11. Hukuk Dairesi 2023/1490 E. , 2024/4262 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/95 Esas, 2022/1592 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2020/203 K.
Taraflar arasındaki Marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1982 yılında kurulmuş ve malt içecekler üreten bir şirket olduğunu, 2005 yılından itibaren Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Suudi Arabistan’da faaliyete başladığını, “RANI" markasını uzun yıllardır kullandığını, uluslararası tescilleri olduğunu, davalı Şirketin ise 2018/09090 sayılı "MAZMEZ RANY HOBAİBAT" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, oysa davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı Şirkete ait 2018/01965, 2018/02866 sayılı endüstriyel tasarım tescillerinin iptal edildiğini, davalının özellikle Arap ülkelerinde bilinen markaları tescil etmek istediğini, müvekkilin uzun yıllar sektörde faaliyet gösterdiğini, Orta Doğu'da bilinen bir içecek markası olduğunu, "Rany" ibaresi Google arama motorunda aratıldığında da "Rani" içecekleri ile ilgili görsellerin çıktığını, davalının kötü niyetle ve marka ticareti yapmak amacı ile yedeklediği ve/veya iltibasa neden olacak ve tanınmış marka haklarını ihlal edecek şekilde üretim ve satım gerçekleştirdiğini, davalı şirketin sicil gazetesinde yer alan bilgilerinden de davalı Suriye vatandaşı "AHMAD JABER" isimli şahıs tarafından kurulduğunun anlaşıldığını, davalının müvekkil markasının bilindiği Arap ülkelerinden birinin vatandaşı olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2019-M-538 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "Şekil+Mazmez RANY" ibareli marka başvurusu ile davacının "Şekil+RANI" ve "RANI FLOAT+şekil" ve diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunsa da başvuru markasının kapsamında kalan hizmetlerin davacıya ait markaların kapsamında yer almadığı gibi birbiri ile bağlantılı hizmetler de olmadığı, bu açıdan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibasın bulunmadığı, başvuru kapsamında bırakılan hizmetler açısından davacı tarafın önceye dayalı hak ve gerçek hak sahipliği de kanıtlanmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, başvuru kapsamında bırakılan emtia yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının ticaret unvanı da aynı olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;her ne kadar "kötü niyet" hususu mahkemenin takdirinde olup bilirkişi incelemesinde bu yönden belirtilen kanaat ile bağlı olunmasa da somut olayda açıkça davalının kötü niyetli fiillerinin devamlılık arz ettiğinin bilirkişi raporu ile ispat edildiğini, davalıya ait birçok marka ve tasarım tescilinin Ortadoğu'da bilinen firmalara ait marka ve tasarımlar olduklarını, davalı şirketin sicil gazetesinde yer alan bilgilerinde de davalı şirketin Suriye vatandaşı "AHMAD JABER" isimli şahıs tarafından kurulduğunu, bu anlamda da, davalının müvekkil markasının bilindiği Arap ülkelerinden birinin vatandaşı olması sebebiyle de davalı şirketi kurucusunun kötü niyetli olduğunu, davalı şirkete ait 2018/01965, 2018/02866 sayılı endüstriyel tasarım tescillerinin iptal edildiğini, bu tescil kapsamında yer alan görseller de incelendiğinde, müvekkili marka kullanımları ile aynı nitelikte olduklarını, davalının stratejik olarak markaların asıl sahiplerince tescil edilen sınıflar ile birlikte 35.sınıf yönünden başvuru gerçekleştirdiğini, bu anlamda müvekkiline ait "RANY" markasından ve kullanımlarından davalının haberdar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, maddesi koşullarının oluşmadığı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğu ileri sürülmüş ise de benzer marka başvurusunda bulunmanın tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığı, öte yandan davalı Şirketin Ortadoğu'da bilinen marka ve tasarımları adına tescil ettirdiği iddiasının da tek başına kötü niyeti göstermeyeceği, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarih, 2020/1773 E., 2021/1964 K. sayılı ilamında vurgulandığı üzere yurt dışında tescilli markaların Türkiye’de markasal etki yaratacak şekilde kullanıldığının ve bu markaların yurt dışında tanınmış olduğunun ispatlanmadığı durumlarda, markaların ülkeselliği prensibi de gözetildiğinde sırf yurt dışı tescillerin kötü niyetin ispatına yeterli olmayacağı, dolayısıyla somut olayda kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!