WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1362 E.  ,  2024/5160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI :2019/1758 Esas, 2022/1622 Karar
HÜKÜM :Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2017/713 E., 2019/513 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve kar payı ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin hakim ortağının dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olarak 28.04.2017 tarihli genel kurul toplantısında 03, 04, 06 ve 08 nolu kararları aldığını ileri sürerek bu kararların iptali ile 2015 yılı için net dağıtılabilir karın tespiti ile ortaklara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan işlemlerin ve alınan kararların dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 28.04.2017 tarihli 2015 yılı genel kurul toplantısının; 3 üncü maddesinde şirket faaliyet ve bilançolarının oylanarak kabul edilmesi, 4 üncü maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi, 6 ncı maddesinde kar payının dağıtılmaması, 8 inci maddesinde ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci ve 396 ncı maddeleri uyarınca işlem yapma yetkisi verilmesine ilişkin kararlar alındığı, davacılar, davalı şirkete ihtarname göndermelerine rağmen bilanço, finansal tablolar ve kar dağıtımı hususundaki raporların kendilerine inceletilmediğini iddia ederek 3 numaralı kararın iptalini talep etmiş iseler de, davalı şirket tarafından gönderilen 19.04.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle istenilen belgelerin şirket merkezinde hazır olduğu bildirildiğinden ve davacıların bu belgeleri incelemek için şirket merkezine gitmelerine rağmen engellendikleri ve incelettirilmediği ispat edilemediğinden ve bu maddeye ilişkin muhalefet şerhi de yazılmadığından bu maddenin iptali talebinin ve 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, kar payı dağıtımı konusunda tek yetkili genel kurul olduğundan davacının kar payının hesaplanarak ödenmesi talebinin reddine, iptali istenilen yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 4 numaralı kararda, hangi ortağın ibra yönünde oy kullandığı belli olmadığı gibi, oylamaya katılan şirket müdürlerinin de yasak olmasına rağmen kendi lehlerine oy kullanıp kullanmadığı anlaşılamadığından 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesine aykırı olarak alınan bu kararın, kar payının dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan 6 numaralı kararda kar payının dağıtılmama sebebi açıkça belirtilmediği gibi, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/866 E., 2016/649 K. sayılı dosyasında da görüldüğü üzere davalı şirketin kar payı dağıtmamayı alışkanlık haline getirip, bu konudaki yetkisini kötüye kullandığı ancak mahkeme kararıyla kar payı dağıttığı anlaşıldığından bu kararın, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 inci ve 396 ncı maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin 8 numaralı karar oy çokluğuyla alınmış olup, kararda kimlerin kabul veya red oyu verdikleri anlaşılamadığı gibi, toplantıya katılan yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi uyarınca yasak olmasına rağmen olumlu oy kullanıp kullanmadıkları da anlaşılamadığından bu kararın da iptali talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul öncesi, davalı şirket tüzel kişiliğine Bursa 10. Noterliği'nin 07.04.2017 tarihli ihtarnamesi ile 2015 yılı Yönetim Kurulu Faliyet raporu, bilanço, gelir tabloları, denetim raporu, finansal tablolar ve yönetim kurulu kar dağıtım önerisine ilişkin bilgi ve belge verilmesi talebinde bulunulmuş olmasına karşın bu taleplerinin karşılanmadığı, müvekkili hissedarların inceleme ve bilgi alma hakkının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 437 nci maddesi anlamında ihlal edildiği gibi, özel denetim talep etme hakkının da ortadan kaldırılmış olduğu, gündemin 3 numaralı maddesinde yer alan faaliyet raporu, bilanço ve gelir tabloları hakkında söz almalarına izin verilmediği, muhalefet şerhlerinin bu maddeye eklenmediği, toplantı tutanağında ise "söz alan olmadığı görülerek oylamaya geçildi" şeklinde bir ibare yazılarak söz konusu mali veriler okunmaksızın oy çokluğu ile kabul edilmesine karar verilmiş olduğu, süreklilik arz edecek şekilde kar eden, yaklaşık 28 milyon cirosu bulunan bir şirketin 1998 yılından bu yana ortaklara kar payı dağıtılmasına karar vermemesinin açık olarak yasal düzenlemelere ve de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, genel kurulun kar payı dağıtılmamasına karar vermesi yetkisinin sınırsız olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; (4) ve (8) no’lu gündem maddeleri yönünden; davacı tarafın iddiasının aksine yönetim kurulu üyelerinin anılan maddelerde oy kullanmadıkları, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile 395 inci ve 396 ncı madde uyarınca yönetime yetki verilmesine ilişkin anılan gündem maddelerinde davacılar ... ve ... tarafından olumsuz oy kullanıldığı, olumsuz oy kullanan davacıların her birinin toplam 328.500,00 TL değerinde toplam %5.38 oya sahip oldukları, davalı şirket ortaklarından İlker Biligtü'nün sahip olduğu hisselerin 718,8 paya karşılık gelen 718.800,00 TL hissesini şirket hissedarlarından ...’ye devrettiği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında olumlu oy kullanan hissedarlar...ve ...’nun hisselerinin toplamı 1.028.5 hisse olup şirket hisselerinin % 8,7375’ine tekabül ettiği ve davacılara ait hisseler toplamından fazla olduğundan oy çokluğu ile ibra kararı alınmış olduğu, 01.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda bu hususun vurgulandığı, (6) no’lu gündem maddesinin ise 2015 yılı dönem net karının dağıtılmayarak işletmenin kullanımına bırakılması hususunda plastik sektörünün özellikleri, şirketin sektörde inkişaf, büyümesi, rekabet ortamında daha da güçlenmesinin göz önünde tutulduğu ve bu yolda taktir hakkı kullanılırken objektif iyiniyet kuralları ve yasa hükümleri ile Yargıtay kararlarına uygun davranıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket genel kurulunun, şirket kâr payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olmasına, bu doğrultuda genel kurulda alınmış bir karar bulunmamasına göre davacı tarafın karın tespiti ve ortaklara dağıtılmasına dair talebinin reddine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuki yönden isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu edilen 28.04.2017 tarihli 2015 yılına ait şirket genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin tutanakta, genel kurulda her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yer almadığı, bu itibarla somut olayda uygulama yeri bulunan 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesi uyarınca toplantıda alınan kararlar geçersiz bulunduğundan, davanın genel kurul kararlarının iptali yönünden tümden kabulü gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 28.04.2017 tarihli 2015 yılı genel kurul toplantısında alınan dava konusu 3, 4, 6 ve 8 nolu kararların iptaline, davacıların kâr payının tespiti ile ortaklara dağıtılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten davacı tarafın 28.04.2017 tarihli şirket genel kurul toplantısında 3 numaralı bu maddeye ilişkin muhalefet şerhi yazmadığı gibi, davalı şirket tarafından 19.04.2017 tarihli noter ihtarnamesiyle istenilen belgelerin şirket merkezinde hazır olduğu bildirildiği halde bu belgeleri incelemek için davalı şirket merkezine gelmediğinden davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile bu maddenin iptali talebinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne yönelik kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket genel kurul kararının iptali ve kar payı ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 incı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 422 nci, 432 nci, 436 ncı, 445 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.