WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/1349 E.  ,  2024/4500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2075 Esas, 2022/1663 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2022/303 K.

Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin PINAR MADRAN SU ibareli 32. sınıf ürünleri içeren 19.04.1999/4268 sayılı markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibasa sebebiyet verecek biçimde BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibareli 32.sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)." ürünlerini içeren 14.04.2014 gün ve 2014/30525 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilince tescilli markadan doğan haklara tecavüz ve yanıltıcılık taşıdığı gerekçesiyle reddi istemiyle itirazda bulunulduğunu, ancak nihai olarak YİDK tarafından itirazlarının reddedildiğini, kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada yer alan sebeplerle YİDK'in 2015-M-3434 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; MADRAN ibaresinin su emtiası bakımından ünlü bir coğrafi yer adı olduğunu, herhangi bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, davacının markasında MADRAN ibaresinin yardımcı unsur olarak yer aldığını, başvuru konusu işaretin asıl ve ayırt edici unsurunun BİRDAĞ ibaresi tarafından temsil olunduğunu, MADRAN ibaresinin yardımcı unsur olduğunu, bu nedenle aralarında herhangi bir benzerlik ve iltibasın olmadığını, başvurunun yanıltıcılığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığın savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MADRAN ibaresinin doğal kaynak suyu bakımından ünlü bir coğrafi yer ismi olduğu, bu yönden su ürünleri için markasal olarak ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, bunun yanında coğrafi işaret olarak C2013/014 sayı ile Çine Belediyesi tarafından coğrafi işaret tesciline konu edildiği, asıl davada davacının markasının PINAR MADRAN SU ibareli olduğu, markada bulunan MADRAN ibaresinin coğrafi kaynağı işaret ettiği, bu nedenle ayırt edici bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği, başvuru konusu işaretin ise BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluştuğu, 32.sınıf ürünleri içerdiği, başvuru konusu işarette BİRDAĞ ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak davacı markası ile başvuru konusu işaretin iltibasa neden olacak derecede benzerliğinin bulunmadığı, zira ortak olan unsurun davacı markasında ve davalı başvurusunda ayırt ediciliği bulunmayan yardımcı unsur konumunda bulunduğu, birleşen davada davacının markasının MADRAN ibareli olduğu, su ve gazoz ürünlerini içerdiği, gazoz ürünlerinin de su içermesinin zorunlu bulunduğu, markada bulunan MADRAN ibaresinin coğrafi kaynağı işaret ettiği, bu nedenle ayırt edici bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği, başvuru konusu işaretin ise BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluştuğu, 32.sınıf ürünleri içerdiği, başvuru konusu işarette BİRDAĞ ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak davacı markası ile başvuru konusu işaretin iltibasa neden olacak derecede benzerliğinin bulunmadığı, zira ortak olan unsurun davacı markasında ve davalı başvurusunda ayırt ediciliği bulunmayan yardımcı unsur konumunda bulunduğu, bu nedenle iltibas gerekçesine dayalı asıl ve birleşen davadaki iddiaların yerinde olmadığı, davalı şirketin anılan MADRAN bölgesi kaynak suyu ile ilgili ticari faaliyette bulunma hakkının varlığına yönelik herhangi bir savunma veya kanıt olmadığı, başvuru kapsamında bulunan "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)." ürünlerinin su içermesinin zorunlu bulunduğu, davalı başvurusunda madran ibaresinin suyun madran dağı kaynaklı olduğunu gösterecek biçimde kullanıldığı, ortalama tüketicilerin BİRDAĞ MADRAN DOĞAL KAYNAK SUYU+ŞEKİL ibaresinden oluşan markayla 32.sınıf ürünlerin kendisine sunulması durumunda anılan malları içeriğinde MADRAN coğrafi yerinden kaynaklı su içerdiğinden bahisle tercihe yönelebilecekleri, oysa bunun yanılgılı bir sonuç olacağı, zira ürünlerin madran kaynaklı su içermedikleri, ürünün coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, yanıltıcılığa sebebiyet veren unsurun markanın asıl unsuru olması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, açıklanan sebeplerle marka olarak tescilinin olanaksız bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2014/30525 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, birleşen davanın kabulüne, YİDK'in 2015/M-3434 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararına istinaden yapılması gerekenin; gerekçeli kararın hüküm kısmında yer alan maddi hatanın düzeltilmesi ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi olduğunu, nitekim mahkeme tarafından 2019/331 E. Sayılı dosyada yapılan incelemede MADRAN ibaresinin yanıltıcı olmadığının tespit edildiğini, her ne kadar önceki karar kaldırılmış olsa da kaldırma kararının gerekçesinin önem arz ettiğini, bu yönüyle, 2019/331 E. Sayılı dosyada mahkemesince yapılan tespitin kaldırılmadığını, esastan bir inceleme yapılmadığını, oysa mahkeme tarafından kaldırma kararının kapsamı aşılacak şekilde hüküm tesis edildiğini, hükmün, kaldırma kararına aykırı olduğunu, gerek KHK gerek SMK kapsamında bir markayı tescil ettiren kişinin, tescilden önce kullanım zorunluluğu bulunmadığını, ülkemizdeki tescil sisteminde, markanın kullanım zorunluluğunun tescille beraber hemen başlamadığını, marka sahiplerine tescilden itibaren 5 yıllık bir sürenin tanındığını, bu nedenle marka sahibi, tescil ettirdiği markasının kullanımı için hazırlıklarını tescilden sonra da tamamlayabileceğini, başvuru aşamasında Kurum tarafından, markanın kullanılıp kullanılmayacağının veya tescil kapsamını aşacak, değiştirecek şekilde kullanılıp kullanılmayacağının bilinmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini, "MADRAN" kelimesinin Madranbaba sıradağlarından geldiğini, müvekkili Şirket markasının iki ayrı renkte yazılmış olan "BİRDAĞ" ibaresi ile bu ibareye nazaran çok daha küçük punto ile yazılmış olan "MADRAN" ve doğal kaynak suyu ibarelerinden oluştuğunu, dağ şekli ve BİRDAĞ ibarelerinin markanın esas unsuru, BİRDAĞ ibaresine göre oldukça küçük punto ile yazılmış olan MADRAN ibaresinin ise yardımcı unsur olarak kullanıldığını, müvekkili markası görselindeki MADRAN ibaresinin başlı başına ayırt ediciliği bulunmayan ve tali unsur olarak kullanıldığı belli olan bir kelime olduğunu, esas unsur bakımından değerlendirmeye tabi tutulduğunda taraf markalarının birbirinden farklı bulunduklarını, bu itibarla müvekkili markasında tali unsur olarak kullanılan, ayırt ediciliği bulunmayan MADRAN ibaresinin ortalama tüketici zihninde herhangi bir yanıltıcılığının olmadığını, zira müvekkili tarafından Madran dağı eteklerinden getirilen su, kaynak olarak da halkı yanıltıcı nitelikte bulunmadığını, MADRAN ibaresinin markada ve ambalaj üzerinde kullanılmasının İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’in 43 ncü maddesi gereğince yasal bir zorunluluk olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Madran suyunun, Aydın İli Bozdoğan İlçesi'nin sınırları içinde bulunan ....'ndan çıkan memba suyunun adı olduğu, somut uyuşmazlıkta ise dava konusu başvuru sahibi davalının ne başvuru aşamasında başvurularına itiraz dilekçesine cevabında ne de işbu davanın başlangıcında, dava konusu markasının kullanılacağı suyun Madran Dağı'ndan üretildiğine ilişkin açıklamada bulunmadığı, başvuru sahibi davalının ürettiği kaynak suyunun Madran Dağından veya Havzasından üretilmediğinin anlaşıldığı, somut olaya uygulanacak 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği, anılan madde uyarınca marka başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02/05/2019 tarih, 2018/1619 E., 2019/3369 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.