11. Hukuk Dairesi 2023/1505 E. , 2024/4476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/109 Esas, 2022/1552Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/62 E., 2020/196 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali ve Tasarım Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/06098 numara ile tescilli, "Sulama Sistemleri için Mandal" başlıklı tasarımın sahibi olduğunu, davalı firmanın müvekkiline ait tescilli tasarım ile aynı ve benzer olan 2018/02789 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine yapılan itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımda yer alan görsel anlatımların yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından 2018/02789 - 2 ve 3 üncü sıra numaralı tasarım başvurusunun sınırlandırma şeklinde yapıldığını, başvuruda korunması istenen esas bölümün çerçeve içine alındığının anlaşıldığını, davalı şirket tarafından başvuru konusu yapılan tasarıma konu üründe yalnızca bağlantı deliği olarak belirtilen yerlerin çerçeve içerisine alınması gerekirken, çerçevenin sınırlarının aşılarak, ürünün arka ucunun neredeyse tamamını içerisine aldığını, bu sebeple yasaya ve hukuka uygun olmadığını, davalı tarafa ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip bulunmadığını, davalı şirketin tasarım başvurusunda çizgili alan içinde gösterdiği yuvarlak kısmı koruma altına almak istediğini, iş bu kısmın, yıllardır piyasada var olan ve de ürünlerin birbiri ile birleşmesini sağlayan bağlantı deliklerinden veya bağlantı kısımlarından hiçbir farkın bulunmadığını, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin kendi adına tescilli bir tasarımın başkası adına başvuruya konu edilen bir tasarımda kullanılmasına muvafakati bulunmadığını ileri sürerek YİDK'nın 2018/T-1065 sayılı kararının iptali ile tasarım başvurusunun tescile bağlanmış ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın zorlama, hukuka aykırı ve kötü niyetli bir yaklaşımla iddialarda bulunmasının hukuken korunmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin tasarım tescil başvurusunda bulunurken mevzuata uygun şekilde koruma talep edilen bölümü işaretlediğini ve açıkça “bağlantı deliği” başlığına yer verdiğini, sınırları çizilen bölümde bağlantı deliği haricindeki yerlerin tasarımsal bir özelliğinin bulunmadığını, davacının davalı tasarımının sınırlandırma mantığıyla çok benzer olduğunu düşünerek örneklendirdiği tasarımların ise esasen davalı tasarımından son derece farklı olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2018/02789 /2 ve 3 sıra numaralı tasarımın görsel özellikler bakımından iltibas yaratıcı nitelikte ve benzer olmadığı, görsel olarak yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığı, davacı ... davalı ürünlerin ortak yönde birçok farklılıklarının (renk, marka isminin yazılması, künye kısmının daire içine alınması, görünüm özellikleri gibi) olduğu, ortak özelliklerinin olmadığı, dava konusu 2018/02789 /2 ve 3 sıra numaralı “bağlantı deliği” konulu tasarımının bilgilenmiş kullanıcı olsun olmasın yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşıdığı, görsel anlatıma uygun olduğu, kötü niyetli başvuru yapıldığı yönündeki davacı taraf iddialarının yerinde olmadığı, davalıya ait 2018/02789 sayılı 2 ve 3 sıra nolu tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde mesnet tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığı, görsel anlatıma da uygun olduğu, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 29.01.2020 tarihli ara karar gereği, heyete, sulama sistemleri konusunda uzman-sektörel bir bilirkişinin dahil edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, gıda uzmanı bir bilirkişinin dahil edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, seçilen bilirkişinin, gıda uzmanı olup aynı zamanda ziraat yüksek mühendisi olarak faaliyet gösterdiğini, karara esas teşkil eden ek raporun, kök raporun tekrarlanmasından ileri gitmediğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak tasarım başvurusunda bulunduğu konusundaki taleplerin değerlendirilmediğini, davalı taraf sadece tescil almak istediği bağlantı kısmının görselini sunarak tescil alabilme şansı varken, bu seçimi yapmadığını, müvekkili şirketin, kendi adına tescilli bir tasarımın, başkası adına başvuruya konu edilen bir tasarımda kullanılmasına muvafakatı bulunmadığını, davalı şirketin, müvekkili şirketten haberdar olmamasının, müvekkile ait ürünleri bilmemesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davalı taraf, sulama mandalına ilişkin bir bağlantı deliği kısmını tescil almak istiyorsa, başvuru yaparken müvekkili şirkete ait tasarımın bütünü değil, farklı şekilde tasarlanabilme yeterliliğine sahip olduğunu, bilirkişiler tarafından yenilik ve ayırt edicilik değerlendirilmesi yapılırken, sadece küçük ayrıntılara dikkat edilmesi ve bunların farklılık olarak nitelendirilmesi ve yerel mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmemesi kabul edilebilir bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu değerlendirilen bilirkişi raporunda, dava konusu 2018/02789 2 ve 3 sıra numaralı “bağlantı deliği” konulu tasarımının bilgilenmiş kullanıcı olsun olmasın yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşıdığının, görsel anlatıma uygun olduğunun belirlendiği, diğer yandan başvurunun kötüniyetli yapıldığının da dosya kapsamında bulunan deliller karşısında kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!