11. Hukuk Dairesi 2023/1337 E. , 2024/4604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1750 Esas, 2022/1615 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/213 E., 2020/91 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1984 yılında dondurma sektörüne giriş yaptığını, tanınmış “Panda” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı Kurumun 27.08.2017 tarihli ve C2017/109 sayılı “Maraş Dondurması” başlıklı coğrafi işaret başvurusunun yayınına karşı müvekkilince yapılan itirazın davalı TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, tescile konu ibarenin öz ad olduğunu, YİDK kararında öz ad olmadığına ilişkin değerlendirmeye mesnet yargı kararının 10 yıl öncesine ilişkin olduğunu, bu süreçte tüketici nezdindeki muhtemel değişikliklerin irdelenmediğini, Maraş Dondurması ibaresi öz ad değilse ürünün nasıl tanımlanabileceğinin açıklanmadığını, YİDK kararında, Türk Gıda Kodeksi Dondurma Tebliği Taslağında “Maraş Dondurması”na yer verilmemesi hususunun da ürünün öz ad olmadığına gerekçe gösterildiğini, ancak bu ibareye 2005 tarihinde yürürlüğe giren 2004/45 sayılı Tebliğ'de ürünün öz adı olarak yer verildiğini, “Maraş Dondurması” üretiminde kullanılacak sütün keçi sütü olmasını ve bu keçi sütünün Kahramanmaraş il sınırları içinde yetişip beslenen keçilerden elde edilen süt olması şartını getirildiğini, ancak “Maraş Dondurması”nın üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tamamı Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde gerçekleşmek zorundadır” cümlesinin YİDK kararı ile çıkartıldığını, ancak başvuru metninde keçi sütünün sağımının üzerinden 4 saat geçmeden üretim yerine ulaştırılması gerektiği belirtildiğinden ve keçi sütünün de Maraş’ta yetişen keçilerden sağılması gerektiğinden üretimin bu ilde yapılması şartının kaldırıldığından bahsedilemeyeceğini, kararın çelişkili olduğunu, dondurma sektöründeki büyüme verilerine göre Maraş’taki keçi sayısı artışının düşük olduğunu, bunların küçük bir kısmının nihai metinde yer verilen “Kahramanmaraş ili sınırları içinde yetişen kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçiler” olduğunu, keçilerden elde edilecek süt miktarının yıllara ve iklim koşullarına göre değişkenlik gösterebileceğini, örneğin salgın hastalık durumunda süt üretiminin dondurma üretimini karşılamayacağını, bazı firmaların hammaddeye erişemeyebileceğini, bu durumda dondurmanın yüksek fiyatla tüketiciye arz edileceğini, üretim koşullarının iyi analiz edilmediğini, sütün taban-tavan fiyatlarındaki değişkenliklerin kontrolünün sağlanması hususunda bir düzenlemeye yer verilmediğini, salep ile birlikte diğer gamların kullanılmamasının üretimi sınırlandıracağını, üretimde kullanılacak salep oranının %0,7 ile %8 arasında kabul edildiğini, bunun üretim ve denetimde yanıltıcı uygulamalara yol açacağını, salebin hammaddesi olan orkide üretim oranları ile dondurma talebinin nasıl karşılanacağının belirsiz olduğunu, denetime ilişkin mevcut düzenlemenin belirsizlikler taşıdığını, seçilecek kişilerin hangi vasıflara sahip olacağının bilinmediğini, mevcut düzenlemenin rakip şirket yetkilisi tarafından denetime imkân tanıdığını, şikâyet halinde her zaman denetleme yapılabileceğinin belirtildiğini, ancak şikâyetin sözlü/yazılı yapılması şartının dahi aranmadığını, sözlü şikâyet yapıldığı belirtilerek rakip firmaya gidilip onun ticari sır gibi bilgilerine vakıf olunabileceğini, objektif bir denetim kurulu oluşturulması gerektiğini ileri sürerek davalı Kurumun 2018-M-3106 sayılı YİDK kararının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, tescili halinde C2017/109 sayılı coğrafi işaretin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/4552 E., 2012/8145 K. sayılı ilamında “Maraş Dondurması”nın ürünün öz adı niteliği taşımadığının belirtildiğini, söz konusu dondurmanın coğrafi işaret olma niteliğine haiz olduğu görüşüne binaen “Maraş Dondurması”na Türk Gıda Kodeksi Dondurma Tebliği taslağında yer verilmediğini, üretimde kullanılacak salebin yöredeki yabani orkidelerden elde edilmesi gerektiğine dair bir açıklama bulunmadığını, keçi sütü yerine inek sütünün, diğer stabilizatörlerin ve mikrobiyal risk ihtimaliyle süt tozunun kullanılmasına izin verilmesi itirazının yerinde olmadığını, zira coğrafi işaretin aynı zamanda bir değer zinciri yönetimi olduğunu, coğrafi işarete konu ürünün üretimi için olmazsa olmaz hammaddelerin devamlılığının sağlanması gerektiğini, keçi sütünün 4 saatte işlenmesinin bir zorunluluğu değil işletmelerin genel uygulamalarına işaret ettiğini, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu hususa itiraz etmediğini, denetim merciinde adı geçen Bakanlığın il teşkilatının bulunması nedeniyle denetim konusundaki itirazlarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekeçesinde; coğrafi işaretin kolektif bir işaret olduğunu ve korunmasının kamu menfaatini ilgilendirdiğini, “Maraş Dondurması”nın ürünün öz adı olmadığını, bu ibarenin Türk Gıda Kodeksi Dondurma Tebliği’nde geçmesinin coğrafi işareti mahiyetini ortadan kaldırmadığını, maraş dondurmasının üretiminde keçi sütü ve salep kullanılması nedeniyle diğer dondurmalardan ayrıldığını, firmaların ürünlerinde coğrafi işareti kullanmadan “kesme dondurma, dövme dondurma” gibi ibarelere yer verebileceklerini, dondurmada kullanılacak keçi sütünün kentin flora ve faunasının özelliğini yansıtması bakımından bu yörede beslenen keçi ırkından elde edilmiş olmasının önem arz ettiğini, salepli ve/veya vanilyalı dondurmaları maraş dondurması gibi tüketiciye sunanların tüketiciyi yanılttığını, salep yerine başka stabilizatörlerin ve emülgatör karışımlarının kullanılmasının yerel ve özgün bir ürünün orijinalliğini yitirmesine ve endüstrileşmiş genel geçer bir ürün haline gelmesine neden olacağını, geleneksel dondurma üretiminde Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Odasının uzman olması sebebiyle denetim merciindeki 3 kişiden birinin odadan seçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile coğrafi işaretin TÜRKPATENT kılavuzunda “temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan yöresel ürün adlarını” ifade ettiği, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaret olduğu, coğrafi işaret koruması ile hedeflenenin, piyasada bir tekel yaratılması olmayıp, tam tersi ürünün özüne uygun olmadığı halde coğrafi işaretin ünü ve değerinden yarar sağlayanların önüne geçilmesi olduğu, bu sayede ürüne niteliğini veren unsurların değiştirilmesinin, denetim mekanizmaları aracılığıyla engellenmesinin sağlandığı, coğrafi işaretlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 34 üncü maddesine göre mahreç işareti ve menşe adı olarak ikiye ayrıldığı, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adı olarak kabul edilirken coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işaretler olduğu, dava konusu “Maraş Dondurması” ibaresinin “mahreç işareti” olarak tescil edildiği, mahreç işaretlerinde belirtilen tescil koşullarının sağlanması halinde, ürünün o yöre dışında üretimi mümkün olmakla birlikte üretim aşamasında yöreye ait bir mamulün kullanılmış olması ya da üretim yönteminin yöreye özgü yöntem ile birebir aynı olması gerektiği, dava konusu “Maraş Dondurması” coğrafi işaretinde, ürünün tanımının ve ayırt edici özelliklerinin açık bir şekilde ifade edildiği, denetim biçimi ile ilgili olarak, hangi denetim mekanizması aracılığı ile nasıl, hangi şartlarda, ne kadar zamanda bir denetim yapılacağı ve yine denetleme kriterlerinin neler olduğunun tescil kapsamında ayrıntılı olarak belirlendiği, bu kapsamda, dava konusu coğrafi işaret başvurusunun, 6769 sayılı Kanun'un 37 nci kapsamında yer alan temel şartları taşıdığı, "Maraş Dondurması" ile ilgili tarihsel süreç, bilimsel araştırmalar ve turizm verileri dikkate alındığında “Maraş Dondurması”nın Kahramanmaraş İli ile özdeşleşmiş bir değer olduğu, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine uygun olarak üretiminin yapılması gerektiği, 2004/45 sayılı “Dondurma Tebliği”nde "Maraş dondurması" tanımına yer verilmiş olmasının bu ibarenin ürünün öz adı olduğunu göstermediği, zira tanımda “Maraş dondurması tekniğine göre” denilmek suretiyle, bu ürünün, normal dondurmadan farklı bir teknikle üretildiği/üretilmesi gerektiğinin ortaya konulduğu, coğrafi işaret tescilinin de tam da bunu sağlamaya yönelik olduğu, yani coğrafi işaret tescili ile ürünün “Maraş dondurması tekniğine göre” üretiminin koşul ve standartlarının belirlendiği, Kahramanmaraş’ta üretilen keçi sütünü diğer dondurma türlerinin imalatında kullanılan keçi sütünden ayıran hususun, Kahramanmaraş ili sınırları içinde el değmeden yetişmiş olan, flora açısından çok zengin kekik, keven, sümbül, çiğdem gibi çiçeklerle serbest dolaşarak beslenen keçilerden elde edilmesi olduğu, Kahramanmaraş ili sınırları içinde yetişip beslenen ve Maraş Dondurması üreticilerine süt temininde faydalanılan tüm keçilerin, küpeli ve Koyun Keçi Kayıt Sistemine (KKKS) kayıtlı olması gerektiği, Maraş Dondurması üretiminde uygulanan salep oranının %0,7 ila %8 aralığında olduğu, şeker kamışı ve/veya şeker pancarından elde edilen şeker oranının %15 ila %22 aralığında olduğu, dava konusu YİDK kararında da belirtilen Ankara 3. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş 21.04.2009 tarihli, 2008/41 E. ve 2009/105 K. sayılı kararında, “Maraş Dondurması ürününün coğrafi sınırları belirlenmiş bir bölgeden kaynaklı olduğu, Maraş yöresinden elde edilen keçi sütü ve salepten üretildiği, niteliklerinin üretim yönteminin bölgeye özgü doğal unsurlardan kaynaklı olduğu ve bir ürün adı olmadığının" açıkça belirtildiği, bu bağlamda mahreç işareti olan “Maraş Dondurması”nın, Kahramanmaraş iİi sınırları dışında üretilmesi mümkün ise de; dondurmaya niteliğini veren unsurların Maraş yöresinde yemlenmiş keçi sütleri ve yine özel nitelikli salep ürünü olduğu yönündeki bilgilerin kesin ilamla tevsik edildiği, her ne kadar söz konusu karar ile C2002/027 sayılı “Maraş dondurması” coğrafi işaretinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de hükümsüzlük gerekçesinin denetim işlemlerinin usulünce yerine getirilmemiş olması olduğu, kararda “Maraş Dondurması”nın bir ürün adı olduğu yönünde herhangi bir gerekçe yer almadığı, coğrafi işaretin, denetim eksiklikleri sebebiyle hükümsüz kılınmış olmasının, o işaretin jenerik hale geleceği anlamına gelmediği, dava konusu coğrafi işaret tescili incelendiğinde Maraş Dondurması coğrafi işaretinin hem başvuru anındaki belgeler uyarınca mahreç işareti vasfını haiz olduğu (analiz raporu, ürün tanımı, tarihsel geçmişine ait belgeler vs.), hem de denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı şekilde başvuruda yer aldığı, başvurudaki muğlak, hatalı ve çelişkili ifadelerin YİDK kararı ile düzeltildiği, her ne kadar davacı tarafça, ürünün Maraş yöresinde beslenmiş keçilerden elde edilen sütle yapılma zorunluluğu, bir tekelleşme ve diğer üreticileri zarara uğratacak bir tehlike olarak ifade edilmişse de; bu koşulun coğrafi işaretin doğasına uygun olduğu gibi, dünyanın her yerinde coğrafi işaret korumasının sağladığı avantajlar kapsamında, bölge halkının kalkınmasına da katkı sunacağı, mahreç işareti tescili nedeniyle sağlanan denetim sayesinde Maraş Dondurmasının kalitesinin korunacağı ve aynı nitelikte olmayan ürünleri üretenlerin halkı yanıltmasına engel olunacağı, davacı, coğrafi işaret tescili ile Kahramanmaraş’ta yetişen keçi sütünün kullanılmasının ve anılan sütün ‘‘sağımdan itibaren’’ en geç 4 saat içerisinde üretim yerine ulaştırılmasının zorunlu hale getirildiğini; diğer yandan ise itirazlar kısmen kabul edilerek, üretim yerinin Maraş olması zorunluluğunun kaldırıldığını belirterek bu durumun çelişkili olduğunu ileri sürmekte ise de, üretim için gerekli teknik alt yapıyı oluşturmak, buna yönelik yeterli ve gerekli yatırımı yapmanın üreticinin sorumluluğunda olduğu, coğrafi işaret korumasının, her üreticinin ürünü üretmesini sağlamaya yönelik tedbirler içermek zorunda olmadığı, üretici firmanın sorumluluğun kapsamına işletme yapılacak tesisin kurulacağı yerin seçilmesi de dâhil olup, söz konusu hususun üretim yöntemi veya benzeri karakteristik özellikler ile hiçbir ilgisinin bulunmaması nedeniyle ileri sürülen itiraz nedeniyle bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, denetim mekanizmasında yer alan kişi ve kurumların uygulamada tarafsız olup olmamalarının uygulama sonucu doğacak bir uyuşmazlığın konusu olduğu, dava konusu coğrafi işaretin tescil edilip edilmediği ile ilgisi olmayan bu iddianın zaman içinde değişiklik gösterebileceği, coğrafi işaret tescilinde denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı olarak başvuruda yer aldığı, buna göre denetim mekanizmasının ... tarafından görevlendirilen bir kişi, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık yetkili bir uzmanı ve Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Odası’ndan bir yetkiliden oluştuğu, heyetin üretim yapan ve üretim konularına vakıf, tat, aroma, koku, dondurmanın yapısı (elastikiyeti, katılığı, rengi, içerisindeki salep) vs. gibi özellikleri bilen hem de bunun denetimi konusunda deneyim sahibi olan kişilerden oluşturulmuş tarafsız bir yapı olduğu, haksız rekabet koşullarının objektif olarak bulunmadığı, sonuç olarak coğrafi işaret tescilinin, 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün olduğu, “mahreç işareti” niteliği taşıdığı, “tescil edilemeyecek işaretler”den olmadığı gibi, bir ürün adı da olmadığı, başvurunun 37 nci maddedeki başvuru şartlarını taşıdığı, davalının 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına sahip kurumlardan biri olduğu, 50 nci madde kapsamında başvurunun hükümsüzlüğünü gerektirecek bir halin olmadığı, C2017/109 sayısı ile tescilli coğrafi işaretin 6769 sayılı Kanun'un 33, 34, 35 ve devamı maddelerine aykırılık teşkil eder nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazlarının kök ve ek raporda teknik bir inceleme ile değerlendirilmediğini, “Maraş Dondurması” ibaresinin ürünün öz adı olması nedeniyle coğrafi işaret olarak tescil edilemeyeceğini, tescil mahreç işareti olarak gerçekleştirilmişse de keçi sütü ile ilgili düzenlemeler nedeniyle üretimin Maraş İli dışında gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, keçi sütünün havayolu ile nakliyeye uygun olmadığını, nakliye edilse bile 4 saatte üretime giremeyeceğini, tüketicilerin lehine olması gereken bu tescilin maliyeti çok yükselteceğini ve tüketicilerin bu dondurmadan mahrum kalacağını, Kahramanmaraş’taki keçi sayısı ve bu keçilerden üretilebilecek süt miktarına ilişkin bir araştırma yapılmadığını, bu keçilerin oldukça küçük bir kısmının Kahramanmaraş İli sınırları içinde yetişen “kekik, keven, sümbül ve çiğdem” gibi çiçeklerle beslenen keçiler olduğunu, aynı keçilerin Gaziantep dağlarında gezmesi halinde sütün aromasının nasıl farklılaştığına dair tek bir somut tespit bulunmadığını, süt alınan keçilerin beslenme şeklinin kontrol edilip edilmeyeceğinin belli olmadığını, hammadde bir bitkinin her sene ne kadar yetişebileceğine dair bir beyanda bulunulmadığını, taban-tavan fiyat kontrolüne değinilmediğini, salep ile birlikte diğer gamların kullanılmamasının üretimi sınırlandıracağını, gıda mühendislerinin dondurmanın üretiminden sonra kullanılan salep oranının tespit edilemeyeceğini bildirdiklerini, nesnel olarak belirlenemeyecek bir yüzdenin tescil metninde yer aldığını, denetimin tarafsız mekanizmalar tarafından somut şekilde yapılması gerektiğini, denetimde yer alacak üç kurumdan ikisinin tarafsızlığının bu aşamada belirsiz olduğunu, denetim yapacak kişilerin yeterlilik düzeylerinin de belirsiz bırakıldığını, sözlü bir şikâyet halinde salep oranı dahi belirlenemeyen bir ürün için tarafsız denetimin nasıl sağlanacağı sorusunun cevaplanamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanların, tescil edilmeleri şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğunun düzenlendiği, Kanun'un 35 inci maddesinde tescil edilemeyecek adların gösterildiği, buna göre 34 üncü madde kapsamına girmeyen, ürünlerin öz adı olmuş, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı, kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adların coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecekleri, Kanun'un 36 ncı maddesinde ise başvuru hakkına sahip olanların düzenlendiği, açıklanan hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu başvurunun ürünün öz adı olmadığı, ayrıca 35 inci madde kapsamında bir engelin bulunmadığı, davalı Odanın coğrafi işaret başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğu, başvurunun 37 nci maddedeki şartları taşıdığı ve 50 nci maddede sayılan hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ürünün öz ad olduğunu, tüketici algısının değerlendirilmediğini, bu yöndeki itirazlarının bilirkişi raporunda da değerlendirilmediğini, Maraş Dondurması"nın tanınırlığının müvekkilinin Panda markalı ürünleri ya da diğer rakip şirketlerin üretimleri ile gerçekleştiğini, tüketicinin algısında da bu ürünlerin olduğunu, başvurudaki gibi süt veya salep beklentisinin olmadığını, herhangi bir yöreye ait süt veya saleple de Maraş Dondurmasının üretilebileceğini, süt üretimi için gereken 4 saatlik sürenin kısıtlanmasının bu dondurmanın üretimi için yalnız Kahramanmaraş İlini işaret ettiğini, örtülü olarak diğer illerde üretimi engellediğini, aslında ürünün mahreç işaret değil, menşe işaret ile ilgili olduğunu, Maraş Dondurması ürününün mahreç işaret olarak tescili ile üretim koşullarına getirilen ölçütler sebebiyle ürünün ulaşabileceği tüketici sayısının sınırlanarak, ürününün tanınırlığına yarardan çok zarar getireceğini, halihazırda denetim yapacak kişilerden birini tayin edecek olan Lokanta Kebapçılar ve Tatlıcılar Odası Başkanının müvekkili şirkete rakip MADO markası ile bilinen şirketin kurucularından olduğu, bu Oda'nın ve Kahramanmaraş Ticaret Sanayi Odası'nın denetim merciinde bulunacak 3 kişiden ikisini tayin yetkisi dikkate alındığında denetimlerin tarafsız olarak gerçekleştirilemeyeceğini, dava konusu coğrafi işaret tescili ile ilgili olarak dava dışı davacılar tarafından açılmış dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre ürünün öz ada dönüştüğünü belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6769 sayılı Kanun uyarınca mahreç işaret olarak tescil edilen Maraş Dondurması'na ilişkin tescil şartlarının mevzuata uygun olup olmadığı, davalı Kurumun YİDK kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 33, 34, 35, 36, 37, 44 ve 50 nci maddeleri.
3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarih, 2021/6577 E. ve 2023/1526 K. sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. .Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!