11. Hukuk Dairesi 2023/1545 E. , 2024/5214 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2434 Esas, 2022/1508 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/279 E., 2019/759 K.
Taraflar arasındaki limited şirket yöneticisinin azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Gıda İnşaat Turizm ve Soğutma Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinde %25 pay sahibi olduğunu, davalı ... ile dava dışı ... ...'ın şirketi ayrı ayrı temsil ve ilzama yetkili müdürler olduğunu ve görev sürelerinin 01.07.2040 yılında sona ereceğini, 2014 yılının Ağustos ayından bu yana şirketin iki müdürü ile müdürlerden ...'ın babası ... arasında bir takım hukuki ihtilaflar yaşandığını, bundan dolayı ... Gıdanın olumsuz olarak etkilendiğini, müvekkilinin de zarar gördüğünü, şirket güçlü ekonomik yapıya sahipken yıllardır yüksek cirolar ile kâr elde eden bir şirket iken yaşanan sorunlar nedeniyle zarar etmeye başladığını, zararın asıl nedeninin davalı müdür ... olduğunu, davalının şirkete karşı özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ederek şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının, babasına ait olan ... Gıdaya ... Gıda'yı borçlandırmaya çalıştığını, davalı şirket müdürünün babası ile birlikte şirket aleyhine hareketlerde bulunarak sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek davalının müdürlükten azli ile yönetim vc temsil yetkisinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının tamamen asılsız ve çarpıtılmış gerçeklere dayandığını, davacının şirketin %25 ortağı ve imza yetkilisi olan ... ...'ın babası Ahmet ... ...'ın gayri resmi eşi olduğunu, davacının şirket içindeki işleyişten tamamen habersiz olduğunu, şirkete bir kez bile gelmediğini, genel kurullara davacının yerine vekil olarak eşi ... ...'ın katıldığını, şirketin ortağı ... ... hakkında İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/267 E. sayılı dosyasında ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, davanın usulden reddedildiğini, ... ...'ın herhangi bir şüphe uyandırmamak üzere üvey annesi davacıya bu davayı açtırdığını, davayı açtıran ... ...'ın yaplığı usulsüzlükler hakkında açılan davalar ve savcılık soruşturmaları bulunduğunu, müvekkilinin müdürlük yetkisinin kaldırılmasını gerektirecek en ufak bir eylemi olmamasına rağmen bu davayı ikame eden davacının tarafsız bir ortak olmadığını ve soyut iddialarda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça haklı sebep olarak ileri sürülen müdürün aynı zamanda babası olan ...'ın şirketi olan ... Ticaret'e 2.500.000,00 TL civarında alacağı olduğundan bahisle şirket kayıtlarına fiktif olarak işlemek istediği eylemi yönünden alınan bilirkişi raporunda şirketin, azli isetenen müdürün babasının şirketine 2014 yılında 647.383,30 TL, 2015 yılında 492.043,94 TL borcunun olduğu, dava açılış tarihi olan 2016'da da ve davadan sonraki 2017 yılında da aynı rakamın devrettiği ancak azli istenilen müdürün ihtarında belirttiği 214.000 şişe karşılığı 2.5000.000,00 TL'yi aşan bir borcunun olmadığı, bu durumda azli istenilen müdürün korunması gereken şirket menfaati yerine babasına ait ... Ticaretin menfaatlerini gözeten bir tutum sergileyerek müdürü olduğu şirketin aleyhine harekette bulunduğu, yine davalının bunu ispat vasıtası olan dava dışı ...'in defterlerinin diğer müdür tarafından çalındığı iddiası ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı belirtilmiş ise de bu soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiği, davalının şirkette çalışan işçileri işten çıkarttığı, şirketin işlerinin aksamasına sebebiyet verdiği, davalı tarafça çıkarılan işçilerin dava dışı işyerlerinde çalıştığı iddiasının ispatlanamadığı, şirket çalışanlarını işten çıkartmasının şirkete karşı özenli davranma menfaatlerini koruma yükümlülüklerine aykırı hareket oluşturduğu, şirketin deposunda hırsızlık yaptığından bahisle hakkında şikayette bulunulan ve henüz yargılaması devam eden ...'ın Cumhuriyet Savcılığındaki açık beyanına ve Cumhuriyet Savcılığının soruşturmasına rağmen hakkında alacak davası açılması yönündeki genel kurulda dile getirilen talebe karşı çıkmış olmasının da şirkete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı durum oluşturduğu, yine müdürün şirket hakkında yapılan küçük alacaklara karşı takiplerde ödemenin şirket hesabından banka yolu ile yapılmasına ilişkin talimat vermediği şirketin icra takibi yolu ile itibarının sarsılmasına neden olduğu, bu durumun da özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, bilirkişi raporunda da hisse oranları dikkate alındığında ortada Pat durumunun bunulduğu yönündeki görüşüne istinaden azil sebeplerinin bulunmadığına ilişkin hukuki değerlendirme içeren görüşlerine iştirak edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Gıda İnşaat Turizm ve Soğutma Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. müdürü davalının müdürlük görevinden kaynaklanan yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, müdürlükten azline, karar kesinleştiğinde kararın Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda şirketin ... Ticarete borcunun 2.500.000,00 TL değil, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında 492.043,94 TL olduğunun tespit edildiğini, mahkemece hem yanlış değerlendirme yapıldığını, hem de bununla ilgili olarak davaya cevap dilekçesinin belirtilen hususların dikkate alınmadığını, konsinye malların, konsinye verenin (... Gıda) envanterinde görüneceğini, konsinye alanın envanterinde gözükmeyeceğini, ... Gıda’nın noter tasdikli envanter defterlerinin çalınması nedeniyle ortak ... hakkında hırsızlıktan dava açıldığını, davada ...'ın delil yetersizliğinden dolayı beraat ettiğini ve bu defter kayıtlarını ibraz etmenin mümkün olmadığını, henüz kesinleşmeyen bu beraat kararının istinaf edildiğini, bir müdürün şirketinin menfaatini ticari ahlaksızlığa tevessül ederek korumak zorunda olmadığını, müvekkilinin, şirketin (borç ister babasına ister başka birisine olsun) var olan borcunu genel kurulda dile getirmesinin özen yükümlülüğünün ihlali olmadığını, aksine ticari ahlak anlayışının gereği olduğunu, davalının şirketi babasına borçlandırma çabası içinde olduğu iddiasının soyut olduğunu, ticaret hukukunda borç evrak ile doğduğundan, şirketi bir kişiye borçlandırmak için evrak tanzim etmenin gerekli olduğunu, şirketin borçları olduğunu dile getirmenin, şirketi borçlandırmak veya borçlandırmaya çalışmak olmadığını, bilirkişi raporunda yöneticiler arasındaki kişisel husumetin davalı şirketin işlerinin görülmesine de yansıdığı ve şirket kârlılığını düşürdüğünü, şirketin kötü yönetimi dolayısıyla tek bir müdüre sorumluluk atfedilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin işçileri işten çıkarma nedeninin bu kişilerin gerçekte limitet şirkette çalışmayıp, davacının üvey oğlu olan diğer müdür ...’ın babası ...’a veya ona yakın başka bir firmada çalıştıklarını, ayrıca işlerin 2015 yılında yavaşlamış olmasının da işçi çıkarılmasını gerektirdiğini, çalışanlar işten çıkarıldığı için işlerin yavaşlamadığını, bu elemanların şirkette çalışmadığı olgusu ile ilgili olarak tanık dinletme talebinin mahkemece reddedildiğini, kendine ait pazarlama firması olan ...'ın, ... Gıda San. ve Tic. Anonim Şirketinden mal aldığını, piyasaya ve ... Limited Şirketine sattığını, pazarlama amacı ile ...’a araç kiraya verildiğini ve kira faturaları kestiğini, ...'ın herkesin bilgisi ile depolara girip çıktığını, depolardaki malların ... Gıda ve şirketin ortak malları olduğunu,
... hakkındaki soruşturmanın da takipsizlikle sonuçlandığını,
... hırsızlık yapmadığı için müvekkilinin onun hakkında asılsız yere dava açılmasını istemediğini, bu sadakat yükümlülüğünün ihlali değil, ahlak ve dürüstlüğün gerektirdiği bir davranış olduğunu, müvekkilinin, diğer müdür ...’ın usulsüzlüklerinin önüne geçilebilmesi için bankalara yazı gönderip çift imzayla işlem yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin çift imza isteyerek engellemeyi değil, şeffaflığı sağlamayı amaçladığını, çift imza atılsa bile hesaplardan ödemelerin yapılıp yapılamayacağını da araştırmadığını, davacının, şirket içindeki işleyişten tamamen habersiz olduğunu, şirkete bir kez dahi gelmediğini, bilirkişi raporunda yöneticiler arasındaki kişisel husumetin davalı şirketin işlerinin görülmesine de yansıdığı ve şirket kârlılığını düşürdüğü, şirketin kötü yönetimi dolayısıyla tek bir müdüre sorumluluk atfedilemeyeceği, mevcut koşullarda davalı müdürün azli bakımından somut bir haklı sebep sunulamadığı, şirketin kötü yönetimi dolayısıyla davalı müdürün haklı sebeple azline hükmedilemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin azlini gerektirecek haklı ve somut sebepler olmadığını, mahkemece yanlış ve eksik değerlendirme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ihtilafların başlaması sürecine kadar kâr elde eden şirketin, sonraki süreçte zarar ederek öz sermayesinin azalmasında, davalı tarafça haklı bir gerekçe ileri sürülemediği gibi davalının, babası olan ...'a ait ... şirketi lehine şirket kayıtlarında olmadığı anlaşılan 214.000 adet şarap için 2.500.000,00 TL fiktif borcun kayıt altına alınması için babası ve babasının şirketi lehine hareket ettiği, davalı ve babasının talimatı ile şirkete ait depodan şarap alan ... 'a karşı alacak davası açılmasına genel kurulda davalının karşı çıktığı, yine ... Gıda tarafından şirkete karşı açılan davada şirket menfaatine aykırı olarak defter ve kayıtları incelemeye sunma çabası içine girildiği, şirket çalışanlarının işten çıkarıldığı, bankalara ihtar ve ihbar göndererek şirketin borçlarının zamanında ödenmesine engel olacak ve şirketi çalışamaz hale getirecek biçimde davranıldığı, şirket müşterileri olan bir kısım zincir marketlere mal satış sözleşmesi olmasına rağmen satış yapılmasına engel olunduğu, davalı şirket müdürünün kanuna ve özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettiği, dolayısıyla azil için somut olayda haklı sebeplerin bulunduğu, davanın niteliği dikkate alındığında, davacı ortağın şirkete uğrayıp uğramamasının sonuca etkili olmayacağı, davalı tanıklarının dinlenmemesinin de usuli eksiklik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!