11. Hukuk Dairesi 2023/1370 E. , 2024/4692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1157 Esas, 2022/1603 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/194 E., 2022/395 K.
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, davalı şirket ile arasındaki 12.11.2019 tarihli ve 361 sayılı tedarik sözleşmesinden kaynaklı ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümü amacıyla Romanya Ticaret ve Sanayi Oda Başkanlığı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesine başvurulduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi kapsamında yer alan şartlar sağlandığından, müvekkili ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi tarafından verilen söz konusu kararın tanınması ve tenfiz edilmesi için işbu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, davalı şirketin söz konusu uyuşmazlığının çözümü ve kendisini savunması için usulüne ve hukuka uygun bir şekilde dört defa tahkim yerine çağrıldığını, diğer bir ifade ile kendisine tahkim yerinde hazır bulunarak savunma hakkını kullanması imkanının defalarca tanındığını, taraflar arasında görülüp kesin olarak karara bağlanmış olan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/42 dosya numaralı ve 6 numaralı hakem kararına göre müvekkili lehine, ürün tutarı için 18.000,00 euro, uygun olmayan kalitedeki ürünlerin teslimatı için 18.000,00 euro, tahkim masrafları için ise 6.294,58 euro ve 15.665,00 Ley'e hükmedildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili nezdinde bulunan hamur bölme makinesinin (“Ponder-Volumetric Dough Divider”) geri alınmasına da karar verildiğini, işbu hakem kararının 27.01.2021 tarihi itibariyle kesinleştiğini ve taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, bu nedenlerle; davanın kabulü ile Romanya Ticaret ve Sanayi Oda Başkanlığı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesinin tarih ve 2020/42 dosya numaralı ve 6 numaralı hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan nispi harç alınması gerekirken eksik harç alındığını, yabancı birisinin Türk Mahkemelerinde dava açması için teminat yatırması gerektiğini fakat davacının herhangi bir teminat yatırmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen dört adet tebligatın yöntemine uygun tebliğ yapılmadığını, tebligatların geçersiz olması nedeniyle tahkim kararının usulen geçersiz olacağını, kesinleşmesinin de usule uygun olmadığını, kesinleşmeyen bir kararın tenfizinin istenilmesinin mümkün olmayacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin bu şekide bir tahkim sözleşmesi imzalamadığını, tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle aleyhine hüküm tesis edilmesi ve bunun doğrudan doğruya tenfiz ve arkasından icra edilecek olmasının hukuka uygun olmadığını, davacı tarafın iyiniyetli olmadığını, ödemezlik def'i haklarının bulunduğunu, yabancı bir kararın tanınması ve tenfiz edilebilmesi için kamu düzenine aykırı olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu Romanya Ticaret ve Sanayi Oda Başkanlığı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/42 dosya numaralı ve 6 numaralı hakem kararının 27.01.2021 tarihinde kesinleştiği ve Apostille şerhi ile onaylandığı, ayrıca üzerinde belirtilen şerhe ve ibraz edilen tebligat parçalarına göre Lahey sözleşmesi hükümlerine uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği, tenfiz kararı vermek için 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesindeki şartları da taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Romanya Ticaret ve Sanayi Oda Başkanlığı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi'nin 18.01.2021 tarih ve 2020/42 dosya numaralı ve 6 numaralı hakem kararının tenfizine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinin yeterli olmadığını, eksik harcın tamamlattırılmadığını, teminat yatırılması zorunluluğuna rağmen yatırılmaksızın karar verildiğini, tebligatların süresinde ve yöntemine uygun olmadığını, adil yargılanma ilkesinin zedelendiğini, müvekkilinin bu şekilde bir tahkim sözleşmesi imzalamadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, ödemezlik def'i haklarının bulunduğunu, kamu düzenine aykırılığın re'sen incelenmesi gerektiğini, Mahkemece asıl belgeler üzerinde inceleme yaptırılmaksızın verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığı yabancı tahkim kararının tenfizi istemine ilişkin olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 üncü maddeleri ve hakem kararının verildiği Romanya ile Ülkemizin de tarafı olduğu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) hükümlerince tenfiz isteminin değerlendirileceği, New York Sözleşmesinin (V) nolu maddesinde tenfizi engelleyen hallerin düzenlendiği, buna göre bir kısım halin mahkemece re'sen gözetilecek olmasına rağmen bir kısmının taraflarca ileri sürülmesi gerektiği, davalı harç eksikliğini ileri sürmüşse de hakem kararlarının tenfizinde maktu harç alınacağı, teminat gerekliliğini ileri sürmüşse de Ülkemiz ile Romanya arasında imzalanan "Hukuki Konularda Adli yardımlaşma Anlaşması"nın 5704 sayılı Kanunla uygun bulunduğu ve anlaşmanın 13 üncü maddesine göre yabancılık unsuru nedeniyle teminat şartından taraf ülke vatandaşlarının muaf tutulduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalının tahkim anlaşmasına taraf olmadığı, tebligatların süresinde ve usulüne uygun yapılmadığı ve bu itibarla savunma hakkının kısıtlandığı iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçeye sahip olmadığını, eksik harç tamamlattırılmadan davaya devam edildiğini, tebligatların süresinde ve yöntemine uygun olmadığını, bu suretle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin tahkim sözleşmesi imzalamadığını, davacının iyiniyetli olmadığını ve ödemezlik def'i haklarının olduğunu, kamu düzenine aykırılıkların re'sen incelenmesi gerektiğini, asıl belgeler incelenmeden verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Romanya Ticaret ve Sanayi Oda Başkanlığı Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi kararının tenfizi isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. New York Sözleşmesi.
3. 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un "Duruşma Yapmadan Verilecek Kararlar" başlığını taşıyan 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendiyle, Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde başvurunun esastan reddine karar verileceği düzenleme altına alınmış, aynı Yasa hükmünün ikinci alt bendinde ise, Bölge adliye mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiştir.
2. Anılan Yasa hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilebilmesi ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde söz konusu olabilecek olup İlk Derece Mahkemesi kararını eksik ya da hatalı bulan veyahut davanın esası hakkında farklı gerekçelerle bir karar verilmesi gerektiğine hükmeden Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp, esas hakkında yeniden hüküm kurması gerekmektedir. Aksi hal 6100 sayılı Kanun ile benimsenen istinaf sistemine aykırılık oluşturacağı gibi, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri arasında ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve hükmü arasında çelişki oluşmasına da sebebiyet verebilecektir.
3. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davaya konu tenfizi istenen karar yabancı mahkeme kararı olarak değerlendirilerek 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde ise isabetli şekilde tenfizi istenen kararın yabancı hakem kararı olduğu tespit edildikten sonra 5718 sayılı Kanun'un 60 ila 63 üncü maddeleri ve New York Sözleşmesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılmak suretiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Anlaşıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esası hakkında İlk Derece Mahkemesinden tamamen farklı bir gerekçe ortaya konulmuş ve neticeten davanın ortaya konulan bu yeni gerekçe sebebiyle haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp davanın esası hakkında ortaya konulan bu yeni gerekçe kapsamında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA,
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!