11. Hukuk Dairesi 2023/1367 E. , 2024/4641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1323 Esas, 2022/1691 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/264 E., 2018/1090 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket tarafından verilecek depolama /taşıma hizmetinin avansı olarak 12.12.2014 düzenleme tarihli 17.04.2015 vade tarihli 42.225,00 TL, 24.04.2015 vade tarihli 56.114,00 TL, 22.05.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 29.05.2015 vade tarihli 35.000,00 TL, 29.05.2015 vade tarihli 15.000,00 TL, 19.06.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 29.06.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 17.07.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 24.07.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 21.08.2015 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli, 28.08.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 18.09.2015 vade tarihli 50.000,00 TL, 25.09.2015 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli toplam 13 adet senedin keşide edilerek davalı şirkete verildiğini, bugüne kadar davalı şirketten söz konusu hizmetin alınamadığı gibi tüm taleplere rağmen senetlerin de iade edilmediğini davalının söz konusu senetlere dayanılarak İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2016/2823 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu senetlerden dolayı davalıya borcu bulunmadığını, söz konusu senetlere dayalı olarak verilmiş bir hizmet, sevk edilmiş bir mal, keşide edilmiş bir fatura bulunmadığını, senet üzerinde "bedeli malin ahz olunmuştur" kaydını taşımasının teslim edilen mal karşılığında düzenlenmiş olduğuna karine teşkil ettiğini, davalı şirketçe müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapılmadığını ileri sürerek söz konusu senetlerden dolayı davalıya borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bonoların da davacının resmi veya gizli ortağı olduğu şirketlerin çek keşide edememesinden ötürü bunların borçlarının tasfiyesi için şahsen tanzim ettiği bonolar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetler üzerinde malen kaydı bulunduğu, davacının senetlerin avans olarak verildiğini iddia ettiği, davalının ise söz konusu senetlerin, davacının açık ya da gizli ortağı olduğu diğer şirketlerin müvekkili şirkete, yapılan hizmet karşılığı borcunu ödemek amacıyla verildiğini iddia ettiği, her iki taraf da senet nedenini talil ettiğinden ispat yükünün tekrar davacıya geçtiği, davacının senetleri avans olarak verdiğini yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının bu iddiasını ispat için dosyaya yazılı delil sunmadığı, yemin deliline dayandığından davacı tarafa davalıya yemin teklif edip etmeyeceğinin hatırlatıldığı, davacının davalıya yemin teklif etmediği, senetlerin davalıya avans olarak verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Mahkemece verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından şartları oluşmayan tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı şirkete 598.339,15 TL borcu olmadığının tespit edildiğini, Mahkemenin bilirkişi raporunu dikkate almadan hüküm kurduğunu, hangi gerekçelerle bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirtmediğini, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bonoların "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydını taşımasının teslim edilen mal karşılığında düzenlenmiş olduğuna karine teşkil ettiğini, senetlerde malen kaydının bulunmasının davalı tarafın kötüniyetini de açıkça ortaya koyduğunu, davalı şirketçe müvekkiline herhangi bir mal/hizmet teslimi yapılmadığını, bu hususun davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de sübuta erdiğini, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükünün davalı/ alacaklıda olduğunu, alacaklının hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, davalının ispat yönünde hiçbir somut delil sunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının avans olarak verdiği bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!