WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1492 E.  ,  2024/4325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/98 Esas, 2022/1595 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/298 E., 2020/185 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1979 yılından beri Kültür Dersaneleri aracılığıyla eğitim hizmeti verdiğini, Türkiye’nin çeşitli illerinde 450 eğitim kurumuna yayın desteğini sürdürdüğünü, müvekkilinin “kültür” markalarının maliki olduğunu ve tescilli olarak kullandığını, bu nedenle öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2018/19516 sayılı "EKK Evrensel Kültür Kursları" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, her iki markada da esas unsurun “kültür” kelimesi olduğunu ve bu kelimeye müvekkili tarafından ayırt edicilik kazandırıldığını, taraf markalarının yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından birebir aynı olduğunu, aynı hizmetlerde kullanıldığını, 41.sınıfta tescilli olduklarını, müvekkilinin “kültür” markalarının tanınmış marka statüsünü kazandığını ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, davalı tarafa ait “kültür” esas unsurlu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-3915 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında müvekkilinin 15 yıldan fazla zamandır Kahramanmaraş ve Gaziantep illerinde yabancı dil eğitim hizmeti veren kurumların sahibi olduğunu, müvekkilinin amacının tescilli diğer markaları gibi yeni ve özgün bir marka yaratmak olduğunu, kötü niyet iddiasını kabul etmediklerini taraf markaları arasında iltibas yaratacak benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının esas unsurunun “kültür” kelimesi olduğunu, oysa müvekkilinin markasının “E.K.K EVRENSEL KÜLTÜR KURSLARI” şeklinde bir bütün olarak algılanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davalının "E.K.K. EVRENSEL KÜLTÜR KURSLARI" ibareli marka başvurusu ile davacının "KÜLTÜR" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu markanın kötüniyetli olarak başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır ''KÜLTÜR'' ibaresi ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu sebeple müvekkili şirketin ''Kültür '' markasında öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, itiraza konu ibarenin daha önce tescil edilmiş müvekkil markaları ile aynı ve benzer bulunduğunu, her iki markanın da asli unsurunun gerek yazılışları ve gerekse de okunuşları bakımından birbirilerinin aynısı olup bu ibareye ekleme yapılarak değişiklik yaratılmaya çalışılmışsa da bu değişikliğin, markalar arası benzerliği ve/veya ayniyeti kaldırılmaya yeterli olmadığını, müvekkilinin tanıtarak toplumda belli bir bilinirlik ve ayırt edicilik kazandırdığı markalarını korumak adına 3. kişiler tarafından TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirilen marka tescil başvurularına itirazlarda bulunarak, müvekkili markaları ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer haksız ve kötü niyetli markaların kullanımını önlemeye çalıştığını, müvekkil markaların tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan hizmetlerin, itiraza konu markanın tescil edilmek istendiği 41. sınıftaki hizmetlerle aynı olduğunu, davalının marka başvurusu ve kullanımının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "EKK Evrensel Kültür Kursları" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Kültür" asıl unsurlu markalar arasında başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E., 2016/5739 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, bu durumda işaretler arasındaki şekil ve kelime farklılıkları nedeniyle markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesine yol açmayacakları, davacının tanınmışlığa ve kötü niyete ilişkin diğer iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır ''KÜLTÜR'' ibaresi ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile ayırt edicilik kazanarak markasını tescil ettirdiğini, ''Kültür '' markasında öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, itiraza konu ibarenin daha önce tescil edilmiş müvekkil markaları ile aynı ve benzer olduğunu, markaların asli unsuru gerek yazılışları ve gerekse de okunuşları bakımından birbirilerinin aynısı olup bu ibareye ekleme yapılarak değişiklik yaratılmaya çalışılmışsa da markalar arasında yapılan bu değişiklik gibi küçük farklılıklar markalar arası benzerliği ve/veya ayniyeti kaldırmaya yeterli olmadığını, karşı taraf markası ile müvekkil markalarının esaslı unsuru olan "KÜLTÜR" ibaresi birebir aynı olduğunu, markaların telaffuzları sırasında tüketiciler nezdinde markalar ile ilgili bağlantı kurulabilmekte ve her iki markanın birbirinin devamı algısı oluşabildiğini, müvekkilinin tanıtarak toplumda belli bir bilinirlik ve ayırt edicilik kazandırdığı markalarını korumak adına 3. kişiler tarafından TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirilen marka tescil başvurularına itirazlarda bulunarak; müvekkil markaları ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer haksız ve kötü niyetli markaların kullanımını önlemeye çalıştığını, somut davada da davalı markası ile müvekkil marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkil markaların tescilli olduğu 41. sınıflarda yer alan hizmetler, itiraza konu markanın tescil edilmek istendiği 41. sınıflardaki hizmetleri de aynı olduğunu, müvekkil markası ile davalı taraf arasında redde konu marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal bakımlardan incelendiğinde aralarında benzerlik bulunduğu ve halk tarafından da ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırma ve iltibas ihtimalinin bulunduğunu dolayısıyla davalının marka başvurusu ve kullanımının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.