WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1380 E.  ,  2024/4475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/434 Esas, 2022/1715 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/959 E., 2019/1048 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı şirkete satışını yapacağı emtia bedelinin teminatı olarak, davalı bankanın ... Şubesince müvekkiline hitaben düzenlenen 14.08.2017 tarih, 738858 sayılı ve 520.000 USD bedelli kesin teminat mektubunun alıcı tarafından ibraz edildiğini, teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlenen ayrı bir mektupla teyit edildiğini, müvekkilinin teminat mektubu ile teyit mektubunu aldıktan sonra satışa konu emtiayı alıcıya teslim etiğini, alıcının satım bedelini ödenmemesi üzerine, teminat mektubunun nakde çevrilmesi amacıyla 13.11.2017 tarihinde davalı bankaya yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, şimdilik 381.657,90 USD'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin sahte teminat mektubuna dayandığını, banka ile muhatap arasında teminat mektubu şeklinde garanti sözleşmesi kurulabilmesi için, banka teminat mektubunun muhataba ulaşması ve muhatabın da bu garantiyi kabul etmesinin gerektiğini, banka tarafından davacıya verilmiş herhangi bir teminat mektubu bulunmadığından taraflar arasında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 128 inci maddesi anlamında garanti akdi kurulmadığını, teminat mektubu aslının muhataba ulaşmadığı durumlarda banka ile muhatap arasında bir garanti sözleşmesinin kurulamayacağını, davacının lehtar tarafından kendisine verilen sahte teminat mektuplarıyla ilgili müvekkilinden herhangi bir teyit almadığını, dava dilekçesinde teyit alındığı belirtilmesine karşı, müvekkilinden herhangi bir teyit alınmadığını, bu nedenle kusurlu davranan davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını, davacının teminat mektuplarının incelemesi halinde bu mektupların sahte olduğunu anlayabileceğini, hiçbir inceleme yapmayan davacının sahte teminat mektubu ile karşı karşıya kaldığını, teminat mektubunun düzenlenerek müşteriye verildiğini, mektubun davacıya verilmediğini ve bu mektupların davacıya inceletilmediğini, daha sonra teminat mektupları asıllarının müşteri tarafından iade edilmesi nedeniyle, teminat isteğinin düşürüldüğünü, müvekkilinin işlemlerinin bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu teminat mektubunun davalı banka tarafından düzenlenerek dava dışı müşteriye (lehtara) verildiği, müşteri tarafından da daha sonra davalı bankaya iade edilmek suretiyle risk düşüm işlemlerinin gerçekleştiği, davacının teminat mektubunun kendisine verildiğini veya tazmin talep hakkını sağlayacak biçimde hamilliğini kanıtlamak zorunda olduğu, muhatap adına düzenlenmiş teminat mektubunu muhatap tarafından mektubu düzenleyen bankaya ibrazının zorunlu olduğu, diğer bir anlatımla mektup, düzenlendiği halde muhataba hiç verilmemiş veya verilmiş olmakla birlikte mektup üzerinde tazmin talep hakkı doğuracak biçimde yetkili hamillik sıfatı kalmamış ise, muhatabın tazmin talebinin karşılanmasının zorunlu olmadığı, davacı teminat mektubunun kendisine verildiğini kanıtlayacak herhangi bir belge aslını dosyaya sunamadığı gibi teninat mektubunun rızası dışında elinden çıktığı yönündeki soyut iddiasını da kanıtlayacak somut herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı ve rızası dışında elinden çıktığı yönündeki iddiasını da kanıtlayamadığı gerekçesiyle teminat mektubuna dayanarak davalı bankadan tazmin talebinde bulunamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı şirket arasındaki vadeli satımın teminatı olmak üzere, davalı bankaca müvekkiline hitaben, teminat mektubu ile teyit mektubu düzenlenerek lehdara teslim edildiğini, lehdarın da bu belgeleri müvekkiline ibraz ettiğini, mektubun doğruluğu ve güvenliği dünyaca kabul edilen SAP ticari defter ve kayıt sistemine kayıt edildiğini, satım bedelinin ödenmemesi üzerine 13.11.2017 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğunu, talep yazısında bankaca düzenlenen teminat mektubu ile teyit mektubunun bilgilerinin yazıldığını, bankaca talebin reddi üzerine dava açıldığını ve mahkemece hatalı gerekçelerle davanın reddine karar verildiğini, teminat mektubunun bankaya iade edilmediğini ve mektubun lehdar tarafından iade edildiğinin bankaca savunulduğunu, iade sırasında bankaca müvekkilinden teyit alınmadığını, gerekçeli kararda dava dilekçesinin eksik özetlendiğini, bankanın ret cevabındaki beyanların yazılmadığını, gerekçeli kararda yapılan teorik açıklamaların uyuşmazlıkla ilgisinin bulunmadığını, gerekçenin hukuki açıdan hatalı olduğunu, teminat mektubunun kıymetli evrak niteliğinde olmaması nedeniyle, mektup aslının ibrazının gerekmediğini, garanti sözleşmesinin sözlü şekilde de kurulabileceğini, teminat mektubunu düzenlenerek lehtara teslim edildiğinin ikrar edildiğini, müvekkilinin, lehtar tarafından ibraz edilen teminat mektubu ile teyit mektubunu alarak ticari defterlerine kayıt ettikten sonra bu belgeleri lehtara iade ettiğini, bankanın lehtara teslim ettiği belgelerin müvekkiline teslim edilip edilmediğini bilmesinin mümkün olmadığını, bankanın lehtara teslim ettiği teminat mektubunu müvekkiline teslim edilip edilmediğini sorgulayarak, mektubun lehtar tarafından iadesi sırasında müvekkilinden teyit alınması gerektiğini, tacir olan bankanın iade sırasında müvekkilinin riskinin devam edip etmediğinin sorulmadan teminat mektubunun iade alınmasının basiretli bir tacir gibi davranışı olmadığını, teminat mektubunun kıymetli evrak olmaması nedeniyle aslının ibrazının gerekmediğini, gerekçeli kararın teminat mektubunun muhatap dışındaki üçüncü kişiler tarafından bankaya iade edilmesi halinde, rizikonun ortadan kalktığına dair muhataptan teyit almayan bankanın teminat mektubunu tazmin yükümlülüğünün devam ettiğine dair Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, mektubun lehtar tarafından bankaya iade edilmesinin de mektubun davacının elinden rızası dışında çıktığının kanıtı olduğunu, mektubun muhatap tarafından 14.08.2017 tarihinde müvekkiline ibraz edildiğini ve aynı tarihte mektup bilgilerinin SAP sistemine işlendiğini, bu sistemdeki kayıtların değiştirilip silinemeyeceğini, mektubun müvekkiline ibraz edilmesi nedeniyle gerçek bilgilerinin sisteme kayıt edilebildiğini, garanti sözleşmesinde, garanti edilen riziko ortadan kalktıktan sonra teminat mektubunu bankaya iade etme yükümlülüğünün muhataba ait olduğunu, teminat mektubunun bankaya lehtar tarafından teslim edilmesi halinde, bankanın lehtarın muhatabı temsil yetkisinin bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerektiğini, bankaca rizikonun devam edip etmediğini muhataptan sorarak mektubu iade alması gerektiğinin öğreti ve yargı uygulamalarıyla kabul edildiğini, teyit yazısı alınmadan teminat mektubunun lehtardan teslim alan bankanın garanti yükümlülüğünün devam edeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının teminat mektubunun davacının elinden rızası dışında çıktığı olgusunu kanıtlayamadığı, bankaca teminat mektubunun doğrudan muhataba teslim edilmemesi ve lehtara teslim edilen mektubun bir süre sonra aslının iade edilmesi nedeniyle geçerli bir garanti sözleşmesi ilişkisinden söz edilemeyeceği, davacının, bu mektuba dayanarak tazmin talebinde bulunması mümkün olmadığı, davacının, sahte mektupla tazmin talebinde bulunulması da teminat mektubu aslının hiç bir zaman davacıya ulaşmadığını gösterdiği, bankaca, aslı iade edilen mektup nedeniyle, bu tarihe kadar alacaklı tarafından bir bildirim bulunmaması nedeniyle teminat riskinin kapatılması da yerinde olduğu, İlk derece mahkemesinin gerekçesinin somut olaya uygun olduğu ve geçerli bir teminat ilişkisi bulunmaması nedeniyle tazmin talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflara arasında garanti sözleşmesi kurulup kurulmadığı nokatasında toplanmaktadır.

Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.