dikkate alındığında mahkemece alacak hususunun değerlendirilmesi ve buna göre de karar verilmesi gerektiği, icra takip dosyası yönünden davalının konkortado istemine konu davada gösterilen alacak bedelinin aynı zamanda dava dosyada iddia edilen alacak hususunu da doğruladığı, bu haliyle cayma bedeli olarak kabul edilemeyecek bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine bağlı olarak davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan takipte davalının bu bedel yönünden itirazında haksız olduğu, her ne kadar faiz isteminde bulunulmuş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürülmesine ilişkin herhangi bir işlemin tespit edilmediği, bu nedenle takibe kadar talep edilen faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve alacağın likit olduğu hususu dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile kullanılmış 4 adet boya makinesi satımı hususunda anlaşmaya varıldığını, davalının 50.000,00 euro para gönderdiğini, müvekkilinden ve sözleşme konusunun ifasının olanaksızlığından kaynaklanmayan keyfi, alıcının tek taraflı iradesi ile gerçekleşmeyen bir satış sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında ticari alım-satım anlaşması yapıldığını ancak alıcının hiçbir geçerli nedeni olmadan alımdan vazgeçtiğini, alıcının temerrüdünün oluştuğunu, mahkemenin olayla ilgisi ve gerçek olmayan bir konuya dayanılarak gerçekleştirilemeyen, fesih edilen alım işleminde sadece davacının şirket yetkililerinin ve çalıştığı kişilerin beyanları çerçevesinde değerlendirme yaparak karar verdiğini, sözleşmeyi fesih gerekçesi olarak müvekkili firmaya ait... marka kullanılmış makinesinin satışı için de aracılık ettiğini, bu makinenin kendilerinden habersiz satışı nedeniyle sözleşmeyi fesih ettiğini, birbirinden tamamen ayrı iki hukuki problemin ilişkilendirilerek, birinin diğerinin kurucu unsuru kabul edecek biçimde karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının davacı tarafından yatırılan paranın cayma akçesi olduğunu ispatlayamamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği, Dairece resen yapılan incelemede, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi durumunda, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması ve buna göre hükmolunan icra inkar tazminatı miktarının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerekmekte olup, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan 50.000,00 euro alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi gereğince açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!