11. Hukuk Dairesi 2023/1523 E. , 2024/5205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/165 Esas, 2022/1660 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/105 E., 2020/340 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "SPORT ON STREET", "SPORT ON STREET", "SPORT İN STREET", "SPORT İN STREET", "AT STREET", "INSTREET", "ON STREET", " SHOE İN STREET", "SPORT&STREET", "SHOE&STREET", "SPORTİNSTREETSHOP", "SPORT İN STREET", "SPORT İN STREET" ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2018/116961 başvuru numaralı “STREET TIME” ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-471 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru markasının davacı markalarından farklı olduğunu, davacının "street" ibaresi içeren hiçbir markasının kullanılmadığını, davacının markalarının tanınırlığını ispat etmesi gerektiğini, tarafların tüketici kitlesinin de son derece farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığından iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markaları ile davalının başvuru markası arasında yazılış benzerliğinin yanı sıra, okunuş olarak da aynılık derecesinde benzerlik olduğunu, her iki marka arasında okunuşta ve yazılışta farklılık bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından her ne kadar müvekkili firmanın ve müvekkili firmaya ait markanın tanınmışlığının dava konusuna etkisi olmadığı kanaatine varılmışsa da verilen bu kararın da hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "STREET TIME" ibareli markanın 25 ve 35. Sınıflarda tescili için TÜRKPATENT'e başvurduğu, davacı tarafından "sport on street", "sport on street", "sport in street" "sport in street", "at street", "ınstreet", "on street", "shoe in street", "sport&street", "shoe & street", "sportinstreetshop", "sport in street", "sport in street" ibareli markalara dayanılarak başvuruya itiraz edildiği, davacının itirazına mesnet markalarının 10,18,25,26, 35. sınıflarda tescilli olduğu, her ne kadar dava konusu başvurunun kapsamından dava dışı bir şirketin itirazı üzerine 25. sınıf mallarla, bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri çıkarılmış ise de dava konusu başvuru anılan mal ve hizmetler yönünden de ilan edildiğinden ve davacının itirazına konu olduğundan YİDK kararının iptali istemli davada bu mal ve hizmetler yönünden de karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraf markalarında bir kısım mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğunun tespit edildiği, başvuru markasında herhangi bir şekil veya figüratif unsura yer verilmediği, bu ibarenin Türkçe’de "cadde zamanı" anlamına geldiği, davacının itirazına mesnet markaların asli unsuru "STREET" ibaresi olup markalarda farklı olarak yer alan "at, in, on, sport in, sport on, shoe, shoe, sport” ibarelerinin ise ayırt edicilikte geri planda kaldığı, davacı markalarının asli unsurlarını oluşturan "STREET" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, "STREET" ibaresinin tescilli olduğu mallarda ayırt ediciliğinin düşük olmadığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "TIME" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu durumda başvuru ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortalama alıcılar nezdinde işitsel, görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça, davacı markalarının kullanılmadığı savunulmuş ise de davacının itirazına mesnet markalarının tescil tarihleri ile dava konusu başvurunun yapıldığı tarih arasında beş yıllık sürenin bulunmaması nedeniyle bu yönden bir inceleme yapılmadığı, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğunun mahkemece de kabul edilerek bir kısım mallar yönünden kabul kararı verilmişse de 25. Sınıf ile yakın ilişki içinde yer alan ayakkabı yan ürünleri ile ilgili olarak kabul kararı verilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olması nedeniyle tüketici nezdinde yanılmaya-iltibasa neden olunacağını, davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline ait başvuru markası ile davacının itirazına dayanak markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının "street" markasını kullanmadığını, tanınmışlığın ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının "STREET TIME” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!