11. Hukuk Dairesi 2023/1356 E. , 2024/4264 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1688 Esas, 2022/1589 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/277 E., 2020/274 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin durdurulması ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli 2013/97915 sayılı tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin ticari iş ilişkisi içinde olduğu firmalardan gelen bilgiler ve müşteri çevresinden gelen şikayetler doğrultusunda yaptığı araştırma sonucunda davalının müvekkili şirket ile aynı alandaki ticari faaliyetinde müvekkili markası ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresini kullandığını tespit ettiklerini, davalının tabelalarında kullanmış olduğu renklerin müvekkili şirketin renkleri ile aynı olduğunu, kullandığı logonunda müvekkili şirketin logosuna benzediğini, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak fiillerinin durdurulmasını ve önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini arttırarak 101.573,98 TL'nin tahsili talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının haksız olduğunu, davacı markası ile dava konusu "..." ibareli kullanımları arasında iltibas bulunmadığını, "..." ibaresinin bir fiil olup bu kelimenin işitme cihazlarında kullanımının hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, hali hazırda "..." ibaresini kullanmaya devam eden bir çok sayıda işitme cihazı firması bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıya ait "..." markasına benzer olan "..." markasını haksız olarak kullandığı, "..." ibaresine ilişkin markasal kullanımının davacıya ait "..." markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, söz konusu durumun haksız rekabete neden olduğu, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi gerektiği, davacının dava konusu eylemleri nedeniyle davalıdan 101.573,98 TL maddi tazminat talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne davalının patent hakkı davacıya ait olan "..." markasına benzer olan "..." markasını haksız olarak kullandığının tespiti ile marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine, 101.573,98 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sine 23.03.2018 dava tarihinden, 101.073,98 TL'sine 25.12.2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markası ile müvekkilinin dava konusu kullanımları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin yaptığı işin amacına uygun olarak türk dil bilgisinde de yer alan "..." fiilini kullandığını, tazminat hesabında davacının tüm Türkiyede yaptığı cirosunun dikkate alınmasının hatalı bulunduğunu, müvekkilinin yıllık cirosu konusunda gerekli araştırmanın yapılmadığını, bu husustaki itirazlarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, davalının "..." ibareli dava konusu kullanımlarının davacı adına tescilli "..." markası ile iltibas oluşturduğu, davalının dava konusu kullanımlarının davacının ticaret unvanı ile iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu, davalının bu kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince de davalının dava konusu "..." ibareli kullanımlarının davacının markası ile iltibas oluşturduğu, bu durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verildiği, dava konusu kullanımların davacının ticaret unvanı ile davacının iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu iddiası yönünden ise olumlu olumsuz bir karar verilmediği, bu duruma göre ve karara karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlığın davalının "..." ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli 213/97915 sayılı "... İşitme Cihazları" ibareli markasına tecavüz ve bu bağlamda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarından kaynaklandığı kabul edilerek inceleme yapılması gerektiği, İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davalının dava konusu kullanımlarının, "... İşitme Cihazları" ibaresi ve bu ibare ile birlikte kullanılan kulak şeklini andıran logoya ilişkin olduğu, işitme cihazlarının satışıyla iştigal eden davalının anılan ibare ve logoyu iş yeri tabelasında malzeme çantasında ve kartvizitlerinde kullandığı, davalı tarafça da bu kullanımlar inkâr edilmemekle birlikte "..." fiilinin işitme cihazlarının satışı hizmetlerinde yaygın kullanımı bulunduğu, bahsi geçen hizmetlerde anılan ibarenin kullanılmasının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle "..." ibareli dava konusu kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı hususunun savunulduğu, gerçekten de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca dürüstce ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanılmaları koşuluyla, üçüncü kişilerin malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin ilişkin açıklamaları kullanmalarının marka sahibi tarafından engellenemeyeceği, anılan fıkranın aynı maddede sayılan marka tescilinden doğan hakların kapsamında istisna hükmü olarak düzenlendiği, söz konusu istisna hükmünden yararlanabilmek için üçüncü kişilerin kullanımının dürüstlük kuralları içerisinde ve ticari konularıyla ilgili olarak gerçekleştirilmesinin gerekli olduğu, somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; her ne kadar davalının işitme cihazlarının satışı hizmetlerinde kullandığı "..." ibaresi davacının yine aynı hizmetler için tescilli bulunan "..." ibareli markası ile benzer olsa da, "..." ibaresinin "işitme" anlamına geldiği, davalının bu ibareyi kullanımının sunduğu hizmeti tanımlar nitelikte bulunduğu, bu nedenle dava konusu kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası maddesi anlamında dürüst kullanım niteliğinde olduğu, yine davalı kullanımlarındaki kulak şeklini andıran logo ile davacının tescilli markasında yer alan şekil unsuru arasında bir benzerlik bulunmadığı, aksinin kabulünde dahi işitme cihazlarının satışı hizmetinde kulak şeklinin kullanılmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası maddesi uyarınca engellenemeyeceği, Serik 3. Asliye Mahkemesi'nin 2019/413,2020/51 E/K sayılı dosyasından; davalının, işbu dava dosyasında da dava konusu edilen kullanımlarının, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılıyor ise de, bahsi geçen ceza dosyasında davalı kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası maddesi kapsamında kalıp kalmadığı yönünde tespit ve değerlendirmede bulunulmaması ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/5221-2022/2012 E/K sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçları itibariyle bir mahkumiyet kararı olmayıp, kural olarak sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir etki oluşturmaması nazara alındığında, ceza dava dosyasında verilen kararın maddi vakıanın sübutu bakımından yeterli kabul edilmediği, davalının dava konusu kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası maddesinde kaldığı, davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı, tecavüzün ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davalının kendi sektörü olmamasına rağmen müvekkilinin Serik'te yer alan şubesinin yanına müvekkiline ait tescilli logo ve renkleri kullanarak oluşturduğu tabelalarla tecavüz eylemini gerçekleştirdiğini, kullanımının dürüst kullanım olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin durdurulması ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu kullanımların davacının ticaret unvanı ile davacının iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu iddiası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği, bu duruma göre ve karara karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlığın davalının "..." ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli 213/97915 sayılı "... İşitme Cihazları" ibareli markasına tecavüz ve bu bağlamda haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarından kaynaklandığı kabul edilerek inceleme yapılması gerekliliği belirtilerek yapılan inceleme sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; Yerel Mahkemece gerekçeli kararda '' talimat yoluyla dosya üzerinden aldırılan bilirkişi kurulu kök ve ek raporundan, aldırılan hesap bilirkişisi raporundan, (söz konusu raporun nedenlerini açıklayıcı, taraflar, mahkememiz ve kanun yolu denetimine açık ve gerekçeli olması, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğünden mahkememizce hükme esas alınarak) ve de tüm dosya kapsamından davalının patent hakkı davacıya ait olan "..." markasına benzer olan "..." markasını haksız olarak kullandığı "..." ibaresine ilişkin markasal kullanımın davacıya ait "..." markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, söz konusu durumun haksız rekabete neden olduğu, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi gerektiği, davalıdan haksız rekabeti nedeniyle davacının 101.573,98 TL maddi tazminat talep edilebileceği'' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olup hükme esas alındığı belirtilen bilirkişi raporunda ise dava konusu kullanımların davacının ticaret ünvanı ile davacının iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu iddiası değerlendirilerek sonuca varılmış olmakla Bölge Adliye Mahkemesinin'' dava konusu kullanımların davacının ticaret unvanı ile davacının iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu iddiası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği'' şeklindeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
2.Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu kullanımların davacının ticaret unvanı ile davacının iş yeri tabelalarında kullandığı renk ve logo ile de benzer bulunduğu iddiası yönünden bir karar verildiğinin kabulü ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesinin 5 inci fıkrası kapsamında yapılacak değerlendirmede nazara alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!