11. Hukuk Dairesi 2023/1330 E. , 2024/4635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1619 Esas, 2022/1379 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/257 E., 2020/228 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı sendika kurucuları tarafından, “Öz Hizmet İş Sendikası” adıyla sendika kuruluşu yapıldığını, davalı sendika tarafından kurulan sendika isminin “Öz Hizmet İş Sendikası” olarak tescil ettirilmesinin kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olup, müvekkilleri sendikanın isim ve marka hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkilleri sendikanın 24 Ocak 1979 tarihinde, “HİZMET İŞ (TÜM BELEDİYE VE GENEL HİZMET İŞÇİLERİ) SENDİKASI” ismiyle kurulduğunu, Türkiye’nin en büyük işçi sendikası olduğunu, 2014/61804 başvuru numarası ile “HİZMET İŞ (TÜM BELEDİYE VE GENEL HİZMET İŞÇİLERİ) SENDİKASI” markasının müvekkilleri sendika adına tescil ettirildiğini, müvekkilleri adına tescil edilen markayla benzer isim kullanılmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı sendika da müvekkilleri sendika ile aynı işkolunda “Genel İşler” işkolunda faaliyet gösterdiğini, davalı sendikanın kurucu ve yöneticileri tarafından müvekkilleri sendikanın ulusal ve uluslararası kamuoyu ile işçiler nezdindeki tanınırlığından faydalanmak için müvekkilleri sendikanın tescilli markası olan “HİZMET İŞ” ismini taklit edilerek yeni sendika kurduklarını, müvekkilleri sendikanın 1979 yılından bu yana kullandığı ve aynı zamanda marka olarak tescil ettirdiği isimle benzer isim kullanılmasının aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca da korunan “HİZMET İŞ” isimli marka hakkına 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü vd. maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, müvekkiline ait “HİZMET İŞ” markasının karşı tarafça mal ve hizmetler üzerinde, ticari iş evrakı, malzeme, tabelalar, billboardlar ve diğer her türlü tanıtım ve reklam vasıtaları üzerinde kullanılmasının, ibarenin her türlü markasal kullanımının yasaklanması ve engellenmesine, hükmün ilânına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tüzüğünde yer alan kısa adı “ÖZ HİZMET-İŞ” ibaresinin, davacının tüzüğünde yer alan kısa adı “HİZMET-İŞ” ibaresinin 2014 61804 tescil numaralı “hizmet-iş tüm belediye ve genel hizmet işçileri sendikası hizmet-iş sendikası 1979” ibareli, 2014 08603 tescil numaralı “hizmet-iş” ibareli markalarından kaynaklı olarak, 6769 sayılı Kanun kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, davalının kullanımın 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabete konu eylemler içinde sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sendika tarafından kurulan sendika isminin “Öz Hizmet İş Sendikası” olarak tescil ettirilmesinin, kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olup müvekkili sendikanın isim hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunu, müvekkili sendikanın ticari bir işletme olmadığını, sendikaların ticari faaliyette bulunamayacağından hareketle davalı sendika tarafından müvekkili sendikanın marka/isim hakkının kullanımının marka hakkının ihlali ve haksız rekabet sayılmayacağı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, “hizmet iş (tüm belediye ve genel hizmet işçileri) sendikası” markasının müvekkili sendika adına tescil ettirildiğini, davalı sendika kurucu ve yöneticileri tarafından müvekkili sendikanın ulusal ve uluslararası kamuoyu ile işçiler nezdindeki tanınırlığından faydalanmak iltibas oluşturma amacıyla kullanıldığını, 41 yıldan bu yana kullandığı ve tanınır hale getirdiğini “hizmet iş” isminin kullanılarak aynı iş kolunda sendika kurulduğunu, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı sendikanın isminin başında bulunan “Öz” ibaresi davalı sendikanın isminin müvekkil sendikadan ayırt edilmesi amacını taşımadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında davaya mesnet davacı markasının ticari hayat içinde kullanımına ilişkin delil olmadığı, yani davalının markasal bir kullanımının bulunmadığı, tarafların ekonomik bir rekabet içerisinde olmalarının mümkün olamayacağı, davacının tüzüğünde yer alan adı ve aynı zamanda markası olan “HİZMET İŞ (TÜM BELEDİYE VE GENEL HİZMET İŞÇİLERİ) SENDİKASI” ibaresi ile davalının tüzüğünde yer alan kısa adı “ÖZ HİZMET-İŞ” ibaresi arasında 6769 sayılı Kanun anlamında marka hakkına tecavüzün oluşmadığı, davalının kullanımın, 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabete konu eylemler içinde sayılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve 6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!