11. Hukuk Dairesi 2023/1339 E. , 2024/4474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/107 Esas, 2022/1687 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/232 E., 2020/231 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Bisiklet Tur. Turizm Tic. ve Paz. Ltd. Şti. Tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili ile davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı Bisiklet Tur. Turizm Tic. ve Paz. Ltd. Şti. vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu markanın yayınına itiraz etiğini ancak itirazın reddedildiğini, bu karara itirazın da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2010 yılından beri farklı spor dallarını da içine alan çeşitli etkinlikler düzenlediğini, tüm organizasyonlarının, dünya standartlarının üzerinde bulunduğunu, müvekkilinin temel faaliyet alanının 41. sınıftaki “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri” olduğunu, hizmet alanıyla ilgili ve bağlantılı olarak diğer alt sınıflarda, organizasyonların reklamı, ilanı, ilgili dokümanların basımı, yayımı, dağıtımı, satışı ve ilgili diğer hizmetleri de kapsar şekilde tescil sınıfları belirlenerek özellikle 35 ve 41. sınıflarda müvekkilinin markalarının tescil edildiğini, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılma olasılığı bulunduğunu, müvekkili tarafından yılda bir kez Cappadocia’da gerçekleştirilen bir spor organizasyonunda “Cappadocia Ultra Marathon” markasını görenlerin dava konusu marka ile karıştıracaklarını, davalının kötü niyetli olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, Türkiye’de uzun yıllardan beri başarılı ve prestijli spor organizasyonları düzenlediğini, davacının müvekkilinin markalarına kötü niyetli olarak dava açtığını, "Cappadocia" ve "run" ibarelerinin kimseye özgülenemeyeceğini, markaların benzer olmadığını, aralarında karıştırılma olasılığı bulunmadığını, ilgili tüketicinin dikkatli olacağını, davacı markasının tanınmış olduğu iddialarının asılsız olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, emsal dosyalarda karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının tespit edildiğini, davacının mahkemeyi yanıltma amacında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Cappadoica Run" ibareli marka başvurusu ile davacının "Cappadoica Ultra Marathon" ve "şekil + RUN FİRE Cappadoica" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, dosyaya yansıtılan delil ve belgelerde davaya konu marka başvurusundan önceki yıllarda davacı tarafın Nevşehir Ürgüp yöresinde "Runfire Capadocia Ultra Maratonu" adında maraton yarışması düzenlediği ve 41. sınıftaki dava konusu hizmetlerle ilişkili/bağlantılı olmak üzere buna yönelik sponsor ve düzenleyen konumunda faaliyetlerde bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında "Runfire Capadocia Ultra Maratonu" ibaresi üzerinde markasal olarak önceye dayalı hakkı bulunduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulu ile dava konusu markanın kötü niyetli olarak başvurusu yapıldığı kanıtlanmasa da bu durum markalar arasında oluşan iltibası ve davacının önceye dayalı kullanım hakkını ortadan kaldırmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 2019-M-3019 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/122731 sayılı markanın sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2010 yılından beri davalı şirket ile aynı iştigal konusunda yaptığı etkinlikler de dikkate alınarak eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık sağladığının açık olduğunu, tanınmışlık nedeniyle müvekkili şirket markasının zarar göreceğinin de çok açık bulunduğunu, davalının kötü niyetli olarak itiraz konusu başvuruları yaptığını, davalının ısrarla müvekkilinin öncelikli marka hakkı sahibi olduğu markalar ile iltibas yaratacak veya tanımlayıcı yeni marka başvuruları yapmaya devam ettiğini, davalının tüm başvurularının, başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe bölümünde her ne kadar bütünsel izlenime bakılması gerektiği belirtilmiş ise de, devamında dava konusu “cappadocia run” markası ile “şekil+ run fire cappadocia” ibareli markalar arasında görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulünün isabetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu marka ile davacının dayanak gösterdiği markaların, görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan benzer olmadığını, “cappadocia” ibaresinin tek bir kişinin kullanımına özgülenemeyeceğini, dava konusu marka ile davacının markalarının tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan mal/hizmetlerin yöneldiği “ortalama tüketici kitlesi”nin diğer sınıflarda yer alan ortalama tüketici kitlelerine göre daha bilgili, üst düzeyde dikkat seviyesine sahip ve ihtiyatlı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın tüm yönleri ile reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, markalar arasındaki benzerliğin değerlendirilmesinin, markada yer alan kelime ya da şekil unsurlarının birbirlerinden bağımsız olarak tek tek ele alınması yoluyla değil, markada yer alan tüm unsurların birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılması gerektiğini, markada, “Run” ibaresine ve coğrafi bir yer adı olan, bu yönüyle de herkesin kullanımına açık tutulması gereken “cappadocia” ibaresine yer verildiğini, bu yönüyle davalı markasını bir bütün olarak gören ortalama tüketici kitlesinin, bunu davacı markalarıyla karıştırmaları mümkün bulunmadığını, ayırt ediciliğin sağlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini, verilmiş olan YİDK kararının hukuka uygun bulunduğunu, “cappadocia/kapadokya” ibaresinin bir coğrafi yer adı olması sebebiyle zayıf bir tanıtma işareti olduğunu, herkesin kullanımına açık coğrafi yer adının farklı eklerle veya kelimelerle birlikte kullanıldığı hallerde, her duyulduğunda veya görüldüğünde refleksif olarak itiraz sahibi firmayı çağrıştırmasının mümkün olmadığını, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulduğu, bilirkişi heyeti tarafından raporun düzenlendiği, raporun hukuka uygun olduğu, dosyada aksi yönde bir başka raporun da yer almadığını, rapordaki teknik hususlara itibar edilmeyerek kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu yaptığı "Cappadoica run" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "Cappadoica Ultra Marathon" ve "şekil + RUN FİRE Cappadoica" ibareli tescilli markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "Cappadoica run" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "Cappadoica Ultra Marathon" ve "şekil + RUN FİRE Cappadoica" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşulunun oluştuğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, "CAPPADOCIA ULTRA TRAIL + şekil - Cappadoica Ultra Marathon, şekil + RUN FİRE Cappadoica" ibareli markaların içinde bulunduğu markalara ilişkin vermiş olduğu 2019/4043 E., 2020/2272 K. ve 02.03.2020 tarihli kararın da bu yönde bulunduğu, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulu ile dava konusu markanın kötü niyetli olarak başvurusu yapıldığı hususlarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık sağladığının açık olduğunu, tanınmışlık nedeniyle müvekkili şirket markasının zarar göreceğinin de çok açık bulunduğunu, davalının kötü niyetli olarak itiraz konusu başvuruları yaptığını, davalının tüm başvurularının, başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!